Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2023/3868 E. , 2023/9674 K. "İçtihat Metni" İ T İ R A Z MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2008/334 E., 2011/575 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet EK KARAR : Temyiz isteminin reddi İTİRAZA KONU KARAR: Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 10.03.2014 tarihli ve 2014/1202 Esas, 2014/43
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2023/3868 E. , 2023/9674 K. "İçtihat Metni" İ T İ R A Z MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2008/334 E., 2011/575 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet EK KARAR : Temyiz isteminin reddi İTİRAZA KONU KARAR: Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 10.03.2014 tarihli ve 2014/1202 Esas, 2014/4308 Karar İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 10.03.2014 tarihli ve 2014/1202 Esas, 2014/4308 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.07.2023 tarihli ve KD-2023/69451 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği sanıklar lehine itiraz başvurusu üzerine dava dosyası Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Sanığın yokluğunda verilen hükmün, dosyada bilinen en son adresi olan sorguda beyan ettiği adresine çıkartılan ve iade edilen tebligattan sonra MERNİS adresine Tebligat Kanunun 21/2. maddesi uyarınca tebliğ yapılması, bunun mümkün olmaması halinde ilanen tebligat yapılması yerine, daha önce adli mercilerce sorguda beyan ettiği adrese usulüne uygun tebligat yapılmamış olmasına rağmen 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. maddesine göre 23.12.2011 tarihinde yapılan tebligatın usulsüz olduğu gözetilerek sanığın öğrenme üzerine 20.04.2012 tarihli temyiz talebinin süresinde olduğunun kabulü ile mahkemenin 07.06.2012 tarihli ek kararının kaldırılmasına ve sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen olağanüstü dava zamanaşımı süresinin suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleşmesi nedeniyle kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine kararı verilmesi gerektiği talebine ilişkindir. II. GEREKÇE 1. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10 ve 35 inci maddelerinde yer alan düzenlemeler uyarınca; öncelikle sanığın bilinen en son adresine tebligatın çıkarılması, önceki adresine tebliğ yapılamaz ise bu defa sanığın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi olup olmadığının araştırılması, MERNİS adresinin tespiti halinde 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesine göre tebliğ yapılması, MERNİS adresinin olmadığının tespiti hâlinde ise bu duruma ilişkin kayıt dosya içerisine alındıktan sonra, kendisine daha önce kanuni usullere göre tebligat yapılmış olması şartı ile aynı adrese anılan Kanun'un 35 inci maddesine göre tebligat yapılması gerektiği gözetildiğinde; somut olayda sanığın yokluğunda verilen hükme ilişkin tebligatın, sorgusunda bildirdiği adres yerine doğrudan MERNİS adresine tebligat yapılması, tebliğ edilemeden iade gelmesi üzerine aynı adrese 7201 sayılı Kanun'un 35 inci maddesine göre tebliğ yapılması usulsüz olup sanığın temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. 2. Bakırköy 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2012 tarihli ve 2008/334 Esas, 2011/575 Karar sayılı temyiz isteminin reddine dair ek kararının Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 10.03.2014 tarihli ve 2014/1202 Esas, 2014/4308 Karar sayılı kararı ile onanması suretiyle kovuşturma aşamasının sona erdiği ve ceza zamanaşımının işlemeye başladığı, bu suretle Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 10.03.2014 tarihli ve 2014/1202 Esas, 2014/4308 Karar sayılı onama kararı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabul edildiği tarih aralığında dava zamanaşımı süresinin durduğu, bu nedenle temyiz inceleme tarihi itibarıyla dava zamanaşımının dolmadığı belirlenmekle gereği düşünüldü: Sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçunun, hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamına alındığı anlaşıldığından, uzlaştırma işlemleri için gereğinin yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 10.03.2014 tarihli ve 2014/1202 Esas, 2014/4308 Karar sayılı onama ilâmının KALDIRILMASINA, 3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2012 tarihli ve 2008/334 Esas, 2011/575 Karar sayılı temyiz isteminin reddine dair ek kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden ek kararın KALDIRILMASINA, 4. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.11.2011 tarihli ve 2008/334 Esas, 2011/575 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.12.2023 tarihinde karar verildi.