Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2023/2456 E. , 2024/10872 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/174 E., 2015/72 K. SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2023/2456 E. , 2024/10872 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/174 E., 2015/72 K. SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Şikâyetçi Denizbank A.Ş.'nin, sanıkların üzerine atılı suçlar yönünden suçtan zarar gören sıfatı olmadığından temyize hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşılmıştır. Temyizin kapsamına göre yapılan ön inceleme neticesinde; sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden Cumhuriyet savcısının hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve Bilişim Sistemlerinin, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Şikâyetçi Denizbank A.Ş. Vekilinin Temyiz Talebinin İncelenmesinde: Sanıklara yüklenen suçlardan, doğrudan doğruya zarar görmeyen şikâyetçi Denizbank A.Ş.'nin kamu davasına katılma ve hükümleri temyiz etme hakkının bulunmadığı; usulsüz olarak verilen katılma kararının hükümleri temyiz etme yetkisi vermeyeceği anlaşıldığından; şikâyetçi banka adına vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II. Sanık ... hakkında Bilişim Sistemlerinin, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Cumhuriyet Savcısının Temyiz Talebinin İncelenmesinde: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106/3. maddesinde 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilerek yapılan incelemede; A) 5237 sayılı Kanun'un 158/1. maddesinin (e), (f) (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52. maddesi uyarınca, 20-100,00 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin, 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f. maddesi gereğince temel ceza belirlenirken önce suçtan elde olunan haksız menfaat dikkate alınmaksızın, gün adli para cezası belirlenip indirimler yapıldıktan sonra doğrudan suçtan elde olunan haksız menfaat miktarının iki katı tutarında adli para cezası belirlenmesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini, B) UYAP üzerinden yapılan incelemede; sanık hakkında tekerrüre esas alınan Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2013 tarihli ve 2012/1064 Esas, 2013/455 Karar sayılı ilamının, suç tarihinden sonra Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 12.09.2017 tarihli ve 2015/2025 Esas, 2017/6149 Karar sayılı düzeltilerek onama kararı neticesinde kesinleştiği ve sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas başka sabıkasının bulunmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 58/1. maddesine aykırı olarak sanık hakkında suç tarihinden sonra kesinleşen ilam esas alınarak tekerrür hükümlerinin uygulanması, Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz istemi bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının adli para cezasına ilişkin bölümünden "5 tam gün", "4 tam gün ", "4 tam gün" , "80,00 TL" ibareleri ile (5) numaralı paragraf tamamen çıkartılarak ilgili yerlerine sırasıyla ''1120 gün", "933 gün", "933 gün" ve "18.660,00 TL" ibarelerinin eklenmesi, tekerrüre ilişkin (7) numaralı paragrafın hükümden tamamen çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek, adli para cezasının ödenmemesi durumunda 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereği Mahkemece belirlenen 4 gün üzerinden hapse çevrilmesi hususunun infaz aşamasında gözetilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2024 tarihinde karar verildi.