İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2024/247 Karar: 2025/7736 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/247 K.2025/7736

10. Ceza Dairesi 2024/247 E. , 2025/7736 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 1. 2015/1554 E., 2016/354 K. 2. 2021/708 E., 2021/788 K. 3. 2021/426 E., 2021/509 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARARLAR : 1. Ceza verilmesine yer olmadığı 2. Mahkûmiyet 3. Mahkûmi

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2024/247 E. , 2025/7736 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 1. 2015/1554 E., 2016/354 K. 2. 2021/708 E., 2021/788 K. 3. 2021/426 E., 2021/509 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARARLAR : 1. Ceza verilmesine yer olmadığı 2. Mahkûmiyet 3. Mahkûmi

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2024/247 E. , 2025/7736 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 1. 2015/1554 E., 2016/354 K. 2. 2021/708 E., 2021/788 K. 3. 2021/426 E., 2021/509 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARARLAR : 1. Ceza verilmesine yer olmadığı 2. Mahkûmiyet 3. Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması .... Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında, 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği, hükmün, temyiz edilmeksizin 11.03.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. .... Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen 30.11.2021 kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 22.12.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. .... Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen 14.09.2021 kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 22.09.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 07.12.2023 tarihli ve 2023/16833 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/133312 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/133312 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Dosyalar kapsamına göre, Sanık hakkında 20/10/2014 tarihli uyuşturucu madde kullanmak eylemi nedeni ile ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 16/04/2015 tarihli ve 2015/240 sayılı iddianame ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda .... Asliye Ceza Mahkemesinin 03/03/2016 tarihli ve 2015/1554 esas, 2016/354 sayılı kararı ile sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği, Sanık hakkında 07/06/2018 tarihli uyuşturucu madde kullanmak eylemi nedeni ile ... Cumhuriyet Başsavcılığının 09/08/2018 tarihli ve 2018/26535 sayılı ile sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, .... Asliye Ceza Mahkemesinin 30/11/2021 tarihli ve 2021/708 esas, 2021/788 sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği, Sanık hakkında 17/02/2021 tarihli uyuşturucu madde kullanmak eylemi nedeni ile ... Cumhuriyet Başsavcılığının 18/05/2021 tarihli ve 2021/3508 sayılı ile sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, .... Asliye Ceza Mahkemesinin 14/09/2021 tarihli ve 2021/426 esas, 2021/509 sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesinde yer alan, "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir." şeklindeki, 191/3. maddesinde "Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır." ve 191/4. maddesinde “Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır.” şeklindeki, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesinde yer alan "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklindeki düzenlemeler karşısında, mahkemece kovuşturma şartının henüz gerçekleşmediği kanaatine varılması durumunda 5271 Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca durma kararı verilmesi gerektiği, Somut olayda, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 16/04/2015 tarihli ve 2014/29021 soruşturma, 2015/240 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın şüphelinin mernis adresine doğrudan tebliğ edildiği anlaşılmakla, 7201 sayılı Kanun'un 10/2. madde ve fıkrasının, "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararlarının şüphelinin mernis adresine doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre tebliğ edilmesi nedeniyle usule aykırı şekilde yapılmış olması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararların kesinleşmediğinden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı ve bu bakımdan kovuşturma şartının gerçekleşmediği, Dolayısıyla incelemeye konu Mahkeme dosyalarına konu suçlar bakımından, her üçünü de kapsayacak şekilde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği, bu suçların ayrı ayrı yargılama konusu olamayacağı anlaşılmakla, kamu davalarının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. .... Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/1554 Esas ve 2016/354 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında, 20.10.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 16.04.2015 tarihli ve 2014/29021 Soruşturma, 2015/240 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 15.05.2015 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, tedbirin infazı için 04.06.2015 tarihinde ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, 2. Yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak ... Cumhuriyet Başsavcılığının 30.09.2015 tarihli ve 2015/29146 Soruşturma, 2015/8274 Esas, 2015/6948 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 3. Yapılan yargılama sonucunda, .... Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 03.03.2016 tarihli ve 2015/1554 Esas, 2016/354 Karar sayılı kararı ile, ihlâl şartları oluşmadığından ceza verilmesine yer olmadığına, erteleme kararının devamına karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. .... Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/708 Esas ve 2021/788 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında, 07.06.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 09.08.2018 tarihli ve 2018/26535 Soruşturma, 2018/7407 Esas, 2018/5932 sayılı iddianamesi ile TCK'nın 191/6. maddesi gereğince doğrudan kamu davası açıldığı, 2. .... Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2018 tarihli ve 2018/791 Esas, 2018/1051 Karar sayılı kararı ile, sanığın TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasın karar verildiği, kararın 17.12.2018 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, 3. Sanığın denetim süresi içerisinde 17.02.2021 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan .... Asliye Ceza Mahkemesinin 14.09.2021 tarihli ve 2021/426 Esas, 2021/509 Karar sayılı kararı ile mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, .... Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 30.11.2021 tarihli ve 2021/708 Esas, 2021/788 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. .... Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/426 Esas ve 2021/509 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında, 17.02.2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 18.05.2021 tarihli ve 2021/11272 Soruşturma, 2021/4772 Esas, 2021/3508 sayılı iddianamesi ile TCK'nın 191/6. maddesi gereğince doğrudan kamu davası açıldığı, 2. .... Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 14.09.2021 tarihli ve 2021/426 Esas, 2021/509 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62.maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 22.09.2021 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleşir. D. Dosyalar kapsamına göre; 1. .... Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2016 tarihli ve 2015/1554 Esas, 2016/354 Karar sayılı kararı yönünden; 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesinde, "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında "... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir." ve aynı Kanun'un 191/4.maddesinde, "Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır." şeklinde düzenlemelere yer verildiği ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesinde, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8. maddeleri ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması" gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, Sanık hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarıldığı ve tebligatın 7201 sayılı Kanun’un 21/2. maddesine göre yapıldığı, bu yönüyle yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu, bu nedenle erteleme kararının kesinleşmediği, karar kesinleşmediğinden beş yıllık erteleme süresi işlemeye başlamayacağı gibi müdürlükçe yapılan infaza ilişkin işlemlerin hukuki sonuç doğurmayacağı dolayısıyla yükümlülük ihlâlinden sözedilemeyeceği, 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinde sayılan kovuşturma şartlarının gerçekleşmediği anlaşıldığından; Mahkemesince, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verilerek, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun şekilde tebliği ile kesinleşmesini takiben denetimli serbestlik tedbirinin infazına devam edilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulması ve infazın sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, "ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi ve davanın esasını çözen kararla yargılama sonlandırıldıktan sonra, sanki durma kararı verilmişcesine "erteleme ve denetimli serbestlik tedbirinin devamına" karar verilerek hükümde çelişkiye neden olunması ve hükmün karıştırılması, Kanun'a aykırı olup sanık lehine verilmiş olan ve davanın esasını çözen bu karardan dolayı yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere, hukuka aykırılığa işaret edilerek, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. 2. .... Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2021 tarihli ve 2021/708 Esas, 2021/788 Karar sayılı ve .... Asliye Ceza Mahkemesinin 14.09.2021 tarihli ve 2021/426 Esas, 2021/509 Karar sayılı kararları yönünden: 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan soruşturmalarda beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, 4. fıkrasında erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılması gereken durumlar sayılarak, maddenin 6. fıkrasında ise "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." hükmüne yer verildiği, Somut olayda, sanık hakkında, 20.10.2014 tarihli önceki kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı ... Cumhuriyet Başsavcılığınca 16.04.2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, ancak anılan erteleme kararının yukarıda belirtildiği üzere tebliğinin usulsüz olması nedeniyle kararın kesinleşmediği, Mahkemesince durma kararı verilmesi gerektiği, bu nedenle TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılan kamu davalarında da kovuşturma şartının gerçekleşmediği, doğrudan açılan davaların dayanaksız kaldığı anlaşılmakla, mahkemesince, durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun'a aykırıdır. Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada sonuç olarak; Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, usulüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir erteleme kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden; .... Asliye Ceza Mahkemesince 20.10.2014 tarihli eylem yönünden ihlâl şartları oluşmadığından "ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmekle, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliğinin kalmadığı ve 20.10.2014 tarihli eylemin yeni bir soruşturma konusu yapılamayacağı gözetilerek; .... Asliye Ceza Mahkemesince her iki davanın birleştirilmesi, davaların birleştirilmesinden sonra, sanığın 07.06.2018 ve 17.02.2021 tarihli eylemlerine ilişkin olarak ortak bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmek üzere CMK'nın 223/8.maddesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verilerek Cumhuriyet Savcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararları verilmesi, Kanun'a aykırı olup Kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. .... Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2016 tarihli ve 2015/1554 Esas, 2016/354 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (c) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere, gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, C. .... Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2021 tarihli ve 2021/708 Esas, 2021/788 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, D. .... Asliye Ceza Mahkemesinin 14.09.2021 tarihli ve 2021/426 Esas, 2021/509 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,08.09.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla