Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/5291 E. , 2025/3815 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 15.03.2024 tarihli ve 2023/295163 Soruşturma, 2024/22445 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin, İstan
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/5291 E. , 2025/3815 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 15.03.2024 tarihli ve 2023/295163 Soruşturma, 2024/22445 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2024 tarihli ve 2024/448 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.04.2024 tarihli ve 2024/102 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 24.04.2024’te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 18.09.2024 tarihli ve 2024/18253 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2024 tarihli ve KYB-2024/98375 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2024 tarihli ve KYB-2024/98375 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "İstanbul Anadolu 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/04/2024 tarihli kararı ile, şüphelinin şirketi ... isimli şahsın fiilen başka birisinin yönettiğini belirtmesi nedeniyle, ... isimli bir kişinin gerçekte olup olmadığının tespit edilmediği, anılan şahsın beyanının alınmadığı, olaya konu faturalarının şüphelinin eli ürünü olup olmadığı hususunda faturalar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı, şirketin 2018 yılına ilişkin banka işlemlerinin kim kim tarafından yapıldığının belirlenmediği, karşı firmaların yetkililerinin şüpheliyi tanıyıp tanımadıkları ve faturaları şüphelinin mi yoksa ... isimli kişinin mi düzenlediği hususunun ortaya konulmadığından bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında, "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklinde, Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmı ile de ; "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklinde belirtildiği üzere; Dosya kapsamına göre şüpheli hakkında, sahte belge düzenlemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, soruşturma dosyası kapsamında bulunan 06/09/2017 tarihli ve 9402 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi örneğine göre bahse konu şirket yetkilisinin şüpheli olduğunun anlaşıldığı gibi, dosyada İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 13/11/2023 tarihli vergi inceleme raporunun, yine aynı tarihli vergi suçu raporu ile mütalaa formunun bulunması karşısında, şüpheli hakkında kamu davası açılmasına yeterli delilin bulunduğu, bununla birlikte iade sebeplerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade nedenleri arasında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174/1. maddesi; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, ...“ İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir." Şeklinde düzenlenmiştir. 3. İstanbul Anadolu 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2024 tarihli ve 2024/448 İddianame değerlendirme sayılı kararı ile "...şüpheli ...’nun 22/02/2024 tarihinde kolluk huzurunda alınan beyan ve savunmasında, bir dönem yanında çalıştığı, açık kimlik numarasını ve hatta iletişim numarasını verdiği "..." isimli bir şahısla tanıştığını, bu şahsın "gel senin üzerine bir toptancı firması kuralım, sen hiçbir şey yapmayacaksın" dediğini, bu kişinin kendisini patronu olması ve işten çıkarılacağı korkusuyla bu teklifi kabul ettiğini, akabinde birlikte notere gittiklerini, "..." isimli patronu olan şahsa vekâlet verdiğini, bu işten de maddi bir menfaat ya da para da almadığını, bu sebeple faturalarla ve firmayla hiçbir ilgisinin olmadığını beyan eden savunması karşısında, anılan ticari işletmeyi gerçekte ve fiilen idare eden veya idare ettiği iddia edilen, açık kimlik numarası ve hatta iletişim numarasını verilen "..." isminde bir kişinin gerçekte olup olmadığının tespitinin yapılmadığı, bu kişinin hiçbir şekilde beyan ve savunmalarının alınmadığı, böylelikle suçun subutunu MUTLAK SURETTE ETKİLEYEN BİR DELİNİN TOPLANMADIĞI ve eksik araştırma ve soruşturma işlemlerinin yapıldığı, dosyada ve olaya konu faturaların şüphelinin el ürünü olup olmadığı hususunda bir araştırma ve inceleme yapılmadığı, şüphelinin imza örneklerinin dahi alınmaksızın fatuaralar üzerinde bilirkişi incelemesinin yapılmadığı, mükellef şirketin 2018 takvim yılına ait banka hesap hareketlerinin ilgili banka şubesinden getirtilmesi ve para çekme, yatırma, EFT ve havale gibi işlemlerin kimin tarafından yapıldığının, şüphelinin eyleme iştirakının olup olmadığı hususunda hiçbir incelemenin yapılmadığı, mükellef şirketin 2018 takvim yılında sahte faturalarla mal ve hizmet sattığının iddia edimesi ve şüpheli beyanları da dikkate alındığında, mükellef şirketin 2018 takvim yılında MAL ya da HİZMET alımında bulunan KARŞI FİRMALARLA ilgili olarak, bu şirketlerin yetkilillerin süpheliyi tanıyıp tanımadıkları ve faturaları süpheli mi yoksa "..." isimli kişinin mi düzenlediği hususunun ortaya konulmadığından..." bahisle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.03.2024 tarihli ve 2023/295163 Soruşturma, 2024/22445 Esas sayılı iddianamesinin 5271 sayılı Kanun'un 174/1-b. maddesi uyarınca iadesine karar verilmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; 13.11.2023 tarihli ve 2023-(2014-1-1345)/67 sayılı vergi suçu raporu ile ekindeki vergi tekniği raporlarında, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 982 045 1271 vergi kimlik numaralı mükellefi ...Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin yetkilisi olan şüphelinin, 2018 takvim yılında sahte fatura kullanma suçunu işlediği belirtilerek, alınan komisyon mütalaası sonrası suç duyurusunda bulunulması üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, şüpheli hakkında atılı suçtan iddianame tanzim olunmuş ise de; şüphelinin, 22.02.2024 tarihinde ...Büro Amirliğinde alınan ifadesinde özetle, 2011-2017 yılları arasında ... isimli iş yerinde çalıştığını, patronu olan ...'in isteği üzerine işten çıkartılma korkusuyla herhangi bir maddi menfaat gözetmeksizin adı geçen şirketin yetkilisi olmayı kabul ettiğini, şirket işlerini yürütmesi için ...'e vekalet verdiğini, kullanılan faturalar ile ilgisinin olmadığını beyan etmesi, ...'in iletişim bilgilerini vermesi ve dosya içerisinde bir sureti bulunan Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 06.09.2017 tarihli ve 9402 sayılı nüshasına göre şüphelinin adı geçen şirket hisselerini 23.08.2017 tarihinde ...isimli kişiden devraldığının belirlenmesi karşısında; adil yargılanma ilkesinin bir gereği olan kişilerin lekelenmeme hakkı da dikkate alınarak, özellikle şüphelinin mükellef şirket ile bağlantısını ortaya koyacak şekilde gerekli araştırmalar yapılarak, bahse konu vekâletnamenin getirtilmesi ile iddianamenin iadesi nedeni olarak belirtilen diğer eksiklikler de giderildikten sonra, şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği anlaşılmakla, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. II. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Soruşturma dosyasının, gereği için mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2025 tarihinde karar verildi.