İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2024/5014 Karar: 2025/9629 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/5014 K.2025/9629

10. Ceza Dairesi 2024/5014 E. , 2025/9629 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/913 E., 2024/53 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2024/5014 E. , 2025/9629 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/913 E., 2024/53 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2024/5014 E. , 2025/9629 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/913 E., 2024/53 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; bozmaya uyulduğu ancak, 1. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 14.03.2012 olarak gösterilmesi gerekirken hatalı olarak bu bölüme 17.03.2012 tarihinin yazılması, 2. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı hükmedilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına ilişkin Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün çağrı yazısının doğrudan sanığın MERNİS adresine Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği ve usule uygun tebliğ yapılmadığı anlaşılmakla; tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının infazının devamına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine hükmolunması, Kabule göre de; 3. Sanığın eylemi nedeniyle, bozma öncesi hükümde 6000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, 14.01.2014 tarihli hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine 06.07.2015 tarihli bozma ilamı ile bozulduğunun anlaşılması karşısında, 1412 sayılı CMUK'un, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 326/4. maddesinde; "Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 291. maddede gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, evvelki hükümle tayin edilmiş olan cezadan daha ağır olamaz" şeklindeki düzenleme gereğince 14.01.2014 tarihli hükümle tayin edilen 6000,00 TL adli para cezasının sonuç ceza açısından sanık bakımından kazanılmış hak olduğu gözetilmeden bozma sonrası yapılan yargılama sonucu 10 ay hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayini, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.10.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yargılanan sanık hakkında bozmaya uyulmuş, ancak gerekçeli karar başlığında suç tarihi hatalı yazılmış, denetimli serbestlik çağrı yazısı MERNİS adresine doğrudan tebliğ edilmiş ve bozma öncesi 6.000 TL adli para cezası varken bozma sonrası 10 ay hapis cezasına hükmedilmiştir.

Hukuki İlke: Sadece sanık lehine temyiz üzerine bozulan bir hükümde yeniden verilen ceza önceki cezadan daha ağır olamaz; bozma öncesi belirlenen adli para cezası sanık bakımından kazanılmış hak oluşturur ve tebligatın da iki aşamalı usule uyularak yapılması gerekir.

Uygulama Sonucu: Hüküm; karar başlığındaki tarih hatası, usulsüz MERNİS tebligatı ve kazanılmış hakka aykırı biçimde daha ağır ceza tayini nedenleriyle BOZULMUŞTUR.

Dava Strateji Notu: Yalnız sanık lehine yapılan temyiz sonrası bozmada aleyhe ceza artırımı (aleyhe bozma yasağı) mutlaka ileri sürülmeli; önceki adli para cezasının hapisle değiştirilmesi kazanılmış hakkın ihlalidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla