İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2024/10342 Karar: 2025/8983 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/10342 K.2025/8983

10. Ceza Dairesi 2024/10342 E. , 2025/8983 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/113 E., 2024/265 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : 1. Beraat (Sanıklar ... ve ... yönünden) 2. Mahkûmiyet (Sanıklar ..., ..., ..., ... yönünden) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan re

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2024/10342 E. , 2025/8983 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/113 E., 2024/265 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : 1. Beraat (Sanıklar ... ve ... yönünden) 2. Mahkûmiyet (Sanıklar ..., ..., ..., ... yönünden) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan re

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2024/10342 E. , 2025/8983 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/113 E., 2024/265 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : 1. Beraat (Sanıklar ... ve ... yönünden) 2. Mahkûmiyet (Sanıklar ..., ..., ..., ... yönünden) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanıklar ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ Dairemizin bozma kararı üzerine, Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, uyuşturucu madde ithal etme suçundan sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın mahkûmiyetlerine, sanıklar ... ve ...'un ise beraatlerine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Cumhuriyet savcısı temyiz sebepleri özetle; tüm sanıkların 5237 sayılı TCK'nın 188/1., 188/5. ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları gerektiğine ilişkindir. B. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. 5271 sayılı CMK'nın 135. ve 140. maddelerine dayanılarak elde delilin hukuka aykırı olduğuna, 2. Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair soyut ve değişik anlamlara gelebilecek iletişim tespit tutanakları dışında kuşkuyu aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığından sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Sanığın olayda asil failleri yakalatmaya yönelik hareket ettiğine, 4. Uyuşturucu madde ithal etme suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, 5. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözden kaçırıldığına, 6. Sanık hiçbir şahıs ile fikir ve eylem birliği içerisinde uyuşturucu ticareti ile ilgili somut bir adım atmadığına, 7. Lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. C. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanığın Suriye bayraklı bir teknede olduğuna, Suriye kanunlarına göre yargılanmasının hatta Suriye ülkesine iadesi gerektiğine, 2. Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair somut delil olmadığına, 3. Sanığın tekneye bindiğinde teknenin içerisinde herhangi bir suça konu eşya olmadığına, 4. Sanığın üzerine atılı işlemediğinden hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, 5. 5237 sayılı TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanmasının hatalı olduğuna, 6. Temel cezanın asgari hadden uzaklaşılarak verilmesinin gerekçelendirilmediğine, 7. Yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. D. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanık hakkında şüpheden sanık yararlanır ve suçsuzluk karinesinin uygulanması gerektiğine, 2. Sanığın Suriye vatandaşı olduğuna, sanığın faile göre şahsilik ilkesine dayanarak Türk hukukunun uygulanamayacağına, 3. Lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. E. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Usulsüz delillere dayanılarak hüküm kurulduğuna, 2. Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188/1. maddesinin uygulanmasının hatalı olduğuna, 3. Suriye kanununun uygulanmasını hatta sanığın Suriye'ye iade edilmesi gerektiğine, 4. Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair hiçbir teknik takip, tape, diğer sanıklarla para alışverişi, hts kaydı ve görüşme kaydı olmadığına, 5. Sanık hakkında lehe hükümlerinin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. F. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanık hakkında Türk Ceza Kanunu'nun uygulanmamasına, 2. Adalet Bakanlığının kovuşturma isteminde bulunulması gerektiğine, 3. Sanığın üzerine atılı suçun manevi unsuru olan kast unsurunun mevcut olmadığına, 4. Yargılamanın etkin ve yerinde yapılmadığına, 5. Lehe hükümlerin uygulanmasına, 6. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE Sanıklar Hakkında Kurulan Hükümlerin İncelenmesinde; Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde kurulan hükmün incelenmesinde; Olay, muhafaza altına alma, arama, el koyma, yakalama tutanağı içeriğinden anlaşıldığı üzere; uluslararası boyutta uyuşturucu madde ticareti yapan şahısların deşifre edilmesi ve suç unsurları ile birlikte yakalanabilmesi amacıyla yapılan çalışmalarda alınan bilgilerde Hataylı olarak bilinen ... Numaralı GSM hattını kullanan ... isimli şahsın yanında açık kimlik bilgilerini bilmediği bir şahısla birlikte 11.05.2021 günü Suriye Ülkesi Lazkiye şehrinden ismi o an bilinmeyen ve Lazkiye'ye 30-35 mil açıkta uluslararası sularda bulunan bir trol balıkçı teknesi ile irtibata geçeceği, bu trol teknesinde yüklü miktarda uyuşturucu madde olduğu, bu uyuşturucu maddeleri trol balıkçı teknesi ile Mersin iline getirecekleri, Mersin il sınırları içerisinde bilinmeyen bir noktaya bırakacakları şeklinde bilgiler alınması üzerine 16.05.2021 günü ihbara konu Lazkiye'ye 30-35 mil açıkta açık denizde yapılan arama ve tarama çalışmaları neticesinde, 17.05.2021 günü saat 08:55 sularında bir balıkçı teknesinin tespit edilmesi üzerine teknede bulunan şahısların da Sahil Güvenlik Akdeniz Bölge Komutanlığına ait gemilere fark etmeleri neticesinde kaçmaya başladıkları, teknede bulunan şahısların beyaz renkli çuvalları denize attıkları, Özel Harekat Şube Müdürlüğüne bağlı personel tarafından şahıslara durmaları için havaya ateş açılmış, botlar ile ... isimli balıkçı teknesi durdurulduktan sonra tekneye çıkıldığında sanıklar ..., ..., ... ve ... yakalanmış ve akabinde ... isimli balıkçı teknesinden denize atılan suça konu uyuşturucu maddeler ele geçirilmiştir. 