İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/2042 Karar: 2025/11261 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/2042 K.2025/11261

11. Ceza Dairesi 2025/2042 E. , 2025/11261 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/530 E., 2024/4943 K. SUÇ :Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : İstinaf başvu

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/2042 E. , 2025/11261 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/530 E., 2024/4943 K. SUÇ :Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : İstinaf başvu

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/2042 E. , 2025/11261 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/530 E., 2024/4943 K. SUÇ :Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 18.10.2024 tarihli ve 2024/530 Esas, 2024/4943 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükümlere yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı CMK’nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; mahkumiyete yeterli delil bulunmadığı, usul ve yasaya aykırı olan hükmün bozulması talebine ilişkindir. Sanık ... müdafisinin temyiz isteği; verilen hükmün öncelikle usul yönünden ve esas yönünden bozulması talebine ilişkindir. III. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.05.2022 tarihli, 2022/2-155 Esas ve 2022/321 Karar sayılı kararı ile, herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın artırım yapılmasını zorunlu kılan suçun nitelikli hâlleri nedeniyle yapılan yargılamalarda, cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması halinde adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, sanıklara istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150/3 maddesi uyarınca müdafi atanması gerektiğine karar verilmiştir. Sanık ...'ın ilk derece mahkemesince hüküm verilinceye kadar yargılamanın hiçbir aşamasında müdafisinin bulunmadığı gibi 5271 sayılı Kanun'un 156. maddesi gereğince de Yerel Mahkemece sanık ...'a resen bir müdafi de tayin edilmediği, sanığa isnat edilen üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f-son maddesi uyarınca dört yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü, suçun üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle aynı Kanun’un 158/3. maddesine göre herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın yarı oranda artırım yapılmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda, üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından Kanunda öngörülen cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması dikkate alındığında adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanık ...'a müdafii atandıktan sonra yargılamanın yapılarak hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunduğu, yapılacak yargılamanın sanık ... hakkında TCK'nın 158/3 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına etki edeceği , bu itibarla 5271 sayılı CMK'nin 289/1-h maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık olacak biçimde savunma hakkının kısıtlanması, hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 18.10.2024 tarihli ve 2024/530 Esas, 2024/4943 Karar sayılı kararına yönelik Sanık ... müdafi ve Sanık ... müdafinin temyiz istekleri yerine görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükümlerin , 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Salihli Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Üç veya daha fazla kişiyle birlikte, kendini kamu görevlisi veya banka/sigorta/kredi kurumu çalışanı olarak tanıtma suretiyle nitelikli dolandırıcılıktan mahkumiyet; sanıklardan birine yargılamanın hiçbir aşamasında müdafi bulunmamış ve resen de atanmamıştır.

Hukuki İlke: TCK 158/3 nedeniyle alt sınırı beş yıldan fazla olan nitelikli dolandırıcılıkta istem aranmaksızın CMK 150/3 uyarınca müdafi atanması zorunludur; atanmaması CMK 289/1-h kapsamında savunma hakkının kısıtlanması ve kesin hukuka aykırılıktır (CGK 2022/2-155).

Uygulama Sonucu: bozma

Dava Strateji Notu: Zorunlu müdafi atanmaması bağımsız bozma nedenidir; müdafinin bulunması TCK 158/3'ün uygulanıp uygulanmayacağını etkileyebileceğinden savunmayı bu yönde kurun.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla