İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2025/3592 Karar: 2025/9849 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/3592 K.2025/9849

10. Ceza Dairesi 2025/3592 E. , 2025/9849 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/593 E., 2025/579 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenle

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2025/3592 E. , 2025/9849 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/593 E., 2025/579 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenle

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2025/3592 E. , 2025/9849 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/593 E., 2025/579 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Hükmün gerekçesiz olduğuna, 4. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 5. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 6. Eksik inceleme yapıldığına, 7. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 8. Savunma hakkının ihlal edildiğine,İlişkindir. III. GEREKÇE Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; ilk derece mahkemesi kararlarının Bölge Adliye Mahkemesince hangi hallerde bozulmasına karar verileceğinin 5271 sayılı CMK’nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde belirtildiği; bu düzenlemeden de anlaşılacağı gibi bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebileceği haller davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının açıkça ihlalleri ile hükme müteessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasır olup somut olayda “sanığın iddianameye konu olan 24/05/2023 tarihli eylem nedeniyle uyuşturucu satış yaptığının iddia olunduğu, ancak sanık hakkında teselsüle konu başkaca eylemi bulunmadığı halde TCK 43 maddesinin tatbiki suretiyle fazla ceza tayini isabetsiz olmakla...” gerektiğine ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 16.08.2024 tarih, 2024/2256 Esas ve 2024/2132 Karar sayılı bozma kararı ve bozma kararı üzerine verilen İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.12.2024 tarih, 2024/357 Esas ve 2024/408 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı CMK'nın 7. maddesine göre de “yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında görevli olmayan hakim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür.” şeklindeki düzenleme de gözetilerek açıkça hukuka aykırı olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiği anlaşılmakla; ilk derece mahkemesinin ilk kararı ile ilgili olarak gerekiyorsa 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi hükmü de gözetilmek suretiyle istinaf incelemesi yapılıp hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 10.02.2025 tarih, 2025/593 esas ve 2025/579 karar sayılı istinaf talebinin esastan reddine dair kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, diğer yönleri incelenmeksizin Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.10.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm etmiş; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi önce teselsül (TCK 43) tatbikini isabetsiz bularak bozmuş, ilk derece yeniden hüküm kurmuş, ardından bölge adliye mahkemesi istinafı esastan reddetmiştir. Sanık müdafileri bu zinciri temyiz etmiştir.

Hukuki İlke: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli, 2024/6-490 E., 2025/197 K. kararında belirtildiği üzere bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebileceği haller CMK'nın 280/1-e ve f bentleriyle sınırlı olup davanın esasına giremez; CMK'nın 7. maddesi uyarınca görevsiz mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür.

Uygulama Sonucu: Diğer yönleri incelenmeksizin, tebliğnameye aykırı olarak CMK'nın 302/2. maddesi gereği bozma; bölge adliye mahkemesinin esasa ilişkin (TCK 43) bozması ve sonraki işlemler hükümsüz sayılmış, usulüne uygun istinaf incelemesi istenmiştir.

Dava Strateji Notu: Bölge adliye mahkemesi esasa girerek CMK 280 sınırını aşan bir bozma yaptıysa, buna dayanan tüm sonraki hükümler hükümsüzdür; temyizde bölge adliye mahkemesinin bozma yetkisinin kapsamı sorgulanmalı, bu güçlü ve yapısal bir bozma nedenidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla