Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/2013 E. , 2025/9477 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/717 E., 2021/738 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan,
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/2013 E. , 2025/9477 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/717 E., 2021/738 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 02.04.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 09.01.2024 tarihli ve 2023/27316 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.01.2024 tarihli ve....sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.01.2024 tarihli ve .... sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanığın 04/04/2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan yapılan soruşturma neticesinde, sanık hakkında daha önce 12/04/2016 tarihinde işlediği aynı suçtan dolayı Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/437 esas sayılı dosyasına kayden kamu davası açıldığı cihetle, 04/04/2018 tarihli eyleme ilişkin olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması gerektiğinden bahisle Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 06/12/2018 tarihli ve 2018/10477 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasına ilişkin yapılan yargılama sonucunda, inceleme konusu yapılan Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/06/2021 tarihli mahkumiyet kararının verildiği ve anılan kararın 02/04/2022 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği, Adı geçen sanığın (inceleme konusu yapılmayan) 12/04/2016 tarihinde işlemiş olduğu aynı neviden suç dolayısıyla Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığınca 11/01/2018 tarihli ve 2018/1117 soruşturma, 2018/49 sayılı kararı ile 5 yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süreyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verilmesini takiben, sanığın denetimli serbestlik yükümlülüklerini ihlal ettiğinden bahisle Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 16/07/2018 tarihli ve 2018/6749 sayılı iddianameyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda sanığın mahkumiyetine dair Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/05/2019 tarihli ve 2018/437 esas, 2019/328 sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 17/06/2020 tarihli ve 2019/2593 esas, 2020/1456 karar sayılı ilamında özetle, sanık hakkında 12/04/2016 tarihli ilk uyuşturucu kullanma suçunu işlediğine dair yeterli delil elde edilemediği, bu itibarla mahkumiyet kararının kaldırılarak sanığın beraatine karar verildiği ve beraat kararının kesinleştiği, bu haliyle 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesinde yer alan "(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi nedeniyle, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliği kalmadığından, Mahkemesince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" verilmeden açılmış olan kamu davasında, yargılama şartı bulunmadığından, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere "durma kararı" verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.06.2021 tarihli ve 2018/717 Esas, 2021/738 Karar sayılı kararının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 04.04.2018 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 06.12.2018 tarihli ve 2018/22473 Soruşturma, 2018/11225 Esas, 2018/10477 sayılı iddianamesi ile Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, 2. Yapılan yargılama sonucunda, Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 22.06.2021 tarihli ve 2018/717 Esas, 2021/738 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Dayanak alınan Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/437 Esas ve 2019/328 Karar sayılı kararının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 12.04.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 11.01.2018 tarihli ve 2018/1117 Soruşturma, 2018/49 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, 2. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmaması nedeniyle Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 16.07.2018 tarihli ve 2018/1117 Soruşturma, 2018/7143 Esas, 2018/6749 sayılı iddianamesi ile Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 3. Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.05.2019 tarihli ve 2018/437 Esas, 2019/328 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu, 4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 17.06.2020 tarihli ve 2019/2593 Esas, 2020/1456 Karar sayılı kararı ile; sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca sanığın beraatine karar verildiği, kararın 14.07.2020 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Dosya kapsamına göre; Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda, şüpheli hakkında 5237 sayılı TCK’nın 191/2-3. maddeleri uyarınca "kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve tedavi/denetimli serbestlik tedbiri uygulanması" kararı verilmesini takiben, 5237 sayılı TCK’nın 191/4. maddesinde yazılan durumlardan birinin gerçekleşmesi nedeniyle, erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılmasından sonra, şüphelinin yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi halinde 5237 sayılı TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca tekrar kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceğinden ikinci suç nedeniyle doğrudan kamu davası açılacağı tartışmasızdır. Ancak; erteleme kararının kaldırılarak açılan kamu davasında sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi halinde, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı hukuki geçerliliğini yitirecek ve sonraki suça ilişkin olarak 5237 sayılı TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine engel olmayacak, bu nedenle "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı verilmeden açılmış olan kamu davasında kovuşturma şartı bulunmadığından kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere "durma kararı" verilmesi gerekecektir. Somut olayda; şüphelinin 12.04.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığınca11.01.2018 tarihinde verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlal edilmesi nedeniyle 16.07.2018 tarihli iddianame ile kamu davası açılması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 17.06.2020 tarihli ve 2019/2593 Esas, 2020/1456 Karar sayılı kararı ile, atılı suçun sabit olmaması nedeniyle sanığın beraatine karar verildiği ve beraat kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır. 5237 sayılı TCK’nın 191/6. maddesi gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi nedeniyle, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliği kalmadığından, Mahkemesince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" verilmeden açılmış olan kamu davasında, yargılama şartı bulunmadığından, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı ise de; Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında; 25.06.2021 tarihli aynı nev'i eylemi nedeniyle Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığınca 30.11.2023 tarihli ve 2023/3890 Soruşturma, 2023/590 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve incelemeye konu suç tarihinden sonra sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açık ve kapalı kayıtların bulunduğu anlaşılmakla, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınması, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, derdest dava bulunması halinde incelemeye konu dava ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, sanığın eylemlerinin tek suç, ihlâl, zincirleme suç veya bağımsız suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinden, mahkûmiyet kararı Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.06.2021 tarihli ve 2018/717 Esas, 2021/738 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,07.10.2025 tarihinde karar verildi.