5237 sayılı TCK'nın 8/1. maddesindeki düzenleme uyarınca, "Türkiye'de işlenin uçlar hakkında Türk kanunları uygulanır. Fiilin kısmen veya tamamen Türkiye'de işlenmesi veya neticenin Türkiye'de gerçekleşmesi halinde suç Türkiye'de işlenmiş sayılır." suç aynı Kanun'un 8/2-b maddesinde "açık denizde ve bunun üzerindeki hava sahasında, Türk deniz ve hava araçlarında veya bu araçlarla" işlendiğinde Türkiye'de işlenmiş sayılacağı, dosyadaki bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı itibariyle suçun açık denizdeki gemide işlendiği, ancak Türkiye'nin münhasır ekonomik bölgesinde tesis edilmiş sabit platformlarda veya bunlara karşı işlenmediği, bu nedenle suçun Türkiye'de işlenmiş sayılamayacağı, Türkiye'nin de 27 Aralık 1966 tarihinde imzaladığı 1961 tarihli Uyuşturucu Maddelere Dair Tek Sözleşmesi'nin tanımlar başlıklı 1-m maddesinde "ithal" ve "ihraç" deyimleri; "Her biri özel anlamıyla birlikte, uyuşturucu maddelerin maddeten bir memleketten diğerine veya aynı memleketin bir ülkesinden diğerine nakledilmelerini" ifade ettiği, Dairemizin yerleşik kararlarında, uyuşturucu madde ithal etme suçunun neticesi harekete bitişik suç olması nedeniyle bu suça teşebbüsün mümkün olmadığı, somut olayda uyuşturucu maddelerin bir ülkeden diğerine veya aynı memleketin bir ülkesinden diğerine nakledildiğine dair de kesin bir tespitin yapılamadığı, bu nedenle uyuşturucu madde ithal etme veya uyuşturucu madde ithal etme suçuna teşebbüs hükümlerinin uygulanması koşullarının oluşmadığı, eylemin açık denizde uyuşturucu madde nakletme suçunu oluşturduğu, Her ülkenin kendi topraklarında işlenen suçlara kendi ceza kanununun uygulaması anlamına gelen "mülkililik ilkesi" birçok ülkede benimsenmiş olup, 5237 sayılı TCK'nın 8. maddesinde düzenlenen mülkililik ilkesinin uygulanabilirliği açısından ... isimli balıkçı teknesinin Türk gemisi olup olmadığı suçun Türkiye'de işlenip işlenmediğinin tespitinde önem arz ettiği, Dosya kapsamında suçun işlenmesinde kullanılan geminin hangi ülke uyrukluğunda olduğunun araştırılması gerektiği, açık denizde ve bunun üzerindeki hava sahasında, Türk deniz ve hava araçlarının bulunduğu yer farazi anlamda ülke olduğu, farazi anlamda ülkede işlenen suçlar da o ülkede işlenmiş sayılacağından Türkiye mahkemelerinin doğrudan yargılama yetkisinin olacağı, yargılama yapması için Adalet Bakanlığının talebi gerekmeyeceği, ancak geminin yabancı devletin uyrukluğunda olduğunun tespit edilmesi halinde suçun Türkiye'nin egemenlik alanı dışında işlenen uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçunu oluşturacağı, 5237 sayılı TCK'nın 13/1. maddesinde düzenlenen "evrensellik ilkesine" göre aynı Kanun'un 13/1-e maddesi uyarınca uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçunun vatandaş veya yabancı tarafından yabancı ülkede işlenmesi halinde Türk Kanunlarının uygulanacağı, ancak 5237 sayılı TCK'nın 13/2. maddesine göre suçtan dolayı yargılama yapılmasının Adalet Bakanının talebine bağlı olacağı, 5237 sayılı TCK'nın 13/3. maddesine göre yabancı ülkede işlenen uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçundan dolayı Türkiye'de yargılama yapılabilmesi için yabancı ülkede beraat veya mahkûmiyet kararı verilmemiş olması gerekeceği, hüküm verilmiş ise aynı suçtan dolayı Türkiye'de kovuşturma yapılamayacağı, böylece yabancı ülkede hüküm verilmesi halinde aynı fiilden dolayı birden fazla hüküm verilemeyeceğine ilişkin "non bis in idem" kuralı uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerekeceği, mahkûmiyet veya beraat kararı verilmediğinin tespit edilmesi halinde ise 5237 sayılı TCK'nın 19. maddesindeki, Türkiye'nin güvenliğine karşı ve zararına olarak veya Türk vatandaşına karşı ya da Türk kanunlarına göre kurulmuş özel hukuk tüzel kişisi zararına işlenmiş suçlar hariç olmak üzere, "Türkiye'nin egemenlik alanı dışında işlenen suçlar dolayısıyla Türkiye'de yargılama yapılırken, Türk kanunlarına göre verilmiş olan ceza, suçun işlendiği ülke kanununda öngörülen cezanın üst sınırından fazla olamaz" şeklindeki düzenleme uyarınca, açık denizde uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçundan dolayı geminin uyruğu olduğu devletin kanununda bu suç için öngörülen cezanın üst sınırı belirlendikten sonra hüküm kurulması gerekeceği, geminin uyrukluğu yok ise, yine suçun açık denizde işlenmesi sebebiyle 5237 sayılı TCK'nın 13/1-e ve 2. maddeleri uyarınca yargılanacağı, ancak 5237 sayılı TCK'nın 19. maddesindeki düzenlemelerin dikkate alınamayacağı anlaşılmakla; Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda gerekli araştırmaların yapılarak sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı gerekçe ile karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Sanıklar Hakkında Kurulan Hükümlerin İncelenmesinde; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutukluluk koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanıklar ..... hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.09.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla