İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2024/5182 Karar: 2025/3417 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/5182 K.2025/3417

10. Ceza Dairesi 2024/5182 E. , 2025/3417 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma SUÇ TARİHLERİ : 31.03.2015, 23.05.2020 İNCELEME KONUSU KARAR : Düşme KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı T

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2024/5182 E. , 2025/3417 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma SUÇ TARİHLERİ : 31.03.2015, 23.05.2020 İNCELEME KONUSU KARAR : Düşme KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı T

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2024/5182 E. , 2025/3417 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma SUÇ TARİHLERİ : 31.03.2015, 23.05.2020 İNCELEME KONUSU KARAR : Düşme KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Akyurt Asliye Ceza Mahkemesinin, yukarıda belirtilen kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "düşmesine" karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 14.12.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 02.04.2024 tarihli ve 2023/28511 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2024 tarihli ve KYB-2024/44176 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2024 tarihli ve KYB-2024/44176 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre; sanığın incelemeye konu 31/03/2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Akyurt Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 16/06/2016 tarihli ve 2016/112 soruşturma, 2016/6 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve şüpheli hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, şüphelinin erteleme süresi içerisinde 23/05/2020 tarihinde tekrar uyuşturucu madde kullanması nedeniyle Akyurt Cumhuriyet Başsavcılığının 10/12/2020 tarih 2016/112 soruşturma numaralı, 2020/270 sayılı iddianamesiyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda; Akyurt Asliye Ceza Mahkemesinin 05/11/2021 tarihli kararıyla 6545 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesi yeniden düzenlenmiş olup anılan maddenin 5. fıkrasında yer alan, “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki düzenleme uyarınca davanın düşmesine karar verilmiş ise de; 1- Şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar her ne kadar 25/06/2016 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, söz konusu karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmemesi nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin karar verilmesinde, 2-Kabule göre ise; Sanığın incelemeye konu olan 23/05/2020 tarihli eyleminin, esasında Akyurt Cumhuriyet Başsavcılığının 16/06/2016 tarihli kararı ile verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında belirtilen 5 yıllık denetim süresi içerisinde işlendiği, bu haliyle sanığın 23/05/2020 tarihli ikinci eyleminin, 5237 sayılı Kanunu'nun 191/4-b maddesi kapsamında anılan kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın ihlâli niteliğinde bulunduğu ve ayrıca bir suç oluşturmadığı, bu nedenle ayrı bir soruşturma konusu yapılmaksızın usulüne uygun açılan davada yargılamaya devamla bir karar verilmesi gerekirken, davanın düşmesine karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 31.03.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Akyurt Cumhuriyet Başsavcılığının 16.06.2016 tarihli ve 2016/112 Soruşturma, 2016/6 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin, "15 gün" yerine "7 gün" olarak gösterildiği, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin, erteleme süresi zarfında 23.05.2020 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin anlaşılması üzerine, soruşturma dosyası birleştirilip erteleme kararının kaldırılarak Akyurt Cumhuriyet Başsavcılığının 10.12.2020 tarihli ve 2016/112 Soruşturma, 2020/301 Esas, 2020/270 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Akyurt Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 05.11.2021 tarihli ve 2020/409 Esas, 2021/416 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca, "Akyurt Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/112 esas ve 2016/6 karar sayılı dosyasında sanık hakkında KADEK kararı verildiği, söz konusu kararın 22/07/2016 tarihinde kesinleştiği, sanığın da atılı suçu söz konusu KADEK kararının denetim süresi içerisinde işlemesi nedeni ile sanık hakkında ayrıca bir soruşturma yürütülemeyeceği bu nedenle de sanık hakkında kovuşturma şartının gerçekleşmediği" gerekçesi ile düşmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Dosya kapsamına göre, sanığın 31.03.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Akyurt Cumhuriyet Başsavcılığının 16.06.2016 tarihli kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, erteleme süresi zarfında 23.05.2020 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin anlaşılması üzerine, soruşturma dosyası birleştirilip erteleme kararının kaldırılarak Akyurt Cumhuriyet Başsavcılığının 10.12.2020 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı, iddianame içeriğinde 31.03.2015 tarihli eylem anlatılarak, ihlalin 23.05.2020 tarihli eylem ile gerçekleştiğinin açıkça belirtildiği, dolayısıyla, 31.03.2015 tarihli eylemin iddianame konusu yapıldığı, 23.05.2020 tarihli eylemin ayrıca bir suç oluşturmadığı, bu nedenle ayrı bir soruşturma konusu yapılmadığı, kamu davasının usûlüne uygun açıldığı, bu kapsamda da yargılamaya devam edilmesi gerektiği ve 16.06.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde "15 gün" yerine "7 gün" olarak gösterilmesi nedeniyle erteleme kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, kararın kesinleşmemesi nedeniyle beş yıllık erteleme süresi işlemeye başlamadığından ihlâl kabul edilen 23.05.2020 tarihli eylemin erteleme süresi içinde işlendiğinden söz edilemeyeceği gözetilerek, Mahkemesince; açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesine karar verilmesi gerekirken, "kamu davasının düşmesine" karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup, sanık lehine verilmiş olan ve davanın esasını çözen düşme kararından dolayı yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere, hukuka aykırılığa işaret edilerek kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Akyurt Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2021 tarihli ve 2020/409 Esas, 2021/416 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-c. maddesi uyarınca yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla