İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2023/3730 Karar: 2024/11883 Tarih: 2024

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/3730 K.2024/11883

11. Ceza Dairesi 2023/3730 E. , 2024/11883 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istem

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2023/3730 E. , 2024/11883 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istem

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2023/3730 E. , 2024/11883 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A-Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden Sanığın eyleminin, aynı zamanda 5237 sayılı TCK'nin 158/1-f maddesine de uyduğu, bu şekilde tek eylemle TCK'nin 158/1-d ve 158/1-f maddelerini ihlal ettiği anlaşılmakta ise de, sanık hakkında alt hadden uzaklaşılarak ceza hükmü kurulduğundan, eksiklik sonuca etkili olmadığından ve aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış;5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık ile Cumhuriyet savcısının diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; 5237 sayılı Kanun'un tekerrür hükümlerinin uygulandığı 58. madde uygulamasında tekerrüre esas alınan ilamın esas numarasının yanlış gösterilmesi, Yasaya aykırı, sanık ile Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK‟nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında tekerrür hükümlerinin uygulandığı paragraftan ''2008/492'' ibaresinin çıkarılarak yerine ''2008/432' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B-Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden Sanık ...'un, hakkında soruşturma evrakı tefrik edilen meçhul şüpheli ile birlikte, katılan ... ile tanık Emin'in nüfus cüzdanının fotokopisini, katılan ... hakkında düzenlenmiş gözüken sahte sağlık kurulu raporunu ve temyiz dışı meçhul şüpheli, katılan ... tarafından vekil tayin edildiğine ilişkin Nazilli 4. Noterliğinde düzenlenmiş gibi gözüken sahte vekaletname kullanması şeklinde gerçekleşen eyleminde, noter belgesinin kanun hükmü gereği aksi sabit oluncaya kadar geçerli resmi belge olması nedeniyle, sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun 5237 sayılı TCK'nin 204/1-3. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu ve bu suçun Kanun‘un 66/1-d ve 67/4. maddeleri uyarınca 15 yıllık asli ve 22 yıl 6 aylık uzatılmış zamanaşımı sürelerine tabi olup temyiz inceleme tarihi itibarıyla zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla, bu hususta Tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. 1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarih ve 232/250 sayılı kararında açıklandığı üzere, fotokopi niteliğinde olup aslı mevcut olmayan belgenin hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olmadığı ve aldatıcılık niteliği bulunmadığı; somut olayda, sanık ile iştirak halinde bulunan ve kendisini ... olarak tanıtan meçhul şahsın, suça konu belgelerin fotokopilerini ilgili banka şubesine verdiği, asıllarının mevcut bulunmadığı, bu sebeple resmi belgede sahtecilik suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkumiyetine hükmedilmesi, 2. Kabule göre de; a.Suçta kullanılan noter vekaletnamesinin "kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge" olduğu ve TCK'nin 204/3. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini, b.5237 sayılı Kanun'un tekerrür hükümlerinin uygulandığı 58 inci maddesi uygulamasında tekerrüre esas alınan ilamın esas numarasının yanlış gösterilmesi, c.5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ile Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi gereğince, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,17.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla