Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2023/3105 E. , 2024/2599 K. "İçtihat Metni" , MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/2551 Değişik iş ŞİKÂYETÇİ : ... ŞÜPHELİ : ... SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanl
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2023/3105 E. , 2024/2599 K. "İçtihat Metni" , MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/2551 Değişik iş ŞİKÂYETÇİ : ... ŞÜPHELİ : ... SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Divriği Cumhuriyet Başsavcılığının 05.09.2022 tarihli ve 2022/455 Soruşturma, 2022/371 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Sivas 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 19.09.2022 tarihli ve 2022/2551 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 19.09.2022’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.05.2023 tarihli ve 2022/28159 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.06.2023 tarihli ve KYB-2023/55653 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.06.2023 tarihli ve KYB-2023/55653 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre; mercii Sivas 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 19/09/2022 tarihli ve 2022/2551 değişik iş sayılı kararının gerekçe kısmında; itiraza konu Divriği Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 05/09/2022 tarihli ve 2022/455 soruşturma, 2022/371 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın tarih ve sayıları doğru olarak belirtilmiş ise de, soruşturmaya konu olan maddi olaydan ve dolandırıcılık iddiasından farklı konudaki maddi olay ile yaralama ve tehdit iddiaları üzerinden açıklama yapıldığının anlaşılması karşısında, söz konusu açıklamaların itiraz konusu olay ile bir ilgi ve alakasının olmaması sebebiyle esasen anılan mercii kararının gerekçesiz olarak düzenlenmiş olduğu nazara alındığında; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/1, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34/1 ve 230/1-c maddeleri uyarınca, mahkeme veya hakimlik kararlarının denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, gerekçede iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin açık olarak belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, Anayasa ve 5271 sayılı Kanun'un amir hükümlerine aykırı şekilde gerekçesiz karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 3. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın gerekçeli olarak reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle bu hususu açıkça belirtmek suretiyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 4. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 inci maddesinin üçüncü fıkrasında;"Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.", 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin birinci fıkrasında; "Hâkim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy dahil, gerekçeli olarak yazılır. Gerekçenin yazımında 230 uncu madde göz önünde bulundurulur. Kararların örneklerinde karşı oylar da gösterilir.", aynı Kanun'un 230 uncu maddesinin birinci fıkrasında; "(1) Mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde aşağıdaki hususlar gösterilir: a) İddia ve savunmada ileri sürülen görüşler. b) Delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi; bu kapsamda dosya içerisinde bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi...", 232 nci maddesinin altıncı fıkrasında; "Hüküm fıkrasında, 223 üncü maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir." ve yine aynı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasında da; "Temyiz dilekçesi veya beyanında gösterilmiş olmasa da aşağıda yazılı hâllerde hukuka kesin aykırılık var sayılır:...g) Hükmün 230 uncu madde gereğince gerekçeyi içermemesi. .." hükümlerinin yer aldığı belirlenmiştir. 5. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; dolandırıcılık iddiasına ilişkin başlatılan soruşturma kapsamında, Divriği Cumhuriyet Başsavcılığının 05.09.2022 tarihli ve 2022/455 Soruşturma, 2022/371 Karar sayılı kararı ile "...tüm dosya kapsamı ve müştekinin sunmuş olduğu mesajlaşma içerikleri birlikte incelendiğinde, şüphelinin müştekiyi evlenme vaadiyle kandırmak suretiyle hileli hareketlerle müştekiyi aldatıp müştekinin zararına ve kendisine yarar sağlamak suretiyle üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediğine dair iddiaların soyut müşteki beyanından öteye gitmediği, şüphelinin üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak somut bir delil elde edilemediği hususları ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi göz önünde bulundurulduğunda, şüphelinin üzerine atılı suçu işlediğine dair yeterli delil elde edilemediği..." gerekçesiyle verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, şikâyete konu dolandırıcılık suçuna ilişkin bir değerlendirme yapılması gerekirken, Sivas 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 19.09.2022 tarihli ve 2022/2551 Değişik İş sayılı kararı ile "...tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar müşteki ile şüphelinin 17/04/2022 günü önce sözlü bir tartışma yaşadıkları ve sözlü tartışmanın kavgaya dönüşmesi neticesinde tarafların yaralandıkları sabit ise de şüphelinin olay sonrasında müştekiyi tehdit ettiğine ve müştekinin araç bilgilerini benzin istasyonlarına dağıtmak suretiyle müştekiyi aradığına dair dosyada somut bir delil bulunmadığı, müştekinin söz konusu iddialarının soyut beyandan öteye gitmediği ve ayrıca şüphelinin müştekiyi anlatılan şekilde tehdit ettiğine dair dosyada her türlü şüpheden uzak somut bir delil bulunmadığı gerekçesiyle 05/09/2022 tarihli ve 2022/455 Soruşturma, 2022/371 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmüş ve takipsizlik kararındaki gerekçeye istinaden verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla itirazın reddine karar vermek gerekmiştir..." denilmek suretiyle Anayasanın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin birinci fıkrası ile aynı Kanun'un 173 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının amir hükümlerine aykırı ve dosya kapsamıyla uyumlu olmayacak biçimde karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Sivas 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 19.09.2022 tarihli ve 2022/2551 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2024 tarihinde karar verildi.