Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2023/2411 E. , 2024/2175 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/6535 Değişik iş SUÇ : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmay
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2023/2411 E. , 2024/2175 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/6535 Değişik iş SUÇ : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığının 09.11.2021 tarihli ve 2021/70160 Soruşturma, 2021/158695 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii ... 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 18.01.2022 tarihli ve 2021/6535 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 18.01.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 31.03.2023 tarihli ve 2022/31073 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40777 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının,17.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40777 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki şartlar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Somut olayda, müştekinin kendisinin ve arkadaşlarının üniversiteye yerleştirilme vaadiyle kandırılarak sözleşmeler imza ettirilmesi ve iradelerinin fesata uğratılmak suretiyle şüpheliye ödemeler yapılması nedeniyle dolandırıldığı iddiasıyla şikayetçi olması üzerine yapılan soruşturma sonunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca olayın hukuki ihtilaf kapsamında kaldığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerektiği, müştekinin şüphelinin kendisini ve tanık olarak gösterdiği kişileri kamu görevlileri ile ilişkisi olduğundan bahisle bir işin gördürüleceği vaadiyle kandırıp para tahsil ettiği iddiaları karşısında ve de sözleşmelerde kaparo adı altında ödemelerin alındığı anlaşılmakla alınan bu paraların şüphelinin kamu görevlileriyle ilişkisi olduğu vaadiyle müştekiyi aldatıp, kendi lehine maddi menfaat elde etmesi eylemine ilişkin olduğunun sübutu halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/2. maddesini kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturacağı nazara alındığında müştekinin iddialarının araştırılması için şikayet dilekçesinde bildirilen tanıkların dinlenilmesinden sonra şüphelilerin hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken, belirtilen nedenlerle yapılan eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; suç tarihinde şüphelilerden ...'in Anatolia Eğitim Kurumları Danış. Yay. Kır. İnş. Gıda Tur. A.Ş.'nin yetkilisi, şüpheli ...'in ise genel koordinatörü olduğunun, şüpheli ...'in Yüksek Öğretim Kurulu'nda tanıdıkları olduğunu ve vakıfları adına tanınan özel kontenjandan şikâyetçi ve arkadaşlarını faydalandırabileceğini söylemesi üzerine, İran İslam Cumhuriyeti vatandaşı olan şikâyetçinin kendisi ve arkadaşları adına şüpheliler ile para karşılığında Türkiye'de istedikleri üniversiteye yabancı uyruklu öğrenci kontenjanından yerleştirilebilecekleri hususunda sözleşme yaptıklarının, bu sözleşmeye istinaden kapora olarak şikâyetçi tarafından her bir öğrenci için ayrı ayrı şüpheli ...'e ödeme yapıldığının, buna karşılık şüphelinin şikâyetçiyi oyaladığının ve talep ettikleri üniversitelere yerleştirilmelerinin de mümkün olmadığının iddia olunması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında; adlarına şikâyetçi tarafından şüpheli ...'e ödeme yapılan ..., ... ...... ...ve ...nin olayla ilgili beyanlarına başvurulması, adı geçen Anatolia Eğitim Kurumları Danış. Yay. Kır. İnş. Gıda Tur. A.Ş.'nin suç tarihindeki ortak ve yetkililerinin tespit edilmesi, taraflar arasında devam eden ... 28. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/352 Esas ile benzer bir olaya ilişkin olarak yürütülen ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/197 Esas sayılı dosyalarının akıbetlerinin araştırılması, mümkün olması halinde bu dosyaların getirtilerek incelenmesi, soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesinden sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, "...taraflar arasındaki uyuşmazlığın sözleşme hukukundan kaynaklanan hukuki nitelikte uyuşmazlık olduğu, soruşturmaya konu olayda nitelikli dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının bulunmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 18.01.2022 tarihli ve 2021/6535 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2024 tarihinde karar verildi.