İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2025/4078 Karar: 2025/11515 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/4078 K.2025/11515

10. Ceza Dairesi 2025/4078 E. , 2025/11515 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/368 E., 2017/237 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 7.Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kul

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2025/4078 E. , 2025/11515 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/368 E., 2017/237 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 7.Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kul

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2025/4078 E. , 2025/11515 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/368 E., 2017/237 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 7.Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51.maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 23.05.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 16.05.2025 tarihli ve 2024/20817 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2025 tarihli ve...sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2025 tarihli ve...sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ve aynı Dairenin 05/10/2020 tarihli ve 2020/3684 esas, 2020/4900 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, şüpheli hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın şüpheliye ifadesinde belirttiği adresinden farklı olarak 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi gereğince tebliğ edilmesi sebebiyle usulüne uygun olmadığı ve bu sebeple şüpheliye anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanındığından bahsedilemeyeceği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davası hakkında durma karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında,14.08.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının tarihsiz ve 2014/16612 Soruşturma, 2014/69 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterildiği, kararın şüpheliye 11.06.2015 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca tebliğ edilerek tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin, kendisine yüklenen denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak ... Cumhuriyet Başsavcılığının 26.04.2016 tarihli ve 2014/16612 Soruşturma, 2016/2515 Esas, 2016/2332 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Yapılan yargılama sonucunda, ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 18.04.2017 tarihli ve 2016/368 Esas, 2017/237 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının aynı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinde yer alan, "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, mercii tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması" gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği dikkate alındığında, öncelikle sanığın bilinen en son adresine tebligatın çıkarılarak, önceki adresinde bulunamayan sanığın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi olup olmadığının araştırılarak, 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesine göre, MERNİS adresine tebliğ yapılması gerektiği, MERNİS adresinin olmadığının tespiti halinde ancak anılan Kanun'un 35. maddesine göre, daha önce usulüne uygun bir şekilde tebligat yapılan eski adrese tebliğ işlemi yapılabileceği, bu nedenle, bila tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına ilişkin tebligatın, şüphelinin doğrudan MERNİS adresine 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre tebliğe çıkarılarak daha önce usulüne uygun tebligat yapıldığına ilişkin bir belge de bulunmayan adresine 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre yapılan tebligat işleminin usule aykırı olduğu, usûlüne uygun tebligat yapılmadığı için erteleme kararı şüpheli tarafından öğrenilmiş olsa bile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, dolayısıyla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmediğinden denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu nedenle yükümlülük ihlâlinden söz edilemeyeceği anlaşıldığından; Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. ... 7.Asliye Ceza Mahkemesinin 18.04.2017 tarihli ve 2016/368 Esas, 2017/237 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilen şüpheliye, erteleme kararı beyanındaki adresten farklı adrese Tebligat Kanunu 35. maddeye göre tebliğ edilmiş; yükümlülük ihlali gerekçesiyle dava açılıp mahkumiyet kurulmuştur.

Hukuki İlke: Erteleme kararının tebliğinde önce bilinen son adres, iade halinde MERNİS adresine 21. maddeye göre tebligat yapılmalı; ancak MERNİS adresi yoksa ve daha önce usulüne uygun tebligat yapılan eski adres varsa 35. madde uygulanabilir. Bu koşullar oluşmadan 35. maddeye göre yapılan tebligat usulsüzdür, karar kesinleşmez ve durma kararı gerekir.

Uygulama Sonucu: kanun yararına bozma

Dava Strateji Notu: Tebligat Kanunu 35. maddenin önkoşulu daha önce o adrese usulüne uygun yapılmış bir tebligattır; bu belge yoksa 35'e göre tebliğ geçersizdir. Uyuşturucu erteleme ihlali dosyalarında tebligat zinciri titizlikle denetlenmeli, usulsüzlük durma kararının dayanağıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla