İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2024/7032 Karar: 2024/24573 Tarih: 2024

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/7032 K.2024/24573

10. Ceza Dairesi 2024/7032 E. , 2024/24573 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇLAR : 1. Uyuşturucu madde ticareti yapma 2. 2313 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi Sanık hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümler

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2024/7032 E. , 2024/24573 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇLAR : 1. Uyuşturucu madde ticareti yapma 2. 2313 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi Sanık hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümler

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2024/7032 E. , 2024/24573 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇLAR : 1. Uyuşturucu madde ticareti yapma 2. 2313 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi Sanık hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma ve 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçlarından mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. A. Sanık Hakkında 2313 Sayılı Kanun'a Aykırılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Sanık Hakkında Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki hususlar dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. A. Hüküm fıkrasının adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısmında yer alan “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği” ihtarı yerine, " ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilebileceğinin ihtarına” yazılmasının hukuka aykırı olduğu, B. İlk Derece Mahkemesi hükmünden sonra 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu, Değerlendirilmiş; ancak her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. A. Sanık Hakkında 2313 Sayılı Kanun'a Aykırılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Hakkında Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, A. Hüküm fıkrasının, sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin paragrafında “... ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilebileceğinin ihtarına" ibaresinin çıkarılarak yerine “ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına” ibaresinin yazılması B. 5237 sayılı TCK 'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ve 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler gözetilerek sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 53/1-2-3. maddesinin birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla