İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2024/4287 Karar: 2025/9934 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/4287 K.2025/9934

10. Ceza Dairesi 2024/4287 E. , 2025/9934 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/747 E., 2017/572 K. Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. madd

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2024/4287 E. , 2025/9934 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/747 E., 2017/572 K. Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. madd

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2024/4287 E. , 2025/9934 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/747 E., 2017/572 K. Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 13.03.2024 tarihli ve 2023/16782 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve KYB-2024/32747 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve KYB-2024/32747 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5237 sayılı Kanun'un "Etkin Pişmanlık" başlıklı 192. maddesinde "(1)Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarına iştirak etmiş olan kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz. (2) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, resmî makamlar tarafından haber alınmadan önce, bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz.(3) Bu suçlar haber alındıktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı indirilir..." hükmüne yer verildiği, Dosya kapsamına göre, 1- Sanığın soruşturma sırasında alınan ifadesinde, uyuşturucu maddeyi ismini bilmediği kişiden satın aldığını beyan etmesine karşılık, 18/07/2017 tarihli duruşmada uyuşturucu maddeyi satın aldığı kişinin ismini ve ikamet ettiği semti bildirdiği gözetildiğinde, uyuşturucu ticareti yapan failin yakalanmasına hizmet ve yardım edip etmediğinin tespiti bakımından sanığın ismini bildirdiği fail yönünden suç duyurusunda bulunulması ve soruşturmanın sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, 2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/1. maddesinde yer alan "Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanığın adlî sicil kaydında yer alan ve 06/12/2011 tarihinde kesinleşen İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/10/2011 tarihli ve 2010/698 esas, 2011/617 sayılı kararının tekerrüre esas teşkil ettiği gözetilmeden, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmamasında, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 08.12.2017 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 07.11.2018 tarihli ve 2018/8951 Soruşturma, 2018/4309 Esas, 2018/3577 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce aynı suçtan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve ihlal üzerine kamu davası açıldığından bahisle, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği, B. Yapılan yargılama sonucunda; Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 18.07.2017 tarihli ve 2016/747 Esas, 2017/572 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 191/1.ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, C. Dayanak alınan Germencik Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/562 Esas sayılı dosyasının Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan incelemesinde; Şüpheli hakkında, daha önce işlediği 12.01.2016 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı Germencik Cumhuriyet Başsavcılığınca 26.05.2016 tarihli ve 2016/790 Soruşturma, 2016/33 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, şüphelinin kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine Germencik Cumhuriyet Başsavcılığının 05.09.2016 tarihli iddianamesiyle kamu davası açılması üzerine, sanığın mahkûmiyetine dair Germencik Asliye Ceza Mahkemesinin 04.12.2018 tarihli ve 2018/562 Esas, 2018/848 Karar sayılı kararının, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 29.04.2019 tarihli ve 2019/377 Esas, 2019/848 Karar sayılı ilâmı ile " ısrar koşulu gerçekleşmediği" gerekçesi ile kaldırılarak Bölge Adliye Mahkemesince "durma" kararı verildiği, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 11.04.2016 tarihli eylemi nedeniyle Germencik Cumhuriyet Başsavcılığınca 17.01.2022 tarihli ve 2019/1657 Soruşturma sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve incelemeye konu suç tarihi olan 24.09.2016 tarihinden önce ve sonra sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla açık ve kapalı kaydın bulunduğu, Anlaşılmıştır. D. Her ne kadar, sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçundan 24.09.2016 tarihli eylemi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; dayanak dosyada verilen mahkûmiyet kararının, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 29.04.2019 tarihli ve 2019/377 Esas, 2019/848 Karar sayılı ilâmı ile kaldırılarak kamu davasının durmasına karar verilmiştir. Bu durumda inceleme konusu davada 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması koşulları oluşmamıştır. Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce işlenen tüm eylemler tek suç olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edileceğinden, Mahkemece, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 29.04.2019 tarihli ve 2019/377 Esas, 2019/848 Karar sayılı durma kararından sonraki hukuki sürecin araştırılması, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşip kesinleşmediğinin irdelenmesi, derdest davalar var ise birleştirilmesi, sanığın sübut bulan tüm eylemlerinin birlikte değerlendirilmek suretiyle, eylemlerin tek suç, ihlâl, zincirleme suç veya bağımsız suç olup olmadığının ve sanığın hukuki durumunun buna göre belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.07.2017 tarihli ve 2016/747 Esas, 2017/572 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı CMK'nın 309/4-b. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,14.10.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesi sanığı kullanmak için uyuşturucu bulundurmaktan mahkûm etmiş ve karar kesinleşmiştir. Kanun yararına bozma istemi, sanığın duruşmada bildirdiği satıcı yönünden etkin pişmanlık ve tekerrür eksikliğine dayanmıştır; ancak dayanak dosyadaki mahkûmiyet Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılıp durma kararı verilmişti.

Hukuki İlke: Dayanak dosyada mahkûmiyet kaldırılıp durma kararı verildiğinden 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan dava açma koşulu oluşmaz; erteleme kararının kesinleşmesinden önceki tüm eylemler tek suç sayılır ve alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak değerlendirilir.

Uygulama Sonucu: Mahkeme dayanak sürecin sonucunu araştırmadan ve eylemleri tek suç olarak değerlendirmeden hüküm kurduğundan, kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüş ve karar 309/3. madde gereği bozulmuştur.

Dava Strateji Notu: Kullanma suçunda sanık hakkında birden çok kayıt varsa, erteleme kararının kesinleşme tarihi milat alınarak önce işlenen eylemlerin tek suç sayılacağı savunulmalıdır; bu, ayrı ayrı cezalandırmayı ve tekerrür uygulanmasını engelleyebilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla