Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2022/3245 E. , 2025/1184 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/316 E., 2021/469 K. SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkumiyet, düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümler
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2022/3245 E. , 2025/1184 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/316 E., 2021/469 K. SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkumiyet, düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 318. maddesi uyarınca reddine oy birliğiyle karar verildikten sonra gereği görüşüldü; Katılan ...'un 27.10.2021 tarihinde süre tutum dilekçesi verdiği anlaşıldığından temyizinin süresinde olduğu, belirlenmekle Tebliğnamedeki ret isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. 1.Sanıklar hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Sanıklara yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçuna ilişkin dava zamanaşımının, suç tarihinden hüküm tarihine ve kesen son sebep olan sanıklar hakkındaki sorgu tarihinden hüküm tarihine kadar dolmadığı gözetilmeden kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi, Yasaya aykırı, katılan ..., katılan ... ve katılan ... Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, sanıklara yüklenen suçun Kanun'daki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanıklar hakkındaki sorgu tarihi 08.11.2013 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu hususun yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşılmakla, 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 2.Sanıklar hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden; A. Sanıklar ..., ... ve ... Yönünden; 5271 sayılı CMK'nın 225. maddesi uyarınca hükmün konusu, duruşmanın neticesine göre, iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, sanıklar hakkında 12.04.2013 tarihli iddianameye göre; ".. şüpheliler ..., ..., ... tarafından, bonolarda belirtilen miktarda borcun şirkete verilmediği, bu nedenle bonoların içeriği itibariyle sahte olduğu,..,şüpheliler ..., ..., ...'ın alacaklı olarak gösterildikleri bonolardan...sorumlu oldukları, 26.06.2013 tarihli iddianameye göre "... resmi belge sayılan bonoyu, içeriği itibariyle sahte olarak düzenlemeleri nedeniyle öncelikle resmi belgede sahtecilik suçundan sorumlu oldukları..." şeklindeki eylemlerinden bahsedilerek 12.04.2013 tarihli iddianamede sanıklar ..., ... hakkında resmi belgede sahtecilik; sanık ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan; 26.06.2013 tarihli iddianamede sanık ... hakkında ayrıca resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açıldığı, sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kamu davası açılmadığı anlaşılmakla, hükmün konusunun iddianamedeki fiil olduğu ve iddianamedeki fiil kapsamında hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden iddianame kapsamı dışına çıkılarak yazılı şekilde hükümler kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 225. maddesine aykırı davranılması, B.Sanıklar ... ve ... Yönünden; Sanıklar ... ile ...'un hissedarı olduğu, ... Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti ile 24.12.2007 tarihine kadar şirketin münferiten temsile yetkili oldukları, bu tarihten sonra yetkilerinin kalkmasına rağmen, katılanlar hakkında alacaklısı ..., düzenlenme tarihi 31/01/2007, ödeme tarihi 30/10/2007, 255.000 TL bedelli, borçlusu ..., ... ve ... Sigorta Hizmetleri Ltd. Şti; düzenlenme tarihi 15/06/2007, ödeme tarihi 31/01/2009, bedeli 55.000 TL, borçlusu ..., ..., ... Turizm A.Ş., kefili ... Sigorta Ltd. Şti, alacaklısı ...; düzenlenme tarihi 28/2/2007, ödeme tarihi 31/12/2007, borçlusu ..., ... ve ... Sigorta Ltd. Şti ile, ... Turistik İşletme Tic. A.Ş., alacaklısı ..., bedeli 285.000 TL olan bonolar tanzim edilerek icraya konulduğu; bununla birlikte düzenlenme tarihi 15/03/2008, ödeme tarihi 14/04/2008, miktarı 200.000 TL, borçlusu ... Turizm İnş. İhr. San. Tic. A.Ş., alacaklısı ..., kefili ..., ... olan içeriği itibarıyla sahte olarak düzenledikleri bonoyu da sanıklar ... ve ...'un şirket yöneticisi ve ortağı sıfatıyla, şirketi zarara uğratma kastıyla icra takibi yapılmasını sağlamak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia olunan somut olayda; Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/324 Esas - 2020/81 Karar sayılı dosyada, sanıklar hakkında hileli iflas ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkemece 02.03.2020 tarihinde sanıkların bazı eylemlerinden beraat, bazı eylemlerinden cezalandırılmasına karar verildiği, karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulduğu, akabinde verilen bozma ilamı ile yeniden yargılama yapıldığı ve Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/232 Esas ve 2023/401 Karar sayılı mahkûmiyet kararı hakkında Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 18.11.2024 tarih 2023/377 esas 2024/2912 karar sayılı ilamı ile esastan ret kararı verildiği ve hükümlerin kesinleştiği, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının 24.12.2024 tarih 2024/4146 itirazının sunulduğu, itiraz dilekçesi içeriğinde de hem hileli iflas hem hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin kurulmasının hatalı olduğu, TCK'nın 44. maddesi gereğince ağır olan suçtan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği ibarelerine yer verildiği, yine yukarıda esası belirtilen Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesindeki dava dosyasında da bu davaya konu olan alacaklısı ... olan 15.06.2007 düzenleme tarihli 55.000 TL bedelli, alacaklısı ... olan 28.02.2007 düzenleme tarihli 285.000 TL bedelli, alacaklısı ... olan 15.03.2008 düzenleme tarihli 200.000 TL bedelli senetlerin davaya konu olduğu anlaşılmakla, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti ve mükerrer yargılama yapılmaması ile sanıkların fiillerinin her biri yenilenen kararla işlenmiş ayrı suçları mı yoksa bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlenen zincirleme suçu mu oluşturduğunun değerlendirilmesi açısından; Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/324 Esas, 2020/81 Karar (Bozma ilamından sonra 2022/232 Esas, 2022/401 Karar) sayılı dava dosyasının getirtilip incelenerek özetlerinin duruşma tutanağına yazılması, aynı fiiller nedeniyle açılmış dava veya verilmiş hüküm olup olmadığının belirlenmesi, farklı fiiller nedeniyle dava açılmasına rağmen aralarında zincirleme suç ilişkisinin bulunması halinde ise, mümkünse davaların birleştirilmesi, birleştirme olanağının bulunmaması durumunda bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına konulması, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi; zincirleme suç kapsamında kaldığının anlaşılması halinde kesinleşen hükümlerin kapsamı dışındaki suçlar nedeniyle ek ceza verilip verilmeyeceği de tartışılarak hükümler kurulması gerektiği dikkate alınmadan, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması, Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısı, katılan ..., katılan ..., katılan ... Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti vekili ve sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.01.2025 tarihinde karar verildi.