Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/4327 E. , 2024/20344 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3231 E., 2021/2681 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dairemizin, 14.03.2024 tarihli ve 2022/3368 Esas, 2024/16521 Karar sayılı kararına k
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/4327 E. , 2024/20344 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3231 E., 2021/2681 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dairemizin, 14.03.2024 tarihli ve 2022/3368 Esas, 2024/16521 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.04.2024 tarihli ve KD-2022/20131 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.04.2024 tarihli itiraz başvurusunda, " Sanık ve müdafiinin, soruşturma evresinden itibaren, sanığın şizofreni rahatsızlığının bulunması nedeniyle TCK'nın 32. maddesinden faydalanması gerektiğini ifade ettikleri, Sanık hakkında İzmir 600 Yataklı Mevki Asker Hastahanesi Baştabipliğince düzenlenen 16/05/2003 tarihli sağlık kurulu raporunda "anti sosyal kişilik bozukluğu-kronik nitelik kazanmış" tanısının konulduğu, SBÜ İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesince 10/03/2020 tarihinde düzenlenen engellilik sağlık kurulu raporunda "tedaviyle işlevselliği düzelmeyen atipik psikoz" teşhisi ile sanığın %80 engelli olduğunun belirtildiği, İlk derece mahkemesinin yazısı üzerine İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesince 28/07/2021 tarihinde düzenlenen sağlık kurulu raporunda ise, sanığa sadece "madde kullanım bozukluğu" tanısı konularak ceza ehliyetinin tam olduğu kanaatinin belirtildiği, Anlaşılmıştır Ceza muhakemesinin amacı, usul kurallarının öngördüğü ilkeler nazara alınarak, somut gerçeğin her türlü şüpheden uzak biçimde kesin olarak ortaya çıkarılmasıdır. Bu bağlamda gerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu, gerekse 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu; adil, etkin ve hukuka uygun bir yargılama yapılarak maddi gerçeğe varmayı amaç edinmiştir. Bu nedenle, ulaşılma imkânı bulunan bütün delillerin ele alınıp değerlendirilmesi gerekmektedir. Diğer bir deyişle, adaletin tam olarak tecelli edebilmesi için, maddi gerçeğe ulaşma amacına hizmet edecek tüm kanuni delillerin toplanması ve tartışılmasında zorunluluk bulunmaktadır. İnceleme konusu dosyada; sanık ve müdafiinin soruşturma evresinden itibaren sanığın şizofreni rahatsızlığının bulunduğunu ve TCK'nın 32. maddesinden faydalanması gerektiğini savunması, sanık hakkında İzmir 600 Yataklı Mevki Asker Hastanesi Baştabipliğince düzenlenen 16/05/2003 tarihli sağlık kurulu raporunda "anti sosyal kişilik bozukluğu-kronik nitelik kazanmış" tanısının konulması, SBÜ İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesince 10/03/2020 tarihinde düzenlenen engellilik sağlık kurulu raporunda "tedaviyle işlevselliği düzelmeyen atipik psikoz" teşhisi ile sanığın %80 engelli olduğunun belirtilmesi, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesince 28/07/2021 tarihinde düzenlenen sağlık kurulu raporunda ise, sanığa sadece "madde kullanım bozukluğu" tanısı konularak ceza ehliyetinin tam olduğu kanaatinin belirtilmesi, her üç rapor arasında uyum bulunmaması, bu üç rapordan hükme esas alınan İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 28/07/2021 tarihli sağlık kurulu raporunun hiçbir gerekçe içermemesi hususları birlikte göz önüne alındığında; sanığın suç tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı ya da bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalıp azalmadığı, buna bağlı olarak da hakkında TCK’nın 32. maddesinin birinci veya ikinci fıkrasının uygulanmasının gerekip gerekmediği hususunda mevcut raporlar arasındaki çelişkileri gideren ve bilimsel verilere dayanan rapor alınarak sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırmayla hüküm kurulduğu isabetsizliğinden hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekirken, sanık ve müdafiinin temyiz isteklerinin esastan reddiyle hükmün onanmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu kanaatiyle Yüksek Dairenizin kararına karşı itiraz etmek gerekmiştir. " denilerek, itirazın kabulü ile sanık hakkında "temyiz isteklerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına" ilişkin kararın kaldırılması, sanık hakkındaki hükmün bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. II. HUKUKÎ SÜREÇ A. İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.11.2021 tarihli ve 2021/150 Esas, 2021/338 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 31.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. III. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3. Sanığın cezai ehliyetinin bulunmadığına ilişkindir. IV. GEREKÇE İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 28.07.2021 tarihli raporuyla; sanığın cezai ehliyetinin tam olduğu belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ REDDİNE, 5271 sayılı Kanun'un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Dairemizin 14.03.2024 gün ve 2022/3368 Esas, 2024/16521 Karar sayılı kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,13.06.2024 tarihinde karar verildi.