Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2023/4881 E. , 2025/11540 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3897 E. 2023/2573 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : İstinaf başv
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2023/4881 E. , 2025/11540 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3897 E. 2023/2573 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Manisa 5.Ağır Ceza Mahkemesinin 13.09.2022 tarihli ve 2021/183Esas ve 2022/240 Karar sayılı ilamı ile; sanıkların katılana yönelik eylemleri nedeniyle; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi, son fıkrası, 158 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52, 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı 6'şar yıl hapis ve 111'er gün (2.220,00 TL) adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 06.06.2023 tarihli ve 2022/3897 Esas, 2023/2573 Karar sayılı kararıyla hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ...'in temyiz talebi, suç tarihinde şirket ile bir ilişkisi bulumadığına ilişkindir. 2.Sanık ...'ün temyiz talebi, tarafları aynı olan başka bir dosyada hakkında beraat kararı verildiğine,kendisini ifade etmekte güçlük çektiğine,müdafii tutacak durumu olmadığına,atılı suç yönünden kastının bulunmadığına ilişkindir. 3.Sanıklar ... ve ... müdafiinin sanıklar yönünden atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE Kabul edilebilir temyiz başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.05.2022 tarihli, 2022/2-155 Esas ve 2022/321 Karar sayılı kararı ile, herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın artırım yapılmasını zorunlu kılan suçun nitelikli hâlleri nedeniyle yapılan yargılamalarda, cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması halinde adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, sanıklara istemleri olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca müdafi atanması gerektiği nazara alındığında; Somut olayda, kovuşturma aşamasında, sanıkların sorgularının yapılması, TCK'nin 158/3. maddesinin uygulanması ihtimaline karşı ek savunma hakkı verilmesi, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasına karşı diyeceklerinin sorulması gibi esasa etkili işlemler sırasında kendilerinin seçtiği bir müdafii hazır bulunmadığı gibi 5271 sayılı CMK'nin 156. maddesi gereğince sanıklara resen bir müdafii de tayin edilmediği, kendilerine isnat edilen üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından 5237 sayılı CMK'nin 158/1-L-son bentleri uyarınca dört yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü, suçun üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle aynı Kanun’un 158/3. maddesine göre herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın yarı oranda artırım yapılmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda, üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından Kanunda öngörülen cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması dikkate alındığında adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı CMK'nin 150/3. maddesi uyarınca sanıklara müdafii atanması sağlanıp yargılamasının yapılarak bundan sonra eylemlerinin ve hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunmasına rağmen bu hususun gözardı edilmesi, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır. IV. KARAR Başkaca yönleri incelenmeyen, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 06.06.2023 tarihli ve 2022/3897 Esas, 2023/2573 Karar sayılı kararının gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manisa 5.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY 5271 Sayılı CMK'nın 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Yasa'nın 21. maddesiyle değişik 150.maddesinin 2.fıkrası: "Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malül veya sağır veya dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafii görevlendirilir." 3.fıkrası ise : "Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." hükmünü ihtiva etmektedir. Cezada artırım maddelerinin sanığa müdafii atanması hususunda nazara alınması gerektiğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Sanık hakkında TCK'nın 158/1-L, 158/3.maddeleri uyarınca mahkumiyet hükmü kurulmuş olup, temel cezanın belirlendiği TCK'nın 158/1-L maddesinde öngörülen temel ceza 3 yıldan 10 yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.11.2016 tarih ve 950-436 Esas Karar, 03.12.2020 tarih ve 2018/270 Esas, 2020/498 Karar; 05.11.2020 tarih ve 2018/153 Esas, 2020/446 Karar, 19.11.2020 tarih ve 2018/441 Esas, 2020/468 Karar sayılı kararlarında yalnızca temel cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektirip gerektirmeyeceğinin gözetilmesi ayrıca artırım maddelerinin CMK'nın 150/3.maddesinin uygulamasında dikkate alınmayacağına karar verilmiştir. CMK'nın 5560 sayılı Yasa ile değişik 150/3.maddesi ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun yukarıda tarih ve sayıları belirtilen kararları birlikte değerlendirildiğinde: Kanun'un bu maddesi uyarınca zorunlu müdafii görevlendirilmesinin yalnızca temel ceza yönünden alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmalar ile sınırlı olduğu ve bu sürenin belirlenmesinde artırım maddelerinin hesaba alınmayacağı görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun TCK'nın 158/3.maddesi uyarınca cezada yarı oranında artırım yapılması sonucu cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması nedeniyle zorunlu müdafii görevlendirilmesi gerektiğine ilişkin gerekçenin kararına katılmak mümkün bulunmamıştır.