İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2024/5201 Karar: 2024/19904 Tarih: 2024

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/5201 K.2024/19904

10. Ceza Dairesi 2024/5201 E. , 2024/19904 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/772 E., 2023/631 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kanun yararına bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı K

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2024/5201 E. , 2024/19904 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/772 E., 2023/631 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kanun yararına bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı K

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2024/5201 E. , 2024/19904 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/772 E., 2023/631 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kanun yararına bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.12.2013 tarihli ve 2013/114104 Soruşturma, 2013/44495 Esas, 2013/19872 sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. İzmir 7. Sulh Ceza Mahkemesinin, 17.03.2014 tarihli ve 2014/1 Esas, 2014/337 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verilmiştir. C. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, İzmir 28.Asliye Ceza Mahkemesinin 13.01.2015 tarihli ve 2014/391 Esas, 2015/4 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, karar, itiraz edilmeksizin 27.01.2015 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleşmiştir. D. Sanığın denetim süresi içerisinde 21.06.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine; sanık savunması alınmadan tensiple birlikte İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.05.2019 tarihli ve 2019/605 Esas, 2019/789 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına karar verilmiş, hüküm, istinaf edilmeksizin 27.05.2019 tarihinde kesinleşmiştir. E. Adalet Bakanlığının 23.08.2021 tarihli ve 2021/10038 sayılı evrakı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.09.2021 tarihli ve 2021/105546 sayılı tebliğnamesi ile kanun yararına bozma istemi üzerine, Dairemizin, 13.04.2022 tarihli ve 2021/18682 Esas, 2022/4813 Karar sayılı kararı ile, savunma alınmadan dosya üzerinden hükmün açıklanmasına karar verilerek savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kanun yararına bozulmasına karar verilmiştir. F. Hükmün kanun yararına bozulmasından sonra, sanık savunması alınarak İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.07.2023 tarihli ve 2022/772 Esas, 2023/631 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle; samimi ikrarı gözetilerek cezanın düşürülmesi talebine ilişkindir. III. GEREKÇE Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki husus dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Hükümden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası ve aynı Kanun'un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti açısından, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı bu suç tarihinden önce açılmış başka dava olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde sanığın infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığının sorulup belirlenmesinden sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.07.2023 tarihli ve 2022/772 Esas, 2023/631 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,10.06.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla