Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/7613 E. , 2024/22742 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Dairemizin 01.07.2024 tarihli ve 2023/13276 Esas, 2024/21621 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.09.2024 tarihli ve KD-KYB-2023/58553 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 s
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/7613 E. , 2024/22742 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Dairemizin 01.07.2024 tarihli ve 2023/13276 Esas, 2024/21621 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.09.2024 tarihli ve KD-KYB-2023/58553 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı CMK'nın 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu; "TCK'nın 191/2. maddesinde "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 5237 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'unun 171. maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir" hükmünün kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna münhasır olarak düzenlendiği, somut olayda 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanun'unun 19. maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığı, suça sürüklenen çocuk hakkında da erteleme kararı verilmesi halinde de erteleme süresinin 3 yıl değil 5 yıl olacağı; 28.06.2014 tarihinde TCK'nın 191. maddesinde 6545 sayılı Yasayla yapılan değişiklikten sonra Yargıtay 10. CD'nin ve kapatılan 20. CD'nin bugüne kadar istikrarlı uygulamasında da erteleme süresinin beş yıl olarak kabul edildiği; Dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk hakkında 07.04.2016 tarihli eylemi nedeniyle Gölbaşı (Adıyaman) Cumhuriyet Başsavcılığının 13.05.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının verildiği, anılan kararın suçu sürüklenen çocuk müdafiine 23.05.2016 tarihinde tebliğ edilerek 08.06.2016 tarihinde kesinleştiği, suça sürüklenen çocuğun denetim süresinde 02.03.2021 tarihinde yeniden aynı suçu işlemesi nedeniyle Gölbaşı (Adıyaman) Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/312 esas sayılı iddianamesi ile dava açıldığı, mahkemenin suça sürüklenen çocuk hakkında verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararındaki denetim süresinin 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanun'unun 19/2. maddesi uyarınca 3 yıl olduğu, 02.03.2021 tarihli eylemin denetim süresinin bitiminden sonra işlendiğinden bahisle kamu davasının düşmesine karar verdiği, bu kararın TCK'nın 191/2. maddesine aykırı olduğu, kararın CMK'nın 309. maddesi gereğince kanun yararına bozulmasına karar verilmesi yerine ret kararı verilmesi hukuka aykırılık oluşturmaktadır." gerekçesi ile "kanun yararına bozma isteminin reddi" kararının kaldırılmasına ve Gölbaşı (Adıyaman) Asliye Ceza Mahkemesinin 18.01.2022 tarihli ve 2021/450 Esas, 2022/72 Karar sayılı kararının kanun yararına bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Dosya kapsamına göre, yaşı küçük şüpheli hakkında 07.04.2016 tarihli eylemi nedeniyle Gölbaşı (Adıyaman) Cumhuriyet Başsavcılığının 13.05.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş, kararın şüphelinin zorunlu müdafiine 23.05.2016 tarihinde tebliğ edilerek 08.06.2016 tarihinde kesinleşmesini takiben, suça sürüklenen çocuğun erteleme süresi içinde 02.03.2021 tarihinde yeniden aynı suçu işlemesi nedeniyle Gölbaşı (Adıyaman) Cumhuriyet Başsavcılığının 28.06.2021 tarihli iddianamesi ile kamu davası açılmış, Mahkemesince, suça sürüklenen çocuk hakkında verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararındaki denetim süresinin 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3 yıl olduğu, 02.03.2021 tarihli eylemin denetim süresinin bitiminden sonra işlendiği gerekçesiyle kamu davasının düşmesine karar verilmiştir. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun, suça sürüklenen çocuklar hakkında özel bir kanun olup öncelikle uygulanması gerektiği, 5395 sayılı Kanun'un 19. maddesinde yer alan açık düzenleme karşısında, suça sürüklenen çocuklar hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi halinde, erteleme süresinin "3 yıl" olacağı, erteleme süresinin 3 yıl olarak kabul edilmesinin suça sürüklenen çocuk yönünden lehe olduğu, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun değişik19. maddesindeki 3 yıllık erteleme süresi yürürlükte iken bundan sonra yapılacak düzenlemelerde açıkça bir düzenleme bulunmadığı takdirde erteleme süresinin suça sürüklenen çocuklar için 3 yıl olarak uygulanması gerektiği, tıpkı 5271 sayılı Kanun'un 171 ve 231. maddelerinde erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması sürelerinin 5 yıl olarak belirlenmesine rağmen bu sürelerin çocuklar için 3 yıl olarak uygulandığı konusunda bir tereddüt olmadığı gibi, 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesindeki erteleme süresi 5 yıl olarak belirlenmiş iken suça sürüklenen çocuklar için ayrıca bir süre öngörülmediğinden 5395 sayılı Kanun'daki 3 yıllık erteleme süresinin uygulanması gerektiği, çocuğun üstün hukuki yararı da gözetilerek kamu davasının açılmasının ertelenmesi süresinin "3 yıl" olarak kabulü gerektiği, Somut olayda; suça sürüklenen çocuğun 02.03.2021 tarihli eyleminin 3 yıllık erteleme süresi bittikten sonra işlendiği, esasen Cumhuriyet savcılığınca 07.04.2016 tarihli eylem yönünden kovuşturmaya yer olmadığına kararı verilerek, bağımsız suç teşkil eden 02.03.2021 tarihli eylemi yönünden 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yeni bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği anlaşıldığından; mahkemesince, 07.04.2016 tarihli eylem yönünden 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca düşme kararı verilerek 02.03.2021 tarihli eylem yönünden gereğinin takdir ve ifası için Cumhuriyet savcılığına ihbarda bulunulmasına karar verilmesinin Kanun'a uygun olduğu belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR A. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE, B. 5271 sayılı CMK'nın 308/3. maddesi uyarınca, Dairemizin 01.07.2024 tarihli ve 2023/13276 Esas, 2024/21621 Karar sayılı "kanun yararına bozma isteminin reddi" kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2024 tarihinde karar verildi.