İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2024/230 Karar: 2025/3937 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/230 K.2025/3937

10. Ceza Dairesi 2024/230 E. , 2025/3937 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/166 Değişik iş SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulü ile durma kararının kaldırılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Viranşehir Ağır Ce

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2024/230 E. , 2025/3937 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/166 Değişik iş SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulü ile durma kararının kaldırılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Viranşehir Ağır Ce

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2024/230 E. , 2025/3937 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/166 Değişik iş SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulü ile durma kararının kaldırılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Viranşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 26.05.2023 tarihli ve 2023/166 değişik iş sayılı kararı ile, hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen Viranşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2022 tarihli ve 2022/199 Esas, 2022/444 Karar sayılı "kamu davasının durmasına" ilişkin karara yapılan itirazın kabulü ile durma kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 29.11.2023 tarihli ve 2023/15742 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.12.2023 tarihli ve KYB-2023/128443 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.12.2023 tarihli ve KYB-2023/128443 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, Viranşehir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 20/11/2018 tarihli ve 2018/4689 soruşturma, 2018/123 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve sanık hakkında 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde tekrardan aynı türden suç işlediğinden bahisle Viranşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 26/04/2022 tarihli ve 2018/4689 soruşturma, 2022/1066 esas, 2022/851 sayılı iddianamesi ile kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonunda, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden bahisle kamu davasının durmasına dair Viranşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/12/2022 tarihli ve 2022/199 esas, 2022/444 sayılı kararına karşı Viranşehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan itirazın kabulü ile durma kararının kaldırılmasına dair merci Viranşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 26/05/2023 tarihli ve 2023/166 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 16/06/2021 tarihli ve 2020/18965 esas, 2021/7640 karar sayılı ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 21/06/2021 tarihli ve 2020/21397 esas, 2021/7865 karar sayılı ilâmları ile benzer diğer ilamlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye usulüne uygun tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, anılan kararın infazına başlanmış olmasının hatta tedbirin infazının tamamlanmasının bir önem arz etmediği ile; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinde yer alan “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” düzenleme ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsendiği dikkate alındığında, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının öncelikle sanığın bilinen en son adresine, mernis adresi olduğu belirtilmeksizin, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebliğe çıkarılması, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adresi bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, Viranşehir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 20/11/2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığa tebliğine ilişkin tebliğ mazbatasının dosya içerisinde bulunmadığı ve Viranşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/12/2022 tarihli yazısı ile bildirildiği üzere tebligat aslının bulunamadığı, dava dosyasının tetkikinde anılan erteleme kararının sanığın doğrudan adres kayıt sistemindeki adresine mernis şerhi verilmek suretiyle tebliğe çıkartıldığı ve PTT veritabanından yapılan dosyada mevcut 09/01/2019 tarihli sorgulama sonucu uyarınca 05/12/2018 tarihinde 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre muhtara teslim edildiği hususları bir arada değerlendirildiğinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüphelinin mernis adresine doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiğinin ve usule aykırı şekilde yapılmış olduğunun kabulünün gerektiği, buna göre anılan kararın usulüne uygun olarak sanığa tebliğ edilmemesi sebebiyle kesinleşmediğinden erteleme süresinin işlemeye başlamayacağı ve ikinci eyleme konu suçun erteleme süresinde işlendiğinin kabul edilemeyeceği, dolayısıyla kovuşturma şartının gerçekleşmediği gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 26.07.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Viranşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 20.11.2018 tarihli ve 2018/4689 Soruşturma, 2018/123 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz süresi ve merciinin gösterildiği, kararın, 05.12.2018 tarihinde MERNİS adresine doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca çıkarılarak muhtara teslim edildiği, tedbirin infazı için dosyanın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin, erteleme süresi zarfında, 11.01.2022 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin anlaşılması üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Viranşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 26.04.2022 tarihli ve 2018/4689 Soruşturma, 2022/1066 Esas, 2022/851 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Viranşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2022 tarihli ve 2022/199 Esas, 2022/444 Karar sayılı kararı ile, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğinin usulsüz olduğu bu nedenle kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "davanın durmasına", "Dosyanın durma kararının gereği yönünden Viranşehir Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE" karar verildiği, Cumhuriyet savcısının karara itiraz ettiği, D. İtirazı inceleyen merci Viranşehir Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 26.05.2023 tarihli ve 2023/166 Değişik iş sayılı kararı ile, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığa usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği gerekçesiyle "itirazın kabulüne", "durma kararının ortadan kaldırılmasına" kesin olarak karar verildiği, Anlaşılmıştır. E. 7201 sayılı Kanun'un 19. maddesinde yer alan "Mevkuf ve mahkûmlara ait tebliğlerin yapılmasını, bunların bulunduğu müessese müdür veya memuru temin eder." hükmü ile Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 28. maddesinde yer alan "(1) Tutuklu ve hükümlülere tebligat yapılmasını, bu kişilerin bulunduğu kurum müdürü, müdür yoksa orayı idare eden memur temin eder.(2) Bir yıl veya daha fazla hürriyeti bağlayıcı ceza ile mahkûm olup kendilerine kanuni temsilci atanmış olanlara ait tebligat, 19 uncu maddeye göre yapılır.(3) Tutuklu ve hükümlüye tebligat yapılamazsa tebliğ mazbatasına müdür veya memur tarafından belirtilen sebep şerh verilir.(4) Tutuklu veya hükümlünün hastanede bulunması halinde dahi tebligat, yukarıdaki fıkralar hükümlerine göre yapılır." ve 5271 sayılı CMK'nın 35/3. maddesinde yer alan "İlgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar kendisine okunup anlatılır" şeklindeki ve 5271 sayılı CMK'nın 263. maddesinde yer alan "(1) Tutuklu bulunan şüpheli veya sanık, zabıt kâtibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabilir. (2) Zabıt kâtibine başvuru hâlinde, kanun yollarına başvuru beyanı veya dilekçesi ilgili deftere kaydedildikten sonra bu hususları belirten bir tutanak düzenlenerek tutuklu bulunan şüpheli veya sanığa bir örneği verilir. (3) Kurum müdürüne başvuru hâlinde ikinci fıkra hükmüne göre işlem yapılarak, tutanak ve dilekçe derhâl ilgili mahkemeye gönderilir. Zabıt kâtibi başvuruyu ilgili deftere kaydeder. (4) Zabıt kâtibi veya kurum müdürü tarafından ikinci fıkra hükmüne göre işlem yapıldığı zaman kanun yolları için bu Kanunda belirlenen süreler kesilmiş sayılır." şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında, Viranşehir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 20.11.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın tebliğ tarihi olan 05.12.2018 tarihinde (Kapatılan)Şanlıurfa E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olduğu anlaşılan sanığa Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre yapılan tebliğin usulsüz olduğu, bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu nedenle ihlal kabul edilen 11.01.2022 tarihli eylemin erteleme süresi içinde işlendiğinden söz edilemeyeceği anlaşıldığından, Mahkemesince; açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, mercii Viranşehir Ağır Ceza Mahkemesince durma kararına yönelik itirazın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden "itirazın kabulüne" karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Viranşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 26.05.2023 tarihli ve 2023/166 Değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla