İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2023/1151 Karar: 2024/11884 Tarih: 2024

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/1151 K.2024/11884

11. Ceza Dairesi 2023/1151 E. , 2024/11884 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Sanık ... hakkında dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından açılan kamu davasında yapılan yargılama sırasında, İstanbul Anadolu 4.Asliye Ceza Mahkemesince verilen 12.11.2015 tarihli ve 2013/251 Es

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2023/1151 E. , 2024/11884 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Sanık ... hakkında dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından açılan kamu davasında yapılan yargılama sırasında, İstanbul Anadolu 4.Asliye Ceza Mahkemesince verilen 12.11.2015 tarihli ve 2013/251 Es

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2023/1151 E. , 2024/11884 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Sanık ... hakkında dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından açılan kamu davasında yapılan yargılama sırasında, İstanbul Anadolu 4.Asliye Ceza Mahkemesince verilen 12.11.2015 tarihli ve 2013/251 Esas, 2015/622 Karar sayılı sanığın beraatine ilişkin hükümlerin, katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi 10.04.2017 tarihli ve 2017/15123 Esas, 2017/8900 Karar sayı ile; sanığa yüklenen eylemin sübutu halinde nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesi ağır ceza mahkemesine ait olduğundan görevsizlik kararı verilmesi gerekçesiyle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2017 tarihli kararı ile görevsizlik kararı verildiği, İstanbul Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.11.2017 tarihli ve 2017/202 Esas, 2017/385 Karar sayılı, sanığın beraatine ilişkin hükümlerin, katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 04.02.2019 tarihli ve 2018/2578 Esas, 2019/324 Karar sayı ile; sanığın üzerine atılı suçların sübut bulduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, İstanbul Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesi ise 11.06.2019 tarihli ve 2019/122 Esas, 2019/299 Karar sayı ile bozmaya direnerek önceki hükümler gibi sanığın beraatine karar verdiği, direnme kararına konu bu hükümlerin, katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi'nin 22.10.2020 tarihli ve 2020/7201 Esas, 2020/10600 Karar sayı ile, direnme konusunda karar vermek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verildiği, dosyayı inceleyen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16.09.2021 tarihli ve 2020/15-410 Esas, 2021/405 Karar sayı ile "aleyhe olan bozmaya karşı sanığın beyanı alınmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulduğu" gerekçesiyle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun bozma ilamına uyan Yerel Mahkeme 25.10.2022 tarihli ve 2022/185 Esas, 2022/550 Karar sayı ile sanığın beyanı da alınmak suretiyle; "sanığın yüklediği suçları işlediği sübut bulmadığı" gerekçesiyle direnme kararı verdiği anlaşılmakta ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 16.09.2021 tarihli ve 2020/15-410 Esas, 2021/405 Karar sayılı bozma ilamı ile direnme hükmünün tümüyle ortadan kalktığı, bu nedenle mahkeme kararının direnme niteliğinde olmayıp, yeni hüküm niteliğinde olduğu kabul edilip, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmeyerek yapılan incelemede; Bozmaya uyularak yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanığa yüklenen "Özel belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 05.12.2013 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden yargılamaya devamla beraat hükmü kurulması, Yasaya aykırı, katılan vekili ile Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 2. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Avukat olan sanığın, katılandan başka amaçla aldığı imzalı belgenin üst kısmını taşınmaz satış sözleşmesi şeklinde tanzim edip sahte olarak oluşturduktan sonra icra takibine koyarak tahsil etmeye çalışmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan olayda; her ne kadar sanık aşamalarda katılanın Kaynarca'da bulunan bir taşınmazının kendisine 600.000 USD karşılığında satılması hususunda anlaştıkları, 500.000 USD elden ödeme yaptığı, bakiye kalan alacağın devir aşamasında ödeneceği, katılanın suça konu belgenin ilk olarak kullanıldığı aleyhinde açılan Tuzla Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/363 Esas sayılı dosyasında belgenin sahteliği konusunda herhangi bir itirazının bulunmadığını savunmuş ise de; sanık hakkında başlatılan icra dosyası, açtığı hukuk davası ve yapılan sosyal-ekonomik durumuna göre katılana 500.000 USD gibi yüksek bir paranın üstelik forme kesim olmayan adi yazılı bir sözleşme ile verilmesinin avukatlık mesleği yapan biri için hayatın olağan akışına uygun olmadığı, dosyada mevcut sanık tarafından açılan alacak davasında katılan vekili tarafından verilen 29.05.2006 havale tarihli cevap dilekçesinde, suça konu belgenin sahteliğinin ileri sunulmuş olması, katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı beyanları ve bu beyanları destekler nitelikteki tanık anlatımları, alınan adli tıp ve bilirkişi raporlarında "...belge yazılarının evvelce mevcut imzadan faydalanılarak tanzim edilmiş olduğunun.." rapor edilmiş olması ile tüm dosya kapsamına göre; sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, bu halde sanığın sahte olarak oluşturduğu belgeyi kamu kurumu olan icra dairesini aracı kılmak suretiyle katılandan haksız menfaat elde etmeye teşebbüs ettiği, bu surette sanığın teşebbüs halinde TCK'nin 158/1-d maddesinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarını araç olarak kullanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyeti yerine yetersiz gerekçe ile beraatine hükmedilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekili ile Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi gereğince, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla