İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/1729 Karar: 2024/11128 Tarih: 2024

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/1729 K.2024/11128

11. Ceza Dairesi 2024/1729 E. , 2024/11128 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçele

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/1729 E. , 2024/11128 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçele

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/1729 E. , 2024/11128 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle ve sanıkların duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.02.2018 tarihli ve 2017/318 Esas, 2018/47 Karar sayılı kararı ile sanıkların dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir. 2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 08.05.2019 tarihli ve 2018/812 Esas, 2019/500 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile duruşma açılarak yapılan inceleme sonucunda 5271 sayılı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile, sanıkların dini inanç ve duygularının istismar edilmesi; kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri, 62, 52 ve 53. maddeleri uyarınca 2'şer yıl 6'şar ay hapis ve 16.660,00'ar TL adli para cezalarıyla cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; mahkûmiyet hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, olayın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğuna ilişkindir. 2.Sanıkların temyiz istekleri; Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna, atılı suçu işlemediklerine, suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, delillerin takdirinde hata edildiğine, beraatlerine karar verilmesi talebine ilişkindir. III. GEREKÇE 1.5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip, sanıkların sübut bulan eylemlerinin, dini inanç ve duygularının istismar edilmesi; kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarını oluşturduğu yönünde vicdani kanıya ulaşan Bölge Adliye Mahkemesinin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısı ile sanıkların temyiz istemleri yerinde görülmemiş Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararında Cumhuriyet savcısı ile sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla