İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/2971 Karar: 2024/10846 Tarih: 2024

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/2971 K.2024/10846

11. Ceza Dairesi 2024/2971 E. , 2024/10846 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/276 E., 2016/53 K. SUÇLAR : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık, ö

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/2971 E. , 2024/10846 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/276 E., 2016/53 K. SUÇLAR : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık, ö

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/2971 E. , 2024/10846 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/276 E., 2016/53 K. SUÇLAR : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünde Sanığın katılan adına çıkardığı hatların ödenmeyen faturalarının bulunması nedeniyle katılan aleyhine icra takibine başlanıldığı anlaşılmakla, Tebliğname'nin bozma görüşüne iştirak olunmamıştır. Dava dosyasında mevcut abonelik sözleşmesi ekinde katılanın nüfus cüzdanı fotokopisinin bulunması karşısında sanığın, Nüfus Müdürlüğünün maddi varlıklarından olan nüfus cüzdanı fotokopisini kullanmış olması karşısında eylemin 5237 sayılı TCK'nın 158/1-d maddesinde öngörülen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarını taşıdığı gözetilmeden Turkcell GSM firmasının prim karşılığında saha çalışanı olarak faaliyet gösteren sanığın hukuk'i statüsünün tacir veya şirket yöneticisi ya da şirket adına hareket eden kişi veya kooperatif yöneticisi kapsamında kabulü ile 5237 sayılı TCK'nın 158/1-h maddesi gereği hüküm kurulması, sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, II. Sanık Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Sanığın, katılanın kimlik bilgilerini kullanarak bilgi ve rızası dışında GSM hattı aboneliği düzenleme şeklindeki eyleminin; hükümden önce 19.02.2014 tarihli ve 28918 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren ve sanık lehine hükümler içeren 6518 sayılı Kanun'un 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63/10. maddesi ile yaptırıma bağlanan 56/4 maddesindeki; "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz." ve 56/5. maddesindeki; "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz." şeklinde düzenlenen suçun yasal unsurlarını taşıdığı, suç için aynı Kanun'nun 63/10 maddesinde; "Bu Kanunun 56 ncı maddesinin birinci fıkrası hükümlerine aykırı hareket edenler bin günden beş bin güne kadar; ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarına aykırı hareket ederek bu işi bizzat yapanlar elli günden yüz güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır." şeklinde yaptırım öngörüldüğü, suç için öngörülen cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, aynı Kanun'un 67/1-d maddesi uyarınca zamanaşımını kesen son işlemin, inceleme konusu mahkûmiyet hükmü olduğu ve hüküm tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu belirlenmekle hükmün, 1412 sayılı CMUK’un 321/1 maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı süresi nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak DÜŞMESİNE, 30.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla