Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/3559 E. , 2025/9117 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/224 E., 2023/419 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Kamu davasının durmasına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/3559 E. , 2025/9117 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/224 E., 2023/419 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Kamu davasının durmasına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda ısrar koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 20.10.2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 13.02.2024 tarihli ve 2023/29885 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.03.2024 tarihli ve KYB-2024/22328 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.03.2024 tarihli ve KYB-2024/22328 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun'un 191/4. maddesinde “Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hâlinde, hakkında kamu davası açılır.” ve anılan maddenin 5. fıkrasındaki, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki düzenlemeler karşısında; Dosya kapsamına göre, sanık hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 31/12/2021 tarihli ve 2021/171642 soruşturma, 2021/7142 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılarak kamu davası açılabilmesi için erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi gerektiği, fiilin ısrar olarak değerlendirilebilmesi için en az 2 kez ihtar yapılmış olması ve sanığın usulüne uygun 2 haklı ihtara rağmen davete icabet etmemesi veya başka herhangi bir şekilde haberdar olmasına rağmen ısrarla denetime uymaması gerektiği, somut olayda, anılan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüpheliye 14/03/2022 tarihinde tebliğ edilmesini ve kararın 30/03/2022 tarihinde kesinleşmesini müteakip, Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 03/08/2022 tarihli ve 65516083/283 sayılı yazısı ile, şüphelinin 29/04/2022 tarihinde hastaneye başvurmak suretiyle denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat ettiği ancak 27/05/2022 ve 10/06/2022 tarihli randevularına gelmediği için uyumsuz olduğunun bildirildiği, bu nedenle İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 12/08/2022 tarihli ve 2022/17236 İİDK sayılı kararı ile uyarılmasına karar verildiği, anılan kararın usulüne uygun olarak 31/08/2022 tarihinde tebliğ edilmesini takiben, şüphelinin süresinde müracaat etmemesi üzerine İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 26/09/2022 tarihli ve 2022/19521 İİDK sayılı kararı ile ikinci kez uyarılmasına karar verildiği, ilgili kararın yine usulüne uygun olarak 03/10/2022 tarihinde tebliğ edilmesini müteakip, şüphelinin hastaneye sevk edildiği ve İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 08/11/2022 tarihli ve E-47104536-819 sayılı yazısı ile, 25/10/2022 tarihli randevusuna gelmediğinden bahisle uyumsuz olduğunun bildirilmesi nedeniyle İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 17/11/2022 tarihli ve 2022/22541 İİDK sayılı kararı ile kaydın kapatılmasına karar verildiği ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 24/02/2023 tarihli ve 2021/171642 esas, 2023/10821 esas, 2023/7669 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında kamu davasının açıldığı anlaşılmakla, İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesince ilk uyarı yazısının şüpheliye usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, bu nedenle kovuşturma şartı olan ısrar şartının gerçekleşmediğinden bahisle kamu davasının durmasına dair karar verilmiş ise de, yukarıda izah edildiği üzere tebligatların usulüne uygun olarak düzenlendiği ve tebliğ edildiği, sanığın yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiğinin anlaşılması karşısında kamu davası açılması koşullarının gerçekleşmesi üzerine dava açıldığı cihetle, mahkemesince, açılan kamu davası hakkında yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde durma karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 11.06.2021 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 31.12.2021 tarihli ve 2021/171642 Soruşturma, 2021/7142 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu süresi ve bu sürenin başlangıcı ile merciinin usûlüne uygun şekilde gösterildiği, erteleme kararının bizzat tebliğ edildiği tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin, kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 24.02.2023 tarihli ve 2021/171642 Soruşturma, 2023/10821 Esas, 2023/7669 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 19.09.2023 tarihli ve 2023/224 Esas, 2023/419 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda denetimli serbestlik müdürlüğü tebligatının usûsüz yapıldığı ve ısrar koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinde yer alan, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, mercii tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 23/5. maddesine göre tebliğ mazbatasının "Tebliğin kime yapıldığını ve tebliğ muhatabından başkasına yapılmış ise o kimsenin adını, soyadını, adresini ve 22 nci madde gereğince tebellüğe ehil olduğu" hususunu ihtiva etmesi gerektiği, yine 7201 sayılı Kanunu'nun 21. maddesi ve Tebligat Yönetmeliği’nin 30. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, tebliğ yapılacak kişinin adreste bulunmaması hâlinde, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebeplerini komşu, yönetici, kapıcı vb. kişilere sorarak araştırması, tespitlerini onların beyanlarını ve imzalarını alarak tebliğ mazbatasına şerh etmesi ya da imzadan imtina etmeleri hâlinde bu durumu tebliğ mazbatasına şerh etmesi gerektiği, ayrıca Tebligat Yönetmeliği’nin 35/4. maddesine göre de tebliğ mazbatasının, tebliği çıkaran merci ve tebliğ memuru tarafından okunaklı şekilde düzenlenmesi gerektiği dikkate alındığında, Dosya kapsamına göre; İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 31.12.2021 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığa bizzat 14.03.2022 tarihinde tebliğ edildiği ve erteleme kararının kesinleşmesini müteakip, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, sanığın 22.04.2022 tarihinde başvurmasını müteakip tedbirin infazına başlanıldığı ve hastaneye sevk edildiği, Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 03.08.2022 tarihli ve 65516083/283 sayılı yazısı ile 29.04.2022 tarihinde hastaneye başvurduğu ancak 27.05.2022 ve 10.06.2022 tarihli randevularına gelmediği için tedaviye uyumsuz olduğunun bildirildiği, bu nedenle İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 12.08.2022 tarihli ve 2022/17236 İİDK sayılı kararı ile uyarılmasına karar verildiği, ilk uyarı yazısının 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre doğrudan 31.08.2022 tarihinde muhtara tebliğ edilmesi nedeniyle tebligatın usulsüz olduğu gözetilmeksizin, sanığın müracaat etmemesi üzerine İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 26.09.2022 tarihli ve 2022/19521 İİDK sayılı kararı ile ikinci kez uyarılmasına karar verildiği, ilgili kararın tebliğ edilmesini müteakip, şüphelinin bu kez başvurduğu ve uyarı yazısını elden tebliğ aldığı ve hastaneye sevk edildiği ve İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 08.11.2022 tarihli ve E-47104536-819 sayılı yazısı ile, 25.10.2022 tarihli randevusuna gelmediğinden bahisle uyumsuz olduğunun bildirilmesi nedeniyle İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 17.11.2022 tarihli ve 2022/22541 İİDK sayılı kararı ile kaydın kapatılmasına karar verildiği, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 24.02.2023 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kamu davasının açıldığı, Mahkemesince de "1. uyarı yazısının bilinen en son adrese tebliğ edilmeksizin Tebligat Kanunun 21/2 maddesine göre yapıldığı anlaşıldığından yapılan tebligatın usulsüz olduğu", gerekçesiyle kovuşturma şartı olan ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle durma kararı verildiği, dolayısıyla anılan durma kararının hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, Kanun yararına bozma istemi ve tebliğnamede yer alan bozma gerekçesi yerinde görülmemiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,30.09.2025 tarihinde karar verildi.