Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/242 E. , 2026/3095 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1134 E., 2023/953 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan red Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetki
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/242 E. , 2026/3095 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1134 E., 2023/953 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan red Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24/03/2022 tarihli kararı ile; sanık hakkında dolandırıcılık suçundan CMK 223/2-a maddesi gereğince beraat kararı verilmiştir. 2.Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 16/05/2023 tarihli ve 2022/1134 Esas, 2023/953 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle duruşma açılmasına karar verilerek ilk derece mahkemesinin beraat hükmü kaldırılarak 5237 sayılı Kanun'un 157/1, 62, 52/2, 53 üncü maddesi gereğince 10 ay hapis ve 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği, sanığın aşamalardaki yazılı ve sözlü savunmalarının aksine katılan beyanı dışında dosya kapsamında atılı suç isnadını doğrulayacak objektif delil bulunmadığı, isnat edilen suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı, katılanın iddialarının atılı suçlamaya sübut vermediği ve konunun ceza yargılamasını gerektirmeyen tamamen hukuki itilaf mahiyetinde olan alacak verecek meselesine ilişkin olduğu, zira sanığın katılana bu alışverişten kaynaklı senet verdiğini, katılanın bu senetle icra takibi başlattığını, somut olayda sanığın kimlik bilgilerini gizlemediğini, başvurduğu bir hile veya desise söz konusu olmadığı, gerekçenin yeterli olmadığına, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.03.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan ilk derece mahkemesince beraat kararı verilmiş, katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi duruşma açarak beraat hükmünü kaldırmış ve sanığı mahkûm etmiştir. Sanık müdafii, katılan beyanı dışında objektif delil bulunmadığını, senetle icra takibi yapıldığını, sanığın kimliğini gizlemediğini ve olayın hile içermeyen bir alacak-verecek ilişkisi olduğunu savunmuştur.
Hukuki İlke: Dolandırıcılık suçunun oluşumu için failin hileli davranışlarla mağduru aldatması ve yarar sağlaması gerekir; ancak somut olayda mahkemenin delilleri değerlendirerek eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğini ve suç vasfının doğru belirlendiğini kabul etmesi yeterli görülmüştür. TCK'nın 157/1 (temel dolandırıcılık) ve cezada indirim/artırım yönünden 62 ve 52/2. maddeleri uygulanmıştır.
Uygulama Sonucu: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması.
Dava Strateji Notu: Hile unsurunun bulunmadığı ve uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu savunması dolandırıcılıkta güçlü bir eksen olmakla birlikte, senet ve icra takibinin varlığı tek başına yeterli değildir; savunma, aldatıcı bir eylem ve baştan itibaren ödememe kastı bulunmadığını gösteren somut delillerle desteklenmeli ve bu husus istinaf duruşmasında ısrarla ortaya konmalıdır.