İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/3203 Karar: 2025/912 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/3203 K.2025/912

11. Ceza Dairesi 2024/3203 E. , 2025/912 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/24 E., 2022/388 K. SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/3203 E. , 2025/912 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/24 E., 2022/388 K. SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/3203 E. , 2025/912 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/24 E., 2022/388 K. SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu 32. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2022 tarihli ve 2021/24 Esas, 2022/388 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 17.04.2024 tarihli ve 2023/21537 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2024 tarihli ve KYB-2024/46040 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2024 tarihli ve KYB-2024/46040 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Sanığın, müştekinin kimlik ve ehliyet bilgisini kullanarak müşteki adına idari para cezası tutanakları düzenlenmesini sağlayarak yüklenen suçu işlediği olay ile ilgili olarak suç tarihi 02/08/2019 olarak gösterilmiş ise de, 02/08/2019 tarihli tutanağın müştekinin idari yaptırıma konu eylemi gerçekleştirmesi sebebiyle bizzat kendisi tarafından imzaladığı gerçek bir tutanak olduğu, bu tarihin suç tarihi olarak kabulünün mümkün olmadığı, suç tarihinin; sanığın, müştekiye ait sürücü belgesini kullanarak hakkında idari yaptırım cezası uygulanmasına sebebiyet verdiği 21/06/2018 tarihi olduğu gözetilerek yapılan incelemede, 5237 sayılı Kanun'un 58/1. maddesinde yer alan, "Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez." şeklindeki düzenlemeye nazaran, tekerrüre esas alınan İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/02/2018 tarihli ve 2017/77 esas, 2018/17 sayılı kararının kesinleşme tarihinin 22/06/2018 olduğu, bu durumda anılan kararın kesinleşme tarihinin inceleme konusu İstanbul Anadolu 32. Asliye Ceza Mahkemesince yargılaması yapılan suç tarihi olan 21/06/2018 tarihinden sonra olduğu, anılan kararın tekerrüre esas alınamayacağı, Adli sicil kaydına göre de sanık hakkında başkaca tekerrüre esas olabilecek güveni kötüye kullanma suçundan, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/06/2015 tarihli ve 2014/233 esas, 2015/239 sayılı kararıyla verilen mahkumiyet hükmünün, 11/09/2015 tarihinde kesinleşerek 07/03/2016 tarihinde de infaz edildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın üzerine yüklenen suçun 24/10/2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile uzlaşma hükümlerinde yapılan değişiklik neticesinde uzlaşma kapsamına alındığı, mahallinde uzlaştırmaya ilişkin uyarlama yargılaması yapılması gerektiğinden mahkemesine uyarlama yargılaması yapılması hususunda bildirimde bulunduktan sonra sonucuna göre tekerrür hükümlerinin değerlendirilmesi gerekirken, tekerrüre esas olmayan hükmün tekerrüre esas alınmasında isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 2. Sanık tarafından Mahkemeye hitaben sunulan 25.04.2023 tarihli dilekçe ile dosyanın eski hale getirilerek infazın durdurulması ve temyiz hakkının iadesinin talep olunduğu, Mahkemenin 08.05.2023 tarihli ek kararı ile taleplerin reddine karar verildiği ve sanığın ek karara itirazı üzerine, merci İstanbul Anadolu 8. Ağır Mahkemesinin 10.07.2023 tarihi ve 2023/924 Değişik iş sayılı kararı ile eski hale getirme talebini değerlendirme yetkisinin Bölge Adliye Mahkemesinde olduğu belirtilerek, yalnızca infazın durdurulması talebi yönünden itirazın reddine karar verildiği belirlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun'un eski hâle getirme dilekçesi üzerine verilecek karar başlıklı 42. maddesinde; "(1) Süresi içinde usul işlemi yapılsaydı, esasa hangi mahkeme hükmedecek idiyse, eski hâle getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir. (2) Eski hâle getirme isteminin kabulüne ilişkin karar kesindir; reddine ilişkin karara karşı itiraz yoluna gidilebilir. (3) Eski hâle getirme dilekçesi, kararın yerine getirilmesini durdurmaz; ancak, mahkeme yerine getirmeyi erteleyebilir." hükümleri yer almaktadır. 4. Somut olayda; dosyanın 5271 sayılı Kanun'un 42. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bir karar verilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesinin gerektiği, inceleme konusu hüküm yönünden olağan kanun yolu sürecinin tamamlanmadığı anlaşılmıştır. 5. İnceleme konusu hükmün, bu haliyle olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.01.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla