Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/669 E. , 2025/5577 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2445 E., 2024/1819 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükümlerin onanması Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/669 E. , 2025/5577 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2445 E., 2024/1819 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükümlerin onanması Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesince, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18 . Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 4. TCK'nın 62. maddesinin tatbik edilmesi gerektiğine, 5. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, İlişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin dikkate alınmadığına, 2. Atılı suçun işlenmediğine, 3. Mahkûmiyete yeterli somut delil bulunmadığına, 4. Beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, sanıklar arasındaki iştirak iradesine, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18 . Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesi iki sanığı uyuşturucu ticaretinden mahkûm etmiş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi istinafı reddetmiştir. Sanıklardan biri eylemin kullanmak için bulundurma olduğunu ve TCK 62 uygulanmasını, diğeri şüpheden sanık yararlanır ilkesinin dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.
Hukuki İlke: Sanıklar arasında iştirak iradesi sabitse ve TCK 62 koşulları oluşmamışsa, şüpheden sanık yararlanır ilkesi soyut iddiaya dayandırılamaz.
Uygulama Sonucu: Onama (eleştiri ile); iştirak iradesi ve 62'nin uygulanmaması takdirinde isabetsizlik bulunmadığından hükümler onanmıştır.
Dava Strateji Notu: "Şüpheden sanık yararlanır" savunması iştirak delilleri güçlüyken sonuç doğurmaz; her sanık kendi eylemine ilişkin somut çelişkiyi ayrı ayrı ortaya koymalıdır.