Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2023/23232 E. , 2025/6658 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/346 E., 2021/1013 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2023/23232 E. , 2025/6658 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/346 E., 2021/1013 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 06.01.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 06.11.2023 tarihli ve 2023/2803 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/118464 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının,13.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/118464 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " 1-Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.12.2017 tarihli kararının, sanığın alınan son beyanında bildirdiği adrese 7201 sayılı Kanun'un 21.maddesi uyarınca yapılan tebliğ evrakında, muhatabın adreste bulunmama sebebinin sorulduğu ve keyfiyetin haber verildiği komşusunun kim olduğunun (isimden ve imzadan imtina etmiş olsa dahi daire numarası vs gibi ayırt edici hiçbir özelliğin) belirtilmediği, bu yönüyle yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu, dolayısıyla kararın usulüne uygun olarak tebliğ edilmemesi karşısında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının henüz kesinleşmediği ve hükmün açıklanması için 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesinde öngörülen koşulun oluşmadığı gözetilmeden, hükmün açıklanması ile yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Kabule göre de; ... Cumhuriyet Başsavcılığının 27.08.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın sanığın doğrudan mernis adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre sanığın mernis adresine 02.11.2015 tarihinde tebliğ edilerek kesinleştirildiği, Ayrıca sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması için ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne hitaben gönderilen müzekkerenin ise hakkındaki dava açılmasının ertelenmesi kararının şüpheliye tebliğ edilmeden ve kesinleşmesinden önceki sürede 28.08.2015 tarihli olduğu, ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce şüpheliye gönderilen çağrı yazısının ise erteleme kararının tebliğinden önce 17.09.2015 tarihinde şüpheliye bizzat tebliğ edildiği anlaşılmış ise de, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. madde ve fıkrasının, "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, anılan Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması" şeklindeki şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği nazara alındığında, Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10.Ceza Dairesinin 16.02.2023 tarihli ve 2020/18190 esas, 2023/1175 karar sayılı ilâmında "...şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı, usulüne uygun tebliğ edilmeden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, bu kararın kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı..." şeklindeki açıklama birlikte değerlendirildiğinde, Somut olayda, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 27.08.2015 tarihli kamu davasının ertelenmesine ilişkin kararın sanığın doğrudan mernis adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre yapılan tebliğin usulsüz olduğu, bu haliyle 27.08.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı cihetle, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına ilişkin yükümlülüklere uymamasının, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştiği anlaşılmakla, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 07.05.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 27.08.2015 tarihli ve 2015/27089 Soruşturma, 2015/959 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterildiği, ancak itiraz süresinin başlangıcının gösterilmediği, kararın doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 02.11.2015 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebliğ edildiği, tedbirin infazı için 28.08.2015 tarihinde ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin, kendisine yüklenen denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak ... Cumhuriyet Başsavcılığının 10.08.2016 tarihli ve 2015/27089 Soruşturma, 2016/15529 Esas, 2016/12681 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Yapılan yargılama sonucunda, ... 7.Asliye Ceza Mahkemesinin 14.12.2017 tarihli ve 2016/604 Esas, 2017/1143 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 20.01.2018 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştirildiği, D. Sanığın denetim süresi içerisinde 15.02.2018 tarihinde işlediği 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan ... 18.Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2019 tarihli ve 2018/204 Esas, 2019/122 Karar sayılı kararı ile mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 23.11.2021 tarihli ve 2021/346 Esas, 2021/1013 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. Dosya kapsamına göre; 1. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Sanık hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 27.08.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda karara karşı itiraz kanun yolunun gösterildiği, ancak itiraz süresinin başlangıcının gösterilmediği, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2 ve 5271 sayılı CMK'nın 171, 1 72... . maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararında itiraz süresinin başlangıcının gösterilmemesi nedeniyle kararın usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, karar doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 02.11.2015 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebliğ edilmiş ise de tebliğ evrakında, muhatabın adreste bulunmama sebebinin sorulduğu ve keyfiyetin haber verildiği komşusunun kim olduğunun (isimden ve imzadan imtina etmiş olsa dahi daire numarası vs gibi ayırt edici hiçbir özelliğin) belirtilmediği, bu yönüyle yapılan tebliğ işleminin de usulsüz olduğu, karar kesinleşmediğinden denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Müdürlükçe yapılan işlemlerin hukuki sonuç doğurmayacağı, dolayısıyla yükümlülük ihlâlinden söz edilemeyeceği anlaşıldığından; Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyetine karar verilmesi, 2. Kabule göre de; Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.12.2017 tarihli kararının, sanığın alınan son beyanında bildirdiği adrese 7201 sayılı Kanun'un 21.maddesi uyarınca yapılan tebliğ evrakında, muhatabın adreste bulunmama sebebinin sorulduğu ve keyfiyetin haber verildiği komşusunun kim olduğunun (isimden ve imzadan imtina etmiş olsa dahi daire numarası vs gibi ayırt edici hiçbir özelliğin) belirtilmediği, bu yönüyle yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu, dolayısıyla kararın usulüne uygun olarak tebliğ edilmemesi karşısında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının henüz kesinleşmediği ve hükmün açıklanması için 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesinde öngörülen koşulun oluşmadığı gözetilmeden, hükmün açıklanmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.11.2021 tarihli ve 2021/346 Esas, 2021/1013 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliği ile KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2025 tarihinde karar verildi.