İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2025/1508 Karar: 2025/7383 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/1508 K.2025/7383

10. Ceza Dairesi 2025/1508 E. , 2025/7383 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1848 E., 2024/1724 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ithal etme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme n

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2025/1508 E. , 2025/7383 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1848 E., 2024/1724 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ithal etme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme n

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2025/1508 E. , 2025/7383 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1848 E., 2024/1724 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ithal etme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Doğubeyazıt Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Doğubeyazıt Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY 05.02.2023 tarihinde İran'dan Türkiye'ye giriş yapmak üzere ... Gümrük Müdürlüğü yolcu giriş salonuna gelen İran uyruklu ... ... isimli sanığın yapılan üst aramasında üç poşet halinde net 354.91 gram metamfetamin ele geçirilmesi üzerine yapılan yargılama sonucunda ... ile birlikte hareket eden sanık ...'ın uyuşturucu madde ithal etme suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir Olay tutanağı ve dosyada mevcut diğer belgeler incelendiğinde; sanıkla birlikte hareket eden diğer sanık ... ... Gümrük Müdürlüğü yolcu giriş salonunda üst aramasında suça konu uyuşturucu bulunan paketlerin ele geçirildiği, dolayısıyla sanığın işlediği kabul edilen uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçunun tamamlanmadığı ve teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmaktadır. Doktrinde ithal, “uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin maddeten, Türkiye’nin siyasi sınırlarının herhangi bir yerinden sokulması” (.../..’ten aktaran: ...................Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Suçları, Adalet Yayınevi, Ankara 2020, s. 63) olarak tanımlanmakla birlikte, gümrüğe tabi işlemlerde uyuşturucu maddenin Türkiye’ye sokulabilmesi için gümrük kontrolünden herhangi bir şekilde geçirilmesi gereklidir. Gümrük kontrolünün amaçlarından biri kaçak veya yasak eşyanın ülkeye girişinin önlenmesi olup, gümrük işlemleri sırasında uyuşturucu veya uyarıcı maddenin polis ya da gümrük görevlisi gibi yetkililer tarafından yakalanması halinde, maddenin ülkeye sokulmasına engel olunduğundan, ithal suçunun tamamlandığından söz edilemez. Zira uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme, esas itibarıyla maddenin ülkeye sokulduktan sonra satılması, satışa arz edilmesi ya da başkalarına verilmesi gibi kullanmak amacı dışındaki eylemlerin icrasına yönelik olarak işlenen bir suç olup, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin gümrük işlemleri sırasında yakalanması halinde, elverişli hareketlerle doğrudan doğruya ithal suçunun icrasına başlayan failin elinde olmayan nedenlerle, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ülkeye sokulmasına engel olunarak ithal suçunun tamamlanması ve aynı zamanda maddenin ülke içinde satışı, satışa arz edilmesi ve başkalarına verilmesi gibi tasarruflarda bulunulması önlenmektedir. Yukarıda açıklanan görüş doktrinde de bir kısım yazarlar tarafından benimsenmektedir. Örneğin İltaş, “Gümrük kapısı olan yerler bakımından suça konu olan ve saklanan/bildirilmeyen maddenin gümrük işlemleri sırasında yetkililer tarafından yakalanması halinde failin tamamlanmış ithal suçundan dolayı değil de ithal suçuna teşebbüsten dolayı cezalandırılması gerektiği” görüşündedir (Yiğit İltaş, Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçu, Adalet Yayınevi, Ankara, 2020, s. 192). Savaş/Mollamahmutoğlu’na göre de, “İthal suçu: maddenin ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak yabancı ülkeden yurda gümrükte saklanarak veya beyan edilmiyerek sokulması ile tamamlanır. Fail gümrükte işlemler sırasında yakalanmış ise suç tamamlanmamıştır. Eylem … teşebbüs derecesinde kalmıştır.” (Vural Savaş - Sadık Mollamahmutoğlu, Türk Ceza Kanununun Yorumu, 3. Cilt, Seçkin Yayınevi, Ankara 1999, s. 3609-3610). Öte yandan, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3. maddesinin yirmibirinci fıkrasında yer alan ve kaçak eşya ithal etme fiillerini de kapsayan, "Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiiller, teşebbüs aşamasında kalmış olsa bile, tamamlanmış gibi cezalandırılır." hükmü ile 5237 sayılı TCK'nın "Göçmen kaçakçılığı" başlıklı 79. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesindeki, yasal olmayan yollardan yabancıların ülkeye sokulması fiilini de içeren, "Suç, teşebbüs aşamasında kalmış olsa dahi, tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur." şeklindeki hüküm; kanun koyucu tarafından, kaçak eşya veya insanların ülkeye sokulurken ele geçirilmesi ya da yakalanması halinde eylemin "teşebbüs aşamasında" kaldığının kabul edildiğini göstermektedir. Dolayısıyla, Dairemizin yerleşik kararlarında, uyuşturucu madde ithal etme suçunun neticesi harekete bitişik suç olması nedeniyle bu suça teşebbüsün mümkün olmadığı görüşü benimsenmekte ise de; TCK'nın 188. maddesinin birinci fıkrasında uyuşturucu madde ithal etme suçu bakımından, eylem teşebbüs aşamasında kalsa dahi tamamlanmış gibi cezaya hükmolunacağına dair bir hükme yer verilmemiş olması, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ülkeye sokulurken ele geçirilmesi durumunda, teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu açıklamalar ışığında, Gürbulak Gümrük Müdürlüğü yolcu salonunda ele geçen uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçunun tamamlanması için suça konu maddelerin ülke sınırından geçmesi yeterli olmayıp, gümrük incelemesini müteakiben sanığın fiili hâkimiyetine geçmesi gereklidir. Dolayısıyla, görevlilerce uyuşturucu maddenin gümrükten geçirilmesine ve ülkeye sokularak sanığın fiili hâkimiyetine geçmesine engel olunduğundan, sanık elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icrasına başladığı uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçunu, elinde olmayan nedenlerle tamamlayamamış ve işlediği suç teşebbüs aşamasında kalmıştır. Bu itibrla, uyuşturucu madde ithal etme suçu teşebbüs aşamasında kaldığından, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188. maddesinin birinci fıkrası uyarınca tayin edilen cezadan aynı Kanun'un 35. maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken, sanığın eylemi tamamlanmış suç olarak kabul edilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırıdır. Yukarıda açıklanan nedenlerle; sanık hakkında verilen hükmün bozulmasına karar verilmesi yerine, hükmün onanması yönündeki çoğunluk kararına iştirak etmiyorum. 30.06.2025

Özgün Analiz

Olay Özeti: Doğubeyazıt Ağır Ceza Mahkemesi, İran'dan giriş yaparken gümrük yolcu salonundaki üst aramasında üzerinde net 354,91 gram metamfetamin ele geçirilen sanığı uyuşturucu madde ithal etme suçundan mahkûm etmiştir. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi istinafı reddetmiş; Daire çoğunluğu hükmü oy çokluğuyla onamış, bir üye karşı oy yazmıştır.

Hukuki İlke: Karşı oya göre, uyuşturucu gümrük kontrolünde yakalanıp sanığın fiili hakimiyetine geçmeden ele geçirilmişse ithal suçu tamamlanmayıp teşebbüs aşamasında kalır; TCK'nın 188. maddesinin birinci fıkrasında 5607 sayılı Kanun ve TCK'nın 79. maddesindeki 'teşebbüs de tamamlanmış sayılır' hükmüne yer verilmemiş olması, bu durumda TCK'nın 35. maddesi uyarınca indirim yapılmasını gerektirir.

Uygulama Sonucu: Oy çokluğuyla onama; çoğunluk suçu tamamlanmış kabul ederek hükmü onamış, karşı oy ise teşebbüsten indirim yapılmadığı için bozma gerektiğini savunmuştur.

Dava Strateji Notu: Sınır kapısı veya gümrükte yakalanan ithal dosyalarında, maddenin sanığın fiili hakimiyetine hiç geçmediği vurgulanarak TCK'nın 35. maddesi uyarınca teşebbüs indirimi talep edilmeli; bu görüş Dairede karşı oyla da olsa güçlü biçimde savunulmaktadır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla