İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2022/9975 Karar: 2025/1086 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/9975 K.2025/1086

11. Ceza Dairesi 2022/9975 E. , 2025/1086 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3080 E., 2022/1089 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz ed

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2022/9975 E. , 2025/1086 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3080 E., 2022/1089 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz ed

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2022/9975 E. , 2025/1086 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3080 E., 2022/1089 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul 15.Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2017 tarihli ve 2015/315 Esas, 2017/54 Karar sayılı kararıyla, a. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. b. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157/1, 62, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 10.000 TL adli para ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, c.Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 148/1, 62, 52/2-4, 53. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 06.04.2022 tarihli ve 2022/3080 Esas, 2022/1089 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, a.Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157/1, 62, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 10.000 TL adli para ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b.Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157/1, 43/1, 62, 52/2-4, 53 ve 58/9 maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 12.500 TL adli para ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına, c.Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157/1, 62, 52/2-4, 53 ve 58/9 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 10.000 TL adli para ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin mahkûmiyetine yeterli kesin delil bulunmadığına, sanığın üzerine atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ilişkindir. 2. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; cezaların şahsiliği ilkesi gereği müvekkilinin cezalandırılmamasının gerektiğine ilişkindir. 3. Katılan ... vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında eksik ceza tayin edildiğine, sanık hakkında takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A.Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, katılan vekili ve sanık ... müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Temyiz dışı suça sürüklenen çocuğun yağma eylemi ile katılandan paraların alınmış olduğu bu nedenle dolandırıcılık eyleminin tamamlanmamış olduğu ve teşebbüs aşamasında kaldığı, dolandırıcılık maksadıyla kurulmuş olan suç örgütünün lideri olan sanığın sorumluluğunun da teşebbüs aşamasında kalan dolandırıcılık suçuna ilişkin olduğu gözetilmeden tamamlanmış suçtan hüküm kurulması sureti ile fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A.Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden Gerekçe bölümünde (A ) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, kararında, katılan vekili ve sanık ... müdafinin öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 06.04.2022 tarihli ve 2018/3080 Esas, 2022/1089 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, bozmanın gerekçesi yönünden Yargıtay Üyesi ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.01.2025 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Sanık ... hakkında ...'a yönelik eylem nedeniyle TCK' nin 220/5, 157/1,62/1,52/2-4, 53/1-2-3- 63 ve 58/9 maddeleri uyarınca Bölge adliye Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün onanmasına ilişkin sayın çoğunluğun kararına katılmak mümkün bulunmamıştır, zira; Sanık ... hakkında ilk derece mahkemesinde ...'a yönelik TCK'nin 148/1, 62, 52/2-4, 53. Maddeleri uyarınca tayin edilen 8 yıl 4 ay hapis cezası Bölge Adliye mahkemesince kaldırılarak TCK' nin 220/5, 157/1,62/1,52/2-4, 53/1-2-3- 63 ve 58/9 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 10000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Evveliyatla sanık hakkında hüküm kurulmasına neden olan TCK'nin 220/5 maddesinin irdelenmesi gereklidir."Suç işlemek amacıyla örgüt kurma" başlıklı TCK'nin 220/5 maddesi "örgüt yöneticileri örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak cezalandırılır." hükmünü amirdir. İlk derece ve bölge adliye mahkemeleri ...'a yönelik eylem nedeniyle örgüt yöneticisi olan sanık ... hakkında kurulan hükümleri TCK' nin 220/5 maddesi dayanak yapılarak kurulmuştur. İfade etmek gerekir ki TCK'nin 220/5 maddesi suça TCK' nın 37, 38 ve 39 maddeleri kapsamındaki iştirak iradesi dışında suç örgütü kurucu yada yöneticisinin örgütün amacı doğrultusunda ve faaliyeti çerçevesinde işlenen tüm suçlardan sorumlu olacağı düzenlemedir. TCK' nin 220/5 maddesinin uygulanması için örgütün amacı doğrultusunda ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suça örgüt yöneticisinin fiil üzerinde hakimiyet kurarak bizzat işlemesine yahut suçun işlenmesi için azmettirmesine yada fiil üzerinde hakimiyet kurmaksızın suça yardım suretiyle katılmasına gerek yoktur. Suça iştirak hallerinden bağımsız olarak suç örgütü kurucu yada yöneticilerinin örgütün amacı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlardan sorumlu tutan kendine özgü düzenlemedir. Nitekim" Doktirinde bir görüş, suç işlemek için oluşturulmuş örgütteki işleyiş mekanizmasını dikkate alarak, yöneticilerin örgütün faaliyeti zımnında işlenen suçlardan sorumluluğunu iştirak ilişkisinden farklı bir şekilde izah etmek yoluna gitmiştir. Şöyle ki, bu örgütler öyle düzenli, sistemli işlemektedirler ki kendisine suç işlemek gibi örgütün amacına uygun bir görev verilen kişi bu görevini yerine getirmezse, hemen yerine bir diğeri rahatlıkla ikame edilebilmektedir. Bu sistemli işleyiş mekanizması nedeniyle, her ne kadar fiili icra eden kişiler tamamen sorumlu failler olarak dikkate alınsalarda; örgütün bu işleyiş mekanizmasını elinde bulunduran kişiler yani yöneticiler "dolaylı fail" olarak sorumlu tutulacaklardır." ( Suç Örgütleri İzzet Özgenç 9. Bası s 24-25) Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Gerek ilk derece ve gerekse bölge adliye mahkemesinin suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlendiği hususunda ihtilafı yoktur. İlk derece mahkemesi bu nedenle dönüşen suç nedeniyle suça sürüklenen çocuk ...'nın dolandırıcılık fiilinin yağmaya dönüşmesi nedeniyle suç örgütü yöneticisi olan sanık ... hakkında yağma suçundan mahkumiyetine hükmetmişken bölge adliye mahkemesi sanığın yöneticisi olduğu suç örgütünün dolandırıcılık suçu işlemek üzere kurulmuş bir suç örgütü olduğundan bahisle suça sürüklenen çocuk hakkında yağma suçundan hüküm kurulmuş olmasına rağmen sanığın yağma suçundan değil, dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması gerektiği yönünde bir gerekçe ile sonuç itibarıyla yönetici olan sanığı asıl failin mahkum olmadığı dolandırılık suçundan mahkumiyetine karar verilmiş, bu karar sayın çoğunluk tarafından onanmıştır. Evvel emirde suç örgütü dolandırıcılık suretiyle gelir elde etme amacıyla oluşmuş bir örgüt olduğu hususunda kuşku yoktur. Dolandırıcılık suçu yönünden başlayan fiil ileride ayrıntısı ile açıklanacağı üzerine suça sürüklenen çocuk iletişimde olduğu örgüt üyelerinin talimatı ile yağmaya dönüşmüştür. Yani suça sürüklenen çocuğun kendi insiyatifi ile yağma suçuna dönüşen fiili söz konusu değil bizzat örgüt üyelerinin talimatı ile yağmaya dönüşme durumu bölge adliye mahkemesince de kabul edilmiştir. Velev ki ekonomik gelir elde etme amacına matuf suç örgütünün işlediği dolandırıcılık yada yağma suçu örgütün amacı dışında demek tarafımızca mümkün bulunmadığı gibi somut olayda dolandırıcılığın yağma suçuna dönüşmesi suca sürüklenen çocuk ...'nın telefonla iletişimde bulunduğu aynı suç örgütü üyesi sanıklar ... ve ...'in talimatı ile olduğu bölge adliye mahkemesinin karar gerekçesinde " sanıklar ... ve Mahmut Han Şahinin talimatı ile hareket eden suça sürüklenen çocuk ...'nın bu sanıklardan aldığı talimat doğrultusunda Urfa ilinden hareket ederek İstanbul iline geldiği ve katılanın bulunduğu adresteki noktaya ulaştığı feriköy fırın sokak üzerinde katılana ulaşan suça sürüklenen ...'nın kendisini polis olarak tanıttığı ve katılandan para poşetini istediği ve başlarına akıllarına gelmeyecek sıkıntılar çıkabileceğini söyleyerek katılanı korkuttuğu bu sırada suça sürüklenen çocuğun aynı anda dolandırıcılık suç örgütü üyesi sanıklar ... ve ... ile telefon irtibatına geçtiği katılana elindeki paralarının tümünün bir kağıda yazacaklarını söylemesi üzerine katılanın sinirlendiği ve paraları bir poşete koyarak polis merkezinin olduğu yere gitmeyi teklif etmesi üzerine telefondaki sanıklardan talimat alan suça sürüklenen çocuğun yumruk ile katılanın boynuna sert bir darbe vurduğu katılanın dengesinin bozulup sendelemesi üzerine para poşetini zorla katılanın elinden çekerek aldığı ve olay yerinden uzaklaştığı" şeklindeki oluşa uygun kabul ve gerekçesinden suça sürüklenen çocuk ...'nın suç örgütü üyesi diğer sanıkların talimatı ile zor kullanarak dolandırılık amacıyla gittiği yerde eyleminin yağma suçuna dönüştüğü bu hususun diğer iki örgüt üyesinin talimatı ile gerçekleştiği bu durumda suç örgütünün amacı doğrultusunda ve örgütün faaliyeti çerçevesinde yağma suçunun işlendiği suça sürüklenen çocuk hakkında yağma suçundan kurulan hükmün onanarak kesinleştiği, örgüt yöneticisi olan sanık ... 'ın da yağma suçundan cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, sanki iştirak halinde işlenmiş bir suçta azmettirmeden sorumlu olduğu şeklinde bir yorumla örgüt yöneticisinin TCK'nin 220/5 maddesindeki sorumluluğunun dolandırıcılık suçu ile sınırlandırılması TCK'nin 220/5 maddesine aykırı olduğu bölge adliye mahkemenin suç örgütü üyelerinden talimat alarak zor kullandığı yönündeki kabulünün sanık hakkında dolandırılık suçundan kurulan hüküm ile çelişkiye neden olduğu örgüt yöneticisinin örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan sorumlu tutulmasının kendi bilgisi talimatı olmadan diğer örgüt üyelerinin örgüt üyelerinin talimatı dışına çıkılarak işlenen suçlardan sorumlu tutulamayacağı gerekçesine dayanılarak yazılı biçimde uygulama yapılması maddenin ruhuna aykırıdır. Örgüt yöneticisinin bilgisi ve talimatı varsa zaten suça bizzat iştirak etmiş olacaktır. Öte yandan suça sürüklenen çocuk telefonda irtibat halinde bulunduğu örgüt mensupları ... ve ...'in talimatı ile zor kullanmıştır. Dolayısıyla örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş bir suç söz konusudur ve suç örgütünün amacı ekonomik gelir elde etmeye yöneliktir. Yine bölge adliye mahkemesi TCK' nin 58/9 maddesi uygulamak suretiyle suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlendiğini kabul etmiştir. Açıklanan nedenlerle suç örgütü yöneticisi olan ... hakkında ilk derece mahkemesince yağma suçundan kurulan hükmün bölge adliye mahkemesince bozularak yağmaya dönüşen ve dolayısıyla hiç işlenmemiş olan dolandırıcılık suçundan örgüt yöneticisi olan sanığın cezalandırılmasına ilişkin kararı hukuka aykırı bulunduğundan sanık ... hakkında yağma suçundan hüküm kurulması gerektiği görüşü ile sayın çoğunluğun hükmün bozulmasına ilişkin karara değişik gerekçe ile katılmak mümkün bulunmamıştır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla