İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/3133 Karar: 2024/12768 Tarih: 2024

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/3133 K.2024/12768

11. Ceza Dairesi 2024/3133 E. , 2024/12768 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Ceza Dairesinin, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair 30.11.2023 tarihli karar ile resmi belgede sahtecilik suçundan verile

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/3133 E. , 2024/12768 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Ceza Dairesinin, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair 30.11.2023 tarihli karar ile resmi belgede sahtecilik suçundan verile

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/3133 E. , 2024/12768 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Ceza Dairesinin, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair 30.11.2023 tarihli karar ile resmi belgede sahtecilik suçundan verilen temyiz isteminin reddine dair 21.02.2024 tarihli ek kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 1. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Verilen Temyiz İsteminin Reddine Dair Ek Karara Yönelik Temyizin İncelenmesinde Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Ceza Dairesi tarafından ... vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca “5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükme yönelik istinaf kanun yoluna başvurma hakkının bulunmadığı" nedeniyle reddine karar verildiği, bahse konu bu kararın itiraz yoluna tabi olduğu ve itiraz mercii olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Ceza Dairesi tarafından 14.02.2022 tarihinde itirazın reddine karar verildiği, sonrasında da İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Ceza Dairesi tarafından 21.02.2024 tarihli ek kararla ... vekilinin temyiz talebinin reddine karar verildiği, katılan vekilinin de 03.03.2024 tarihinde bu ek kararı temyiz ettiği anlaşılmış ise de; istinaf talebinin reddine ilişkin kararın izah edildiği üzere itiraz kanun yoluna tabi olduğu, mercinin de inceleme yaparak kesin nitelikte bir karar vermesi nedeniyle temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararın hukuki değerden yoksun olduğu tespit edilmiş, dava dosyasının bu yönden incelenmeksizin mahalline iade edilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, bu karar yönünden dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 2. Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık Suçundan Verilen İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine Dair Karara Yönelik Temyizin İncelenmesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.11.2022 tarihli ve 2022/11-436 Esas, 2022/705 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde dolandırıcılık suçunun işlendiği iddia edilen kamu davasında, 01.09.2016 tarihinde kamu kurumundan ihraç edilen sanık yönünden, 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanma alanı bulunmadığı, diğer yandan nitelikli dolandırıcılık suçunun 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince terör amacıyla işlenen ve bu nedenle cezasında artırım yapılması gereken suçlar arasında da sayılmadığı gözetilerek, inceleme konusu dosya bakımından sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin istinaf isteminin esastan reddi kararının temyiz kanun yoluna tabi olup olmadığının belirlenmesinde 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (son) bentlerinin dikkate alınması gerektiği kabul edilerek inceleme yapılmıştır. Yapılan ön inceleme ve yukarıda yer verilen kabule göre, sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu için 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (son) bentlerinde öngörülen cezanın türü ve miktarı dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesi tarafından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca verilen beraat kararının istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin temyiz isteğinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tekirdağ 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,05.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla