İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/1755 Karar: 2024/12675 Tarih: 2024

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/1755 K.2024/12675

11. Ceza Dairesi 2024/1755 E. , 2024/12675 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.09.2022 tarihli ve 2020/120426 Soruşturma, 2022/63098 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın, sıfat yokluğu nedeniyle usulden reddine ilişkin mercii İz

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/1755 E. , 2024/12675 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.09.2022 tarihli ve 2020/120426 Soruşturma, 2022/63098 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın, sıfat yokluğu nedeniyle usulden reddine ilişkin mercii İz

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/1755 E. , 2024/12675 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.09.2022 tarihli ve 2020/120426 Soruşturma, 2022/63098 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın, sıfat yokluğu nedeniyle usulden reddine ilişkin mercii İzmir 7. Sulh Ceza Hakimliğinin, 17.01.2023 tarihli ve 2022/6567 Değişik İş sayılı kararına yönelik şikâyetçi vekilinin itirazı, İzmir 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 03.04.2023 tarihli ve 2023/1972 Değişik İş sayılı kararı ile reddedilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 15.01.2024 tarihli ve 2023/13477 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.02.2024 tarihli ve KYB-2024/9293 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.02.2024 tarihli ve KYB-2024/9293 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet Savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, 28/07/2016 tarihinde işlendiği iddia olunan nitelikli dolandırıcılık suçunun şüphelilerinin ..., Ferhat Özmen ve Harun Tural, müştekisinin ise Rabia Nalan Adaçoğlu olduğu nitelikli dolandırıcılık nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 05/04/2017 tarihli ve 2016/66742 soruşturma, 2017/11834 esas, 2017/1338 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı ve davanın İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/340 esasına kaydedilerek yargılamanın devam ettiği, Anılan dosyanın sanığı Ferhat Özmen'in, Gaziosmanpaşa 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/02/2018 tarihli talimat yolu ile alınan ifadesinde, çalıştığı iş yerinin orada bulunan şoförlerin yanında kahya olarak bulunan ... ile tanıştığını, bir gün kendisini telefonla arayarak banka işleri olduğunu, bahis işlerinden gelecek para olduğunu, ancak sabıkalı olması sebebiyle hesaplarını kullanamadığını, kendisinin hesabına para yatırılmasını istediğini, kenisinin de bu teklifi kabul ettiğini, önce Kuveyttürk bankasına gittiklerini, burada Mustafa isimli bir şahsın kendisine eşlik ettiğini, daha sonra halkbankasına gittiklerini, her iki bankada da tanımadığı başka insanlar olduğunu, para çekme işleri bittikten sonra ... ve ... isimli şahısların cebine 300,00 Türk lirası koyduğunu beyan etmesi üzerine, ... vekilinin ilgililer hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunduğu anlaşılmakla, ...'un somut olayda şüpheliler hakkında yürütülecek soruşturma sonucuna göre halen yargılandığı davadaki hukuki durumunun etkileneceği ve olayda suçu kendisinin işlemediği, anılan şüphelilerin işlediği iddiası nedeniyle suçtan zarar gören kişi olduğu ve anılan karara karşı itiraz etme hakkı bulunduğu anlaşılmakla, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın esası hakkında bir değerlendirme yapılması gerekirken, yazılı şekilde itirazın usulden reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir...“ şeklinde düzenlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun'un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 3. 5271 sayılı Kanun'un "Karar" başlıklı 271/4. maddesinde; "Merciin, itiraz üzerine verdiği kararları kesindir; ancak ilk defa merci tarafından verilen tutuklama kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir." denilmektedir. 4. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun, 12.04.2016 tarihli ve 2014/11-830 Esas, 2016/185 Karar sayılı kararında "suçtan zarar gören" kavramı ile ilgili olarak; "...öğretide davaya müdahale ile ilgili olarak “suçtan zarar gören” kavramının sınırları saptanırken, kesinlik taşıyan bir ölçüte ulaşılamamış, ancak hakime yol gösterici nitelikte bazı ilkeler ortaya konulmuştur. O halde, bu sınırları belirlerken hakimin, “haklı çıkar” ve “cezalandırma konularındaki psikolojik durumu” iyi değerlendirmesi gerekmektedir. (Erdener Yurtcan, Ceza Yargılaması Hukuku, Beta Yayınevi, 12.Bası, İstanbul, 2007, s.211 vd.) Çeşitli yargısal kararlarda da vurgulandığı üzere hakim, bir olayda suçtan zarar göreni belirlerken, sanığa yüklenilen ve cezalandırılması istenilen fiille haklı bir çıkarı zedelenen kişinin ceza kovuşturması konusundaki isteğini göz önünde tutmak ve bu haklı görüldüğünde kişiye suçtan zarar görme niteliği tanımak durumundadır. (Ceza Genel Kurulunun 29.6.1992 gün ve 176-201, 11.4.2000 gün ve 64-69, 15.07.2008 gün ve 95-195 sayılı kararları) Görüldüğü gibi, gerek yargısal kararlarda gerekse öğretide, katılma için aranan ve hakimin değerlendirmesi gereken keyfiyet, “haklı çıkarın zedelenmesi” ve “cezalandırma konularındaki psikolojik durum”dur. Öte yandan katılmanın sübjektif şartlarından biri de katılanın yargılama konusu suçu işlememiş olmasıdır. Suçu işleyen veya işlenmesine iştirak eden bir kişinin o suçla ilgili ceza muhakemesinde katılan sıfatını alabilmesi mümkün değildir. Bu, Latince "nemo auditur propriam turpitudinem allegans" olarak ifade edilen "kimse kendi ayıbından yararlanamaz" ilkesinin gereğidir. Ancak bir kişinin suçtan zarar gören olup olmadığı o suçla ilgili yargılama neticesinde ulaşılan sonuca göre değil iddianamede gösterilen fiilin sabit olduğu ve suç teşkil ettiği varsayımına göre potansiyel olarak belirlenmelidir..." şeklindeki tespitlere yer verilmiştir. 5. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüpheliler hakkında atılı suçtan verilen İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.09.2022 tarihli ve 2020/120426 Soruşturma, 2022/63098 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına yönelik şikâyetçi ... vekili tarafından itirazda bulunulması üzerine, itirazın sıfat yokluğu nedeniyle usûlden reddine dair merci İzmir 7. Sulh Ceza Hakimliğinin, 17.01.2023 tarihli ve 2022/6567 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun'un 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması nedeniyle, bu karara yönelik itirazın reddine dair ihbarnameye konu İzmir 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 03.04.2023 tarihli ve 2023/1972 Değişik İş sayılı kararının, hukuki değerden yoksun olduğu ve bu itibarla kanun yararına bozma konusu yapılamayacağı belirlenmiştir. Bununla birlikte, 5271 sayılı Kanun'un 173/1. maddesine göre, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yalnızca suçtan zarar görene itiraz hakkı tanındığı ve yukarıda belirtilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun, 12.04.2016 tarihli ve 2014/11-830 Esas, 2016/185 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, "bir suçu işleyen veya işlenmesine iştirak eden kişinin o suçla ilgili ceza muhakemesinde katılan sıfatını alabilmesi mümkün değildir." şeklindeki değerlendirme uyarınca, aynı olayla ilgili olarak İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2017/420 Esas sırasında yargılanan şikâyetçinin, şüphelilerin üzerine atılı suçtan doğrudan zarar görmediği anlaşıldığından, şüpheliler hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı itiraz hakkı bulunmayıp, itirazın sıfat yokluğu nedeniyle usûlden reddine dair İzmir 7. Sulh Ceza Hakimliğinin, 17.01.2023 tarihli ve 2022/6567 Değişik İş sayılı kararında da herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE Şüphelilerin üzerine atılı suçtan doğrudan zarar gören Rabia Nalan Adaçoğlu'na kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın tebliğ edilmesinin gerektiği anlaşılmakla, belirtilen husus yönünden müteakip işlemlerin mahallinde takdir ve ifasına, Soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,04.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla