Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/6184 E. , 2024/23486 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM: Mahkûmiyet Bozmaya uyulduğu, yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulund
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/6184 E. , 2024/23486 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM: Mahkûmiyet Bozmaya uyulduğu, yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 6545 sayılı Kanun'la 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrasında "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191. madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." hükmü öngörülmüştür. Dolayısıyla, 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesine göre, 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinde tanımlanan "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak" suçu nedeniyle 28.06.2014 tarihinden önce açılmış ve derdest olan davalarda kovuşturma aşamasında, hakkında daha önce müstakil şekilde doğrudan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış olan sanık hakkında, suçu sabit görüldüğü takdirde, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesindeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi zorunlu olup, bu suç nedeniyle mahkûmiyete bağlı olmaksızın doğrudan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış olan sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değişik TCK'nın 191. maddesi ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi uyarınca, 191. madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilecektir. Somut olayda, sanık hakkında aynı suçtan Bakırköy (Kapatılan) 11. Sulh Ceza Mahkemesinin 23.05.2013 tarihli ve 2013/209 Esas, 2013/652 Karar sayılı kararı ile, 5560 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, sanığın tedbire uymaması nedeniyle yargılamaya devam edildiği gözetildiğinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen genel hükümlere göre verildiğinin kabulü gerektiği, bu durumda hükmün açıklanabilmesi için denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suçun işlenmesinin yeterli olduğu, denetim süresi içerisinde işlenen "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan hükmün açıklanabileceği anlaşıldığından tebliğnamedeki 2 nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1. 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la yeniden düzenlenmesi karşısında; suç tarihi dikkate alınıp, 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca, lehe kanun tespit edilerek, sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Sanık hakkındaki 09.04.2014 tarihli ilk hükümde; neticeten 6.000,00 TL adli para cezasına hükmedildiği ve hükmün sadece sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 22.02.2017 tarihli ve 2015/5732 Esas, 2017/1279 Karar sayılı ilamı ile; 6545 sayılı Kanun değerlendirilmesi için bozulması karşısında, bu hususun 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi gereğince sanık yönünden kazanılmış hak teşkil ettiği, bozma ilamından sonra yapılan yargılama sonunda, neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesine muhalefet edilmesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2024 tarihinde karar verildi.