İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/4015 Karar: 2025/909 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/4015 K.2025/909

11. Ceza Dairesi 2024/4015 E. , 2025/909 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/5584 Değişik iş SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Ya

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/4015 E. , 2025/909 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/5584 Değişik iş SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Ya

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/4015 E. , 2025/909 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/5584 Değişik iş SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 30.03.2022 tarihli ve 2022/18938 Soruşturma, 2022/23196 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İzmir 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 15.11.2022 tarihli ve 2022/5584 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 15.11.2022’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 03.07.2024 tarihli ve 2024/2756 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/76461 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/76461 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki ... vekilinin şikayet dilekçesinde özetle; sistem stok kayıtlarında, İstinye Park ... mağazasında gözüken ancak 14/12/2021 tarihinde yapılan sayımda mağazada bulunmadığı anlaşılan Samsung marka üç adet akıllı saat ile ilgili olarak yapılan araştırmada, şirket personelinin ürünleri o dönem saha müdürü pozisyonunda görev yapmakta olan ... isimli şirket çalışanına teslim ettiklerini beyan ettiklerini, ...'ın ise önce ürünleri teslim aldığını ve merkez ofise teslim ettiğini daha sonra da hatırlamadığını ifade ettiğini, merkez ofisin kamera kayıtları incelendiğinde ise ... isimli çalışan tarafından teslim edilen herhangi bir ürün torbası olmadığının saptandığını beyan ederek şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, şüpheli/lerin ifadesi alınmadan ve herhangi bir soruşturma işlemi yapılmadan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca söz konusu şikayetin hukuki ihtilaf kapsamında kaldığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; mağaza kayıtlarının incelenmesi, ilgili mağaza çalışanlarının ifadelerinin alınması, olaya ait kamera kayıtları varsa tespitine çalışılması ile olayın aydınlatılmasına yarar sair delillerin toplanması sonrasında yapılacak inceleme sonucuna göre şüpheli/lerin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi şirket bünyesinde 14.12.2021 tarihinde ... tarafından yapılan sayımda, mağaza sisteminde yer alan 3 adet Samsung marka akıllı saatin fiziksel stoklarda yer almadığının tespit edildiğinin, mağaza personeline sorulduğunda, o dönem saha müdürü pozisyonunda görev alan ...'a teslim ettiklerini söylediklerinin, bu kişiye ürünlerin akibeti sorulduğunda ise, önce ürünleri alarak merkez ofise teslim ettiğini belirttiğinin, ancak merkez ofisin kamera kayıtları incelendiğinde, buna ilişkin bir belirleme bulunamaması üzerine, bu kez ...'ın, ürünleri alıp almadığını hatırlamadığını sözlü olarak beyan ettiğinin, mağazada bulunan kamera kayıtlarından da herhangi bir tespit yapılamadığının, suça konu eylemin şirket çalışanlarınca gerçekleştirilmiş olabileceğinin, bununla birlikte; akıllı telefonların da kaybolduğunun ve bu hususa ilişkin ayrıca şikayet dilekçesi verildiğinin iddia olunması karşısında; ... ve ... ile suç tarihinde mağazada çalışanların açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek beyanlarına başvurulması, stok eksikliğine ilişkin gerekirse şirkete ait defter, belge ve kayıtların getirtilerek konusunda uzman bilirkişiden rapor alınması, merkez ofisin kamera kayıtlarının incelenmesi, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz dilekçesinde; aynı mağazada kaybolan akıllı telefonlara ilişkin soruşturmanın, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/18932 Soruşturma sayılı dosyası ile yürütüldüğü ve bu dosyada bir kısım şüphelilerin tespit edildiği belirtildiğinden, ilgili soruşturma dosyasının getirtilerek incelenmesi, mümkünse birleştirme hususunun düşünülmesi, değilse bu dosyası ilgilendiren delillerin onaylı bir suretinin dosya arasına alınması, sonucuna göre somut olayda suç ve suç unsurunun bulunup bulunmadığının tayin ve takdir edilmesi gerekirken; "...müşteki firma yetkililerinin vaki şikayete konu beyan, delil ve belgelerinin tespiti amacı ile kolluk kuvvetlerine yazı yazılarak olayın ayrıntılı bir şekilde araştırılmasının istenmesine karşın; müşteki firma yetkililerinin kolluk ısrarlı beyanlarına karşın ilgili birime gitmediklerinin anlaşıldığı, tüm dosya kapsamı incelendiğinde; şikayete konu eşyaların, müşteki firma yetkillileri tarafından birilerine teslim edildikten sonra bu birilerinin usülsüz bir şekilde tasarruf ettikleri ile bu eşyaların birileri tarafından hırsızlandıklarına ilişkin, olayın adli boyutta kaldığı hususunda Cumhuriyet Başsavcılığımızda kanaatin oluşmasını sağlayacak nitelikte herhangi bir delilin mevcut hali ile tespit edilememesi karşısında eylemin adi ve hukuki ihtilafa konu eylemler kapsamında değerlendirilmesinin gerektiği..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İzmir 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 15.11.2022 tarihli ve 2022/5584 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.01.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla