Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/4029 E. , 2025/971 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/3926 Değişik İş SUÇLAR : Özel belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YAR
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/4029 E. , 2025/971 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/3926 Değişik İş SUÇLAR : Özel belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığının, 31.08.2023 tarihli ve 2022/5113 Soruşturma, 2023/12586 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Çorlu 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 09.10.2023 tarihli ve 2023/3926 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 09.10.2023'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 03.07.2024 tarihli ve 2023/31081 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/77173 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/77173 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki şikayet dilekçesinde özetle, şüphelinin " ... Mah. ... Sk. No:3" adresinde bulunan taşınmaz hakkında bila tarihli ve kira başlangıç tarihi 01/07/2016 olan sahte kira sözleşmesi yaptıktan sonra Çorlu 4. İcra Müdürülüğünün 2020/7930 esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatması üzerine, daha sonradan icra dayanağı olan kira sözleşmesini gördüğünü ve kendisinin bu şekilde bir sözleşmeyi imzalamadığını belirterek sahte imza ile kendisini dolandıran şüphelinden şikayetçi olması üzerine yürütülen soruşturma neticesinde, şüpheli ve müştekiden alınan imza örnekleri ile birlikte inceleme konusu olarak kiraya verenin ... kiralayanın müşteki olduğu ve 01/07/2007 -31/06/2010 tarihlerini kapsayan kira sözleşmesinin kriminal incelemeye gönderilmesi üzerine İstanbul Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin 27/01/2023 tarihli ve İST-DOK-2023-41 sayılı raporuyla sözleme üzerinde yer alan imzanın müştekiye ait olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Müştekinin sahteliğini ileri sürdüğü kira kontratının bila tarihli ve kira başlangıç tarihi 01/07/2016 olan kira kontratı olduğu ve aslının Çorlu 4. İcra Müdürülüğünün 2020/7930 esas sayılı icra dosyası içerisinde bulunduğu anlaşılmakla, kira sözleşmesi aslının Çorlu 4. İcra Müdürülüğünden temin edilerek müşteki ve şüphelinin imza örnekleri ile birlikte sahte olup olmadığının tespiti bakımından gerekli kriminal incelemelerin yaptırılmasını müteakip, toplanacak diğer deliller ile yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmaya dayalı olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği cihetle, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüphelilerin maliki oldukları taşınmazın kiralanması hususunda, şikâyetçi ile şüphelilerin kardeşi olan müteveffa ... arasında 2008 yılında kira sözleşmesi akdedildiğinin, ... öldükten sonra da bu sözleşme hükümleri uyarınca aralarındaki kira ilişkisi devam etmesine karşın, şüpheliler tarafından sahte olarak tanzim edilen 01.07.2016 tarihli farklı bir kira sözlemesine istinaden Çorlu İcra Dairesinin 2020/7930 sayılı dosyası üzerinden şikâyetçi aleyhine icra takibi başlatıldığının iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; şüphelilerin savunmalarında, kendileri ile şüpheli arasında herhangi bir sözleşme imzalanmadığını beyan ettikleri, buna karşılık 02.09.2020 tarihli takip talebi ekinde şüpheli ... vekili sıfatıyla Av. ... tarafından 01.07.2016 tarihli kiralayan olarak şüpheli ..., kiracı olarak şikâyetçi İbrahim Üstünol'un göründüğü kira sözleşmesinin ibraz edildiğinin ve İstanbul Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin, 27.01.2023 tarihli ve İST-DOK-2023/41 sayılı uzmanlık raporuna konu sözleşmenin şikâyetçi ile ... arasında imzalanan ve varlığı şikâyetçi tarafından kabul edilen eski tarihli sözleşme olduğunun anlaşılması karşısında; Çorlu İcra Dairesinin 2020/7930, Çorlu İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/28 Esas sayılı dosyaları ile şüpheli ...'in avukatı Av. ...'tan da sorulmak suretiyle 01.07.2016 tarihli kira sözleşmesi aslının temin edilmesi, bu sözleşme üzerinde yer alan şikâyetçi adına atılı imzanın, şikâyetçinin eli ürünü olup olmadığı yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılmasından sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, "..şüphelilerim alınan savunmalarında üzerine atılı suçu işlediklerini kabul etmedikleri, olaya ilişkin görgüye dayalı bilgisi olan tanığın bulunmadığı, sahte olarak düzenlenerek icra takibine konu edildiği iddia olunan kira sözleşmesi ile müştekinin ve şüphelilerin imza, yazı karşılaştırmasının yapılarak düzenlenen İstanbul Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin 27/01/2023 tarihli raporunda, kira sözleşmesinde müşteki İbrahim Üstünol'a atfen düzenlenen imzaların kuvvetle muhtemel İbrahim Üstünol'un eli ürünü olduğunun belirtildiği, müşteki beyanı, uzmanlık raporu, şüpheli ifadeleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; müştekinin soyut iddiasından başkaca şüpheliler hakkında atılı suçtan cezalandırılmaları talebi ile kamu davası açmaya yeterli şüphe uyandıracak delil elde edilemediği, olayın taraflar arasında kiralanan taşınmasın tahliyesine ilişkin hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu, müştekinin hukuk mahkemelerinde hak talebinde bulunabileceği..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Çorlu 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 09.10.2023 tarihli ve 2023/3926 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.01.2025 tarihinde karar verildi.