Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/1880 E. , 2025/7303 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3312 E., 2024/2416 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön i
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/1880 E. , 2025/7303 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3312 E., 2024/2416 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İnegöl 1. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 4. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 5. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 6. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 7. Sanığın yakalandığı yer olan banka ATM kamera görüntülerinin dosya arasına alınmaması nedeniyle eksik inceleme yapıldığına, 8. Sanığın kazanılmış hakkının göz ardı edilmesinin hukuka aykırı olduğuna, 9. 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin sanık hakkında uygulanması gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiğine, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ve delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosya kapsamına göre yargılamanın sonucuna etki edecek nitelikte bir eksiklik olmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda sonuç ceza açısından sanığın kazanılmış hakkı gözetilmemesine rağmen gerekçeli kararda "Her ne kadar mahkememizce hüküm fıkrasına "İnegöl 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ne ait 2023/482 Esas ve 2023/481 Karar sayılı ilamı ile verilen önceki tarihli karar sadece sanık ... müdafii tarafından istinaf edilmesi karşısında kazanılmış hak hükümleri de göz önünde bulundurularak 5271 Sayılı CMK'nın 283/1 maddesi gereğince sanık ...'in cezasının 10 YIL HAPİS VE 1.000 GÜN ADLİ PARA CEZASI ÜZERİNDEN İNFAZINA" ibaresi eklenmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken bu hususu sehven gözden kaçırılmıştır" denilmek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında infazda tereddüt oluşturacak şekilde çelişki oluşturularak hükmün karıştırılmasının hukuka aykırı olduğu, değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık ve müdafilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, B fıkrasının 5. paragrafından sonra gelmek üzere "İnegöl 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ne ait 2023/482 Esas ve 2023/481 Karar sayılı ilamı ile verilen önceki tarihli karar sadece sanık ... müdafii tarafından istinaf edilmesi karşısında kazanılmış hak hükümleri de göz önünde bulundurularak 5271 Sayılı CMK'nın 283/1. maddesi gereğince sanık ...'in cezasının 10 YIL HAPİS VE 20.000,00 TL ADLİ PARA CEZASI ÜZERİNDEN İNFAZINA"" ibaresinin eklenmesi, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliği ile TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İnegöl 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İnegöl 1. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm etmiş, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi istinaf başvurusunu reddetmiştir. Daire incelemede, kısa kararda kazanılmış hak gözetilmediği hâlde gerekçeli karara sonradan kazanılmış hakka ilişkin bir cümle eklenerek kısa karar ile gerekçeli karar arasında infazda tereddüt yaratan çelişki oluşturulduğunu saptamıştır.
Hukuki İlke: Kısa karar ile gerekçeli karar arasında infazda tereddüt doğuracak çelişki oluşturulması hükmün karıştırılması niteliğinde hukuka aykırılık olup, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu tür aykırılık Yargıtayca düzeltilebilir.
Uygulama Sonucu: Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulup ilk derece hükmüne kazanılmış hakka ilişkin infaz ibaresi eklenerek düzeltilmiş ve sonuçta temyiz esastan reddedilerek hüküm onanmıştır; sadece istinaf edilen sanık lehine kazanılmış hak korunmuştur.
Dava Strateji Notu: Yalnızca sanık lehine istinaf/temyize gidilen dosyada kazanılmış hak gözetilmelidir; kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki infaz çelişkisi bağımsız bir bozma/düzeltme sebebidir ve müdafi bunu ayrıca ileri sürmelidir.