Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/6387 E. , 2025/6913 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/357 Değişik İş SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter kayıt ve belgeleri gizleme İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığını
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/6387 E. , 2025/6913 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/357 Değişik İş SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter kayıt ve belgeleri gizleme İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 27.03.2024 tarihli ve 2023/206979 Soruşturma, 2024/26390 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2024 tarihli ve 2024/495 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.04.2024 tarihli ve 2024/357 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 22.04.2024’te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 18.10.2024 tarihli ve 2024/18335 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.11.2024 tarihli ve KYB-2024/111429 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.11.2024 tarihli ve KYB-2024/.... sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Adı geçen şüpheli hakkında tanzim edilen iddianemenin, İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/04/2024 tarihli kararında yer alan "...Sahte olduğu iddia olunan faturaları kullanan şirket yetkilileri hakkında sahte fatura kullanmaktan açılan dava yahut devam eden soruşturma olup olmadığının araştırılmadığı, faturaların gerçek mal alım satımına dayanan faturalar olup olmadığının araştırılmadığı, karşıt incelemelere ilişkin belgeler ilgili vergi dairelerinden celp edildikten sonra ilgili şirketler hakkında sahte fatura kullanmaktan dava açılıp açılmadığı araştırılıp, açıldığının tespiti halinde dava dosyaları getirtilip incelenerek bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi, dosyadaki faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi yönünden; mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim tesellüm belgeleri, bedellerinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun kanıtlama yeteneği olan geçerli ödeme belgeleri ve satıcının kasasına ya da banka hesabına girip girmediğinin tespiti ile faturaları düzenleyen mükellefin yeterli üretimi, mal girişi ya da stoğu olup olmadığı da araştırılıp, karşılaştırmalı bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı, şüphelinin sahte olarak düzenlediği iddiası bulunan faturalar bakımından yukarıda izah edilen tüm eksiklikler giderildikten sonra bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmadığı, suça konu olduğu belirtilen faturaların ve BA-BS formlarının dosya arasına celbi sağlanmadığı, suça konu faturaların dosya arasına aldırılmadığı, şüphelinin savunmasında suçlamayı kabul etmemesine rağmen karşıt incelemelere konu şirketlerin yetkililerinin tanık sıfatı ile dinlenip faturalara konu ticaret ile ilgili kiminle muhatap oldukları hususunda beyanları tespit edilmeksizin ve sahte belge düzenleme suçu bakımından gerekli araştırmalar yapıldıktan sonra yargılamaya konu şirketin suç tarihlerindeki iş hacmi, ticarete konu ödeme belgeleri ve karşıt incelemeler de gözetilerek mali bilirkişi raporu aldırılmaksızın, sanığın savunmasında geçen Mustafa Kaygusuz isimli şahsın beyanları tespit edilmeksizin sadece dosyanın tarafı olan müşteki kurumun ihbar mahiyetinde dosyaya sunduğu vergi tekniği raporu ve vergi suçu raporuna göre suçun sübutuna etki edecek deliller toplanmaksızın..." şeklinde gerekçe ile iadesine karar verildiği anlaşılmış ise de; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında yer alan , "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklindeki, Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmında yer alan ; "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklindeki açıklamalar nazara alındığında; Şüpheli hakkında sahte belge düzenlemek ve defter ve belgeleri ibraz etmemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan açılan kamu davasına ilişkin soruşturma dosyasında, İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 17/05/2023 tarihli vergi tekniği raporunun, yine aynı tarihli vergi suçu raporu ile 21/07/2023 tarihli olumlu mütalaa formunun bulunması karşısında, olaya ilişkin yeterli anlatımın yapıldığı, eksik olduğu düşünülen hususların yargılamanın her aşamasında mahkemesince giderilebileceği, iade kararında sayılan gerekçelerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde düzenlenen iddianamenin iadesi nedenleri arasında bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174/1. maddesi; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, ...“ İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir." Şeklinde düzenlenmiştir. 3. İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2024 tarihli ve 2024/495 İddianame değerlendirme sayılı kararı ile "...şüphelinin savunmasında suçlamayı kabul etmemesine rağmen suça konu sahte olduğu iddia olunan faturaları kullanan şirket yetkilileri hakkında sahte fatura kullanmaktan açılan dava yahut devam eden soruşturma olup olmadığının araştırılmadığı, faturaların gerçek mal alım satımına dayanan faturalar olup olmadığının araştırılmadığı, karşıt incelemelere ilişkin belgeler ilgili vergi dairelerinden celp edildikten sonra ilgili şirketler hakkında sahte fatura kullanmaktan dava açılıp açılmadığı araştırılıp, açıldığının tespiti halinde dava dosyaları getirtilip incelenerek bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi, dosyadaki faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi yönünden; mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim tesellüm belgeleri, bedellerinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun kanıtlama yeteneği olan geçerli ödeme belgeleri ve satıcının kasasına ya da banka hesabına girip girmediğinin tespiti ile faturaları düzenleyen mükellefin yeterli üretimi, mal girişi ya da stoğu olup olmadığı da araştırılıp, karşılaştırmalı bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı, şüphelinin sahte olarak düzenlediği iddiası bulunan faturalar bakımından yukarıda izah edilen tüm eksiklikler giderildikten sonra bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmadığı, suça konu olduğu belirtilen faturaların ve BA-BS formlarının dosya arasına celbi sağlanmadığı, suça konu faturaların DOSYA ARASINA ALDIRILMADIĞI, şüphelinin savunmasında suçlamayı kabul etmemesine rağmen karşıt incelemelere konu şirketlerin yetkililerinin tanık sıfatı ile dinlenip faturalara konu ticaret ile ilgili kiminle muhatap oldukları hususunda beyanları tespit edilmeksizin ve sahte belge düzenleme suçu bakımından gerekli araştırmalar yapıldıktan sonra yargılamaya konu şirketin suç tarihlerindeki iş hacmi, ticarete konu ödeme belgeleri ve karşıt incelemeler de gözetilerek mali bilirkişi raporu aldırılmaksızın, sanığın savunmasında geçen Mustafa Kaygusuz isimli şahsın beyanları tespit edilmeksizin sadece dosyanın tarafı olan müşteki kurumun ihbar mahiyetinde dosyaya sunduğu vergi tekniği raporu ve vergi suçu raporuna göre suçun sübutuna etki edecek deliller toplanmaksızın..." düzenlendiği belirtilen İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.03.2024 tarihli ve 2023/206979 Soruşturma, 2024/26390 Esas sayılı iddianamesinin, 5271 sayılı Kanun'un 170/4 ve 174/1-b maddeleri uyarınca iadesine karar verilmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığının, 17.05.2023 tarihli ve 2023-(2014-1-1129)/34 sayılı vergi suçu raporu ile Kozyatağı Vergi Dairesi Müdürlüğünün 388 162 0509 vergi kimlik numaralı mükellefi .... Ambalaj Plastik İnşaat Kimya Tekstil Kozmetik Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'nin yetkilisi olan şüpheli hakkında, "2022 takvim yılında sahte fatura düzenleme" ile "defter, kayıt ve belgeleri gizleme" suçlarını işlediği belirtilerek alınan komisyon mütalaası sonrası suç duyurusunda bulunulması üzerine başlatılan soruşturma neticesinde atılı suçlardan iddianame tanzim olunmuş ise de; şüphelinin 02.01.2024 tarihinde .... Polis Merkezi Amirliğinde alınan ifadesinde, yaklaşık 1 yıl önce açık kimlik ve adres bilgilerini bilmediği bir şahsın yönlendirmesi üzerine İstanbul iline giderek tanımadığı başka bir kişiyle buluştuğunu, işe gireceği düşüncesiyle Notere giderek bazı belgelere imza attığını, banka hesabı açtırdığını, GSM hattı çıkarttığını, bu kişinin kendisine 1000,00 TL para verdiğini, adı geçen şirketten haberdar olmadığını, defter ve belge isteme yazısının tebliğ edilmediğini, tebellüğ belgesinde adına atılı bulunan imzanın kendisine ait olmadığını beyan ederek suçlamaları kabul etmemesi karşısında, adil yargılanma ilkesinin bir gereği olan kişilerin lekelenmeme hakkı da dikkate alınarak, Mahkemenin iddianamenin iadesi nedenleri arasında saydığı, özellikle şüpheli ile adı geçen şirketi ilişkilendiren, delillerin toplanmasına yönelik eksiklikler giderildikten sonra şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği anlaşılmakla, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. II. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, gereği için mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2025 tarihinde karar verildi.