Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/1022 E. , 2024/20693 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/395 E., 2023/200 K., SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 ünc
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/1022 E. , 2024/20693 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/395 E., 2023/200 K., SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A.Tarsus 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.06.2022 tarihli ve 2022/265 Esas, 2022/382 Karar sayılı kararı ile Tarsus 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/395 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Tarsus 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/395 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. B.Tarsus 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.12.2022 tarihli ve 2022/885 Esas, 2022/595 Karar sayılı kararı ile Mahkemenin 2022/395 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Mahkemenin 2022/395 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. C.Tarsus 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.04.2023 tarihli ve 2022/395 Esas, 2023/200 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile hak yoksunluğuna hükmedilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle; dosyanın Kanunda bulunan sair sebepler nedeniyle bozulmasını arz ettiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Suç tarihinden itibaren, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirlerinin kesinleştiği 18.07.2013 ve 06.05.2014 tarihleri ile tedbirlerin gereklerine uymama nedeniyle mahkemenin tensip tarihleri olan 18.02.2014 ve 16.06.2014 tarihleri arasındaki süreler ve durma kararının kesinleştiği 04.09.2021 tarihi ile tedbirin gereklerine uymama nedeniyle mahkemenin tensip tarihi olan 10.06.2022 tarihi arasındaki toplam 17 ay 16 gün olan duran süreler de eklendikten sonra temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıl olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmemiş olduğu belirlenmekle, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. Dairemizin, 13.09.2023 tarihli ve 2021/303 Esas, 2023/7673 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, birden fazla kez kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesinin usulsüz olduğu, bu halde ilk kesinleşen kararın hukuki değere sahip olacağı, erteleme kararının kesinleşme tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak kabulü gerektiği, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşılmasının gerekeceği, erteleme kararının kesinleşmesinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunun ise, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında ihlal sebebi olarak sayılarak aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, bu ihlalden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği, bu kapsamda yapılan incelemede; Birleşen Tarsus 8. Asliye Ceza Mahkemesi dosyasına konu 08.09.2021 tarihli eylem nedeniyle sanık hakkında 27.09.2021 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, kararın 30.01.2022 tarihinde kesinleştiği, sanığın erteleme süresi içinde 10.02.2022 tarihinde uyuşturucu madde kullanması nedeniyle erteleme kararı kaldırılarak kamu davası açıldığı, Birleşen Tarsus 5. Asliye Ceza Mahkemesi dosyasına konu 15.01.2022 tarihli eylem nedeniyle sanık hakkında 22.02.2022 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, kararın 14.04.2022 tarihinde kesinleştiği, "şüphelinin, hakkında verilen 27/09/2021 tarih, 2021/10553 soruşturma, 2021/1001 karar sayılı ilamı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildikten sonra 15/01/2022 tarihinde farklı soruşturma dosyaları üzerinden alınan alınan kan ve idrar örneklerinde uyuşturucu madde kullandığının tespit edildiği, bu bakımdan şüphelinin 5237 sayılı TCK'nun 191/5 maddesi gereğince yeniden uyuşturucu madde kullanması dolayısıyla hakkında daha önce verilen erteleme kararını ihlal ettiği anlaşılmakla" gerekçesiyle erteleme kararı kaldırılarak kamu davası açıldığı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicil kaydından yapılan incelemede; sanığın 24.11.2021 tarihli eylemi ve temyize konu 28.07.2011 tarihli eylemleri nedeniyle de kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararları verildiği ve soruşturma dosyalarının açık olduğu görülmekle, A. 28.07.2011 Tarihli Eyleme Yönelik Kurulan Hüküm Yönünden Sanık hakkında 20.05.2013 tarihinde, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığından bahisle verilen mahkûmiyet kararının Dairemizin 14.01.2020 tarihli kararıyla bozulması üzerine kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden davanın durmasına karar verildiği, kararın 04.09.2021 tarihinde kesinleşmesini müteakip sanığın 08.09.2021 tarihinde uyuşturucu madde kullanarak 20.05.2013 tarihli tedbir kararını ihlal ettiği, "28/07/2011 tarihli suçun KADEK kararından önce işlendiği gözetilerek tek suç kabul edilerek alt sınırdan uzaklaşılmış" şeklindeki değerlendirmenin, 28.07.2011 tarihli eylem hakkında 21.09.2011 tarihinde iddianame düzenlenerek hukuki kesinti oluşmasının yanında yürürlük tarihi itibariyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi nedeniyle tek suça esas alınamayacağından yasal olmadığı gibi eylem hakkında Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/844 nolu kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi de hukuki değerden yoksun olduğundan, sanığın hukuki durumunun, "Basit Yargılama Usulü" yönünden değerlendirilerek, suç tarihi itibarıyla, 5560 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi çerçevesinde mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, B. 08.09.2021 Tarihli Eyleme Yönelik Kurulan Hüküm Yönünden Sanık bu suçu, Tarsus (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 20.05.2013 tarihli ve 2011/906 Esas, 2013/466 Karar sayılı kararı ile hükmedilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlediğinden, 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, C. 15.01.2022 Tarihli Eyleme Yönelik Kurulan Hüküm Yönünden 15.01.2022 tarihli eylem hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 14.04.2022 tarihinde kesinleştiği ancak UYAP ve adli sicil kaydından yapılan incelemede sanık hakkında birden fazla kez kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararları verildiği, kararlara esas alınan eylemlerin sübutuna ilişkin olarak yapılan değerlendirme sonucunda bu eylemler, sanık lehine verilmiş olan ve davanın esasını çözen "beraat", "düşme" ya da "takipsizlik" kararları ile sonuçlanmış olduğundan kararların hukuki geçerliliğinin bulunmadığı, bu kapsamda sadece 24.11.2021 tarihli eyleme ilişkin erteleme kararının değerlendirmeye alınması gerektiği anlaşılmakla, Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/14834 numaralı dosyasının aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde incelenen dosya arasına alınıp, kesinleşen ilk erteleme kararı tespit edilerek 15.01.2022 ve 10.02.2022 tarihli eylemlerin tek suç, ihlal sayılan eylem ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması, nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür. IV. KARAR Başkaca yönleri incelenmeyen Tarsus 5. Asliye Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,25.06.2024 tarihinde karar verildi.