Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/533 E. , 2024/2172 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/2150 Değişik iş ŞİKÂYETÇİ : ... ŞÜPHELİLER:...,... ... SUÇ : Resmi belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın süre yö
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/533 E. , 2024/2172 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/2150 Değişik iş ŞİKÂYETÇİ : ... ŞÜPHELİLER:...,... ... SUÇ : Resmi belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın süre yönünden reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Bucak Cumhuriyet Başsavcılığının 06.06.2023 tarihli ve 2022/2440 Soruşturma, 2023/1366 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın süre yönünden reddine ilişkin mercii Burdur Sulh Ceza Hakimliğinin 25.07.2023 tarihli ve 2023/2150 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 25.07.2023 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 29.12.2023 tarihli ve 2023/21300 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2024 tarihli ve KYB-2024/1585 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2024 tarihli ve KYB-2024/1585 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre,Burdur Sulh Ceza Hâkimliğinin 25/07/2023 tarihli kararıyla, bahse konu kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın 14/06/2023 tarihinde tebliğ edildiği ve tebliğ edilen kararın 4. maddesinde bu karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde Burdur Sulh Ceza Hakimliğine itiraz edilebileceği açıkça belirtilmiş olmasına rağmen, itiraz eden vekili tarafından 03/07/2023 tarihli dilekçesi ile söz konusu karara itiraz ettiği, dolayısıyla 15 günlük yasal itiraz süresi geçtikten sonra itirazda bulunulduğundan bahisle reddine karar verilmiş ise de, Söz konusu kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın müşteki vekilinin elektronik tebligat adresine 14/06/2023 tarihinde tebliğ edildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 39/4. maddesinde yer alan "Son gün bir tatile rastlarsa süre, tatilin ertesi günü biter" şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, başvuru süresinin son günü olan 29/06/2023 tarihinin resmî tatil süresi içerisinde olduğu, 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkındaki Kanun'un 2/B-2. maddesinde yer alan “Kurban Bayramı; Arefe günü saat 13.00'ten itibaren 4,5 gündür.” şeklindeki düzenleme uyarınca Kurban Bayramı Arefesi nedeniyle 27/06/2023 Salı günü 13:00'dan itibaren 28/06/2023 Çarşamba, 29/06/2023 Perşembe, 30/06/2023 Cuma ile 31/06/2023 Cumartesi günlerinin Kurban Bayramı tatili ve hem de hafta sonu tatili olması nedeniyle resmî tatil olduğu, anılan itirazın, 15 günlük yasal itiraz süresi henüz tamamlanmadan ilk iş günü olan 03/07/2023 tarihinde yapıldığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Elektronik İşlemler" başlıklı 38/A-5 ve 38/A-9. maddesinin; "(5) Elektronik imzalı belgenin elle atılan imzalı belgeyle çelişmesi hâlinde UYAP’ta kayıtlı olan güvenli elektronik imzalı belge geçerli kabul edilir... (9)Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda biter." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, Müşteki vekili tarafından hazırlanan itiraz dilekçesinin 03/07/2023 tarihli ve 08:45 saatli UYAP üzerinden kaydedilen itiraz isteminin yasal süresinde olduğu kabul edilerek, itirazın esastan incelenmesi yerine, yazılı şekilde usulden reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ..." şeklinde düzenlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Sürelerin hesaplanması” başlıklı 39 uncu maddesinin; "(1) Gün ile belirlenen süreler, tebligatın yapıldığının ertesi günü işlemeye başlar. (2) Süre, hafta olarak belirlenmiş ise, tebligatın yapıldığı günün, son haftada isim itibarıyla karşılığı olan günün mesai saati bitiminde sona erer. (3) Süre, ay olarak belirlenmiş ise tebligatın yapıldığı günün, son ayda sayı itibarıyla karşılığı olan günün mesai saati bitiminde sona erer. Son bulduğu ayda sayı itibarıyla karşılığı olan gün yoksa; süre, ayın son günü mesai saati bitiminde sona erer. (4) Son gün bir tatile rastlarsa süre, tatilin ertesi günü biter." Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 4. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun Elektronik Tebligat başlıklı 7/a maddesinde; "Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur; ...9. Baro levhasına yazılı avukatlar... Birinci fıkra kapsamı dışında kalan gerçek ve tüzel kişilere, talepleri hâlinde elektronik tebligat adresi verilir. Bu durumda bu kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur. Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde bu Kanunda belirtilen diğer usullerle tebligat yapılır. Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır." denilmektedir. 5. 5271 sayılı Kanun’un, “Elektronik işlemler” başlıklı 38/A maddesi; "(1) Her türlü ceza muhakemesi işlemlerinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kullanılır. Bu işlemlere ilişkin her türlü veri, bilgi, belge ve karar, UYAP vasıtasıyla işlenir, kaydedilir ve saklanır. (2) Kanunlarda gösterilen istisnalar hariç olmak üzere, dosyalar güvenli elektronik imza kullanılarak UYAP’tan incelenebilir ve her türlü ceza muhakemesi işlemi yapılabilir. (3) Bu Kanun kapsamında fiziki olarak hazırlanması öngörülen her türlü belge ve karar elektronik ortamda düzenlenebilir, işlenebilir, saklanabilir ve güvenli elektronik imza ile imzalanabilir. (4) Güvenli elektronik imza ile imzalanan belge ve kararlar diğer kişi veya kurumlara elektronik ortamda gönderilir. Güvenli elektronik imza ile imzalanarak gönderilen belge veya kararlar, gerekmedikçe fiziki olarak ayrıca düzenlenmez ve ilgili kurum ve kişilere gönderilmez. Şeklindedir. 6. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesi, elektronik tebligat yapılması halinde muhatabın elektronik tebligatı tebellüğ etmiş sayılacağı tarihe ilişkin özel bir düzenlemeye yer vermiştir. Bu düzenlemeye göre, "Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır." Bunun sonucu olarak elektronik tebligatta tebellüğ tarihi elektronik tebligatın muhatabın elektronik posta hesabına ulaştığı veya okunduğu tarih olmayıp, tebligatın muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonu olmaktadır. Böylelikle, muhatabın kayıtlı elektronik posta hesabını kontrol etmemek suretiyle tebliğin sonuçlarını geciktirmesi ihtimali söz konusu olmayacaktır. 7. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen 06.06.2023 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın şikâyetçi vekiline elektronik tebligat yoluyla 14.06.2023 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, 5271 sayılı Kanun’un 173 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 günlük itiraz süresinin son günü olan 29.06.2023 tarihinin, 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkındaki Kanun'un 2 nci maddesinin (B) fıkrasının ikinci bendi gereğince Kurban Bayramına denk gelmesinden dolayı resmi tatil olduğu ve bayram tatilinin de hafta tatili olan cumartesi günü bitmesi nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin dördüncü fıkrası gereği son günün tatile rastlaması durumunda sürenin tatilin ertesi günü biteceği anlaşılmakla; şikâyetçi vekili tarafından sunulan 03.07.2023 tarihli itiraz dilekçesinin 15 günlük süresi içerisinde ibraz edildiği kabul edilerek dosyanın esası hakkında bir karar verilmesi yerine, itirazın süre yönünden reddine verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Burdur Sulh Ceza Hakimliğinin 25.07.2023 tarihli ve 2023/2150 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2024 tarihinde karar verildi. Yazı İşl.Md.Y. ÖK.