Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/8352 E. , 2025/206 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1817 E., 2024/1996 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanmasına Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön incel
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/8352 E. , 2025/206 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1817 E., 2024/1996 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanmasına Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edeninin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Küçükçekmece 7. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Arama işleminin hukuka aykırı olduğuna, adli arama kararının gerektiğine, 3. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.04.2015 tarihli ve 2014/10-623 Esas, 2015/117 Karar sayılı kararında yabancı uyruklu olup, yakalandığında üzerinde herhangi bir kimlik belgesi çıkmayan sanığın nüfus ve adli sicil kayıtları ile ilgili hiçbir araştırma yapılmadan sadece beyan edilen kimlik bilgilerine dayanılarak hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır, denilmiştir. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 91. maddesinde geçici koruma "Ülkesinden ayrılmaya zorlanmış, ayrıldığı ülkeye geri dönemeyen, acil ve geçici koruma bulmak amacıyla kitlesel olarak sınırlarımıza gelen veya sınırlarımızı geçen yabancılara geçici koruma sağlanabilir." şeklinde hüküm altına alınmış, bu kişilerin Türkiye'ye kabulü, Türkiye'de kalışı, hak ve yükümlülüklerinin Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiştir. 6458 sayılı Kanun'un 91. maddesi uyarınca çıkartılan Geçici Koruma Yönetmeliğinin (Bakanlar Kurulu Kararının Tarihi: 13.10.2014 No: 2014/6883 Dayandığı Kanun'un tarihi: 04.04.2013 No: 6458 Yayımlandığı Resmi Gazete'nin tarihi: 22.10.2014 No: 29153) 21. maddesinde; bu Yönetmelik kapsamındaki yabancıların kayıtları sırasında kimliğine ilişkin belge sunamayan yabancının, aksi ispat edilinceye kadar beyanının esas alınacağı, fotoğraf, parmak izi ya da kimlik tespitine elverişli diğer biometrik verilerin esas alınıp merkezi veri tabanına kaydedileceği, mevcut biometrik verilerle eşleştirileceği, kayıt altına alınan yabancıların bilgilerinin derhal Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne bildirileceği, yabancıların kayıt bilgilerinin doğum, ölüm, evlilik, boşanma, gönüllü geri dönüş gibi hallerde güncelleneceği, adres kayıt sistemine kaydedilecekleri düzenlemeleri getirilmiş, 22. maddesinde ise; kayıt işlemleri tamamlananlara, valilikler tarafından geçici koruma kimlik belgesi düzenleneceği, geçici koruma kimlik belgesi verilenlere, 25.04.2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu kapsamında yabancı kimlik numarası verileceği belirtilmiştir. 6458 sayılı Kanun'un 121. maddesine dayanılarak çıkartılan Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik 17 Mart 2016 tarih ve 29656 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Somut olayda ise; sanığın Suriye vatandaşı olduğu, dosya içerisinde yer alan Beylikdüzü İlçe Emniyet Müdürlüğü 'nün 27.11.2020 tarihli ve 99422303158 sayılı raporuna göre, sanığın parmak izi inceleme neticesinde iki farklı kimlik bilgisi kullanmış olduğu tespit edildiği, mezkur raporun da dikkate alınarak sanığın resmi kimlik bilgilerinin tespit edilmesi gerektiği, yabancı uyruklu sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtlarının vatandaşı olduğu ülke ve gerektiğinde uluslararası kurum ve kuruluşlardan genelgeler doğrultusunda temin edilmesi gerektiği, sanığın resmi kimlik bilgilerinin diplomatik yazışmalarla belirlenemediği takdirde soruşturma makamınca sanığın beyanı üzerine tespit edilen kimlik bilgileri, dosya içerisindeki parmak izi ve fotoğraf kayıt formu ile sanığın temin edilen fotoğraflarının Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne gönderilerek Geçici Koruma Yönetmeliğinin 21 ve 22. maddeleri uyarınca sanığın Türkiye'ye kabul edilen yabancılardan olup olmadığının ve varsa yabancı kimlik numarası ile adres kayıt sistemindeki kayıtlarının tespit edilmesi, şayet kimliği bu şekilde belirlenmiyorsa 6458 sayılı Kanun'un 91. maddesi uyarınca çıkartılan Geçici Koruma Yönetmeliğinin 21 ve 22. maddeleri gereğince gerekli kaydının yapılıp geçici koruma belgesi çıkarılıp gönderilmesi istenilerek belirlenen kimliği esas alınıp hükümlülüğüne karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, diğer yönleri incelenmeksizin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca Küçükçekmece 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Küçükçekmece 7. Ağır Ceza Mahkemesi, Suriye uyruklu sanığı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm etmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Dosyadaki Beylikdüzü İlçe Emniyet Müdürlüğünün 27.11.2020 tarihli parmak izi inceleme raporuna göre sanığın iki farklı kimlik bilgisi kullandığı tespit edilmiş olmasına rağmen resmi kimlik bilgileri belirlenmeden hüküm kurulmuştur.
Hukuki İlke: Ceza Genel Kurulunun 21.04.2015 tarihli, 2014/10-623 Esas, 2015/117 Karar sayılı kararı uyarınca, üzerinde kimlik belgesi çıkmayan yabancı sanığın nüfus ve adli sicil kayıtları araştırılmadan yalnızca beyan edilen kimlikle hüküm kurulamaz; kimlik önce vatandaşı olduğu ülkeden diplomatik yazışmayla, olmazsa parmak izi ve fotoğraf kayıtları Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne gönderilerek Geçici Koruma Yönetmeliğinin 21 ve 22. maddeleri kapsamındaki kayıtlar üzerinden belirlenmeli, gerekirse geçici koruma kaydı yaptırılarak saptanan kimlik esas alınmalıdır.
Uygulama Sonucu: İki farklı kimlik kullanıldığını gösteren rapora rağmen resmi kimlik tespiti yapılmadan hükümlülük kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve bölge adliye mahkemesi kararı, diğer yönleri incelenmeksizin Tebliğname'ye aykırı olarak CMK 302/2 gereği oy birliğiyle bozulmuştur.
Dava Strateji Notu: Yabancı uyruklu müvekkillerde kimlik tespitinin beyana dayalı kalması başlı başına bir bozma kozudur; müdafi, parmak izi raporlarında çelişki veya birden fazla kimlik kaydı görüyorsa bunu temyizde öne çıkarmalıdır. Kimlik belirsizliği adli sicil ve tekerrür değerlendirmesini de etkilediğinden, bozma sonrası yargılamada Göç İdaresi yazışmalarının eksiksiz yapılması izlenmelidir.