Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/4364 E. , 2025/14429 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2025/6100 Değişik İş Adana Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.07.2024 tarihli ve 2024/45282 Soruşturma, 2024/28717 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yeni delil elde edildiğinden
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/4364 E. , 2025/14429 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2025/6100 Değişik İş Adana Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.07.2024 tarihli ve 2024/45282 Soruşturma, 2024/28717 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yeni delil elde edildiğinden bahisle talepte bulunulması sonrası, talebin kabulüne ilişkin mercii Adana 5. Sulh Ceza Hakimliğinin, 10.07.2025 tarihli ve 2025/6100 Değişik İş sayılı kararına yönelik Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 17.09.2025 tarihli ve 2025/32928 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2025 tarihli ve KYB-2025/110691 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2025 tarihli ve KYB-2025/110691 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, müştekinin şikayetinde özetle kredi kartı paylaşım sistemi olarak ....Teknoloji Sistemini geliştirdiğini, iş adamı olan ... ile birlikte 2017 yılında ...Elektronik Para ve Elektronik Para ve Elektronik Hizmetleri A.Ş şirketini kurduklarını, ...un şirket payının %75 kendisinin payının ise %25 olduğunu, şirket kurulduktan sonra anılan şirkette müdür yardımcısı olarak görev yapan şüpheli ... tarafından şirket payının %17 lik kısmının devri amacıyla kendisine bir takım evraklın imzalattırıldığını, bu evrakları yoğun bir baskı altında hiç bir ödeme almadan imzaladığını, şüpheli ...'ın 21.12.2018 tarihinde kendisini Karacaahmet Mezarlığı'na çağırarak Adana 1. Noterliği 20.12.2018 tarihli ve ... yevmiye sayılı hisse devir sözleşmesini imzalaması gerektiğini söyleyerek kendisini tehdit ettiğini, bunun üzerine telefonla görüşme yapacağını söyleyerek şüpheli ...'ı araçtan uzaklaştırdığını, hisse devir işlemlerinin iradesi dışında olduğunu belirten video kaydı çektiğini, daha sonra yaşadığı büyük korku, baskı ölüm tehdidi altında noter evrakını imzaladığını beyan ederek kendisine zorla evrak imzalattıran ..., ... ve kendisini huzurda olmamasına rağmen devir evrakı düzenleyen noterlik görevlilerinden davacı ve şikayetçi olması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında, ilgili noter ... ve noter başkatipi ...hakkında tefrik kararı verilerek ayrıca yürütülen soruşturma neticesinde kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve görevi kötüye kullanma suçlarından kamu davası açıldığı, Adı geçen noter ve noter başkatibi hakkında açılan bahse konu davanın Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/260 esas sayılı dosyasında yargılaması devam ederken, anılan Mahkemenin 02.04.2024 tarihli celsesinde tanıklar ... ve ... hakkında yukarıda belirtilen olayla ilgili resmi belgede sahtecilik suçundan suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmesini müteakip, Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca şüpheliler hakkında kamu davası açılmasını gerektirir yeterli delil elde edilemediğinden bahisle 23.07.2024 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, Söz konusu kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın mercii Adana 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 09.08.2024 tarihli ve 2024/5288 değişik iş sayılı kararı ile reddine karar verilmesini müteakip, bahse konu Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/260 esas sayılı dosyası üzerinden görülmekte olan dava esnasında, anılan Mahkemenin 24.06.2025 tarihli Adana Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben düzenlenen yazısı ile, "Mahkememizce aldırılan bilirkişi ek raporu ve katılan ile katılan vekillerinin beyanları nazara alınarak tanıklar ... ve ... hakkında verilmiş olan Kamu davasının açılmasına yer olmadığına dair kararların kaldırılması hususunda, Gereği rica olunur." şeklinde ihbarda bulunulması üzerine, mercii Adana 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 10.07.2025 tarihli ve 2025/6100 değişik iş sayılı kararı ile yeni delil ortaya çıktığından bahisle söz konusu kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın kaldırılmasına yönelik karar verilmesini takiben, bahse konu mercii kararına karşı kanun yararına bozma istemini içeren Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 18.08.2025 tarihli fezlekesinde de belirtildiği üzere; Somut olayda, müştekinin telefon baz sinyalinin noter belgesinin düzenlendiği tarihte İstanbul ilinde olduğunu gösterdiğine dair iddianın başka delillerle ispatlanamadığı, örneğin müştekinin İstanbul'da olduğunu iddia ettiği tarihlerde resmi veya özel bir kurumda işlem yaptığına, bir sağlık kuruluşuna müracaat ettiğine, herhangi bir yerdeki güvenlik veya MOBESE kamerasında görüntüsünün olduğuna, kullandığı araca ait Araç Geçiş Sistemi (PTZ) kaydı bulunduğuna, şüpheli ...un işyerinde bulunmadığına veya buna benzer HTS baz bilgisini doğrulayacak yan delillerin elde edilemediği, olay tarihinde müştekinin İstanbul ilinde olduğunu gören, bilen tanık veya tanıkların bu aşamaya kadar savcılık ve ağır ceza makamına bildirilmediği, müştekinin birden fazla GSM hattı kullanma, GSM hattı takılı telefonunu o sırada İstanbul'da bulunan başka birine verip kullandırma şüphesinin giderilmediği, buna ilişkin delil olmadığı, somut olayda da müştekinin noter evrakının düzenlendiği tarihte İstanbul'da olduğuna dair baz bilgilerinin diğer delillerle doğrulanmadığı, Resmi belgede sahtecilik suçunun unsurlarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği yönünde yapılan değerlendirmede; anılan suçun seçimlik hareketler olan, resmi belgeyi sahte olarak düzenleme, resmi belgeyi başkalarını aldatacak biçimde değiştirme, sahte resmi belgeyi kullanma şeklinde işlenebileceği, sahte olarak düzenlenen, değiştirilen veya kullanılan belgenin aldatma/iğfal kabiliyetini haiz olması, failin kastının zarar vermek, bilinç ve iradesi olması gerektiğinin suçun unsurları olarak kabul edildiği, noterde düzenleme şeklinde yapılan belgelerin kanunen sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden sayıldığı, Soruşturmaya konu olayda suça konu 20.12.2018 tarihli ve ... yevmiye sayılı belgedeki imzaların gerçekliğinin noter görevlisi, müşteki ve şüpheli tarafından inkâr edilmediği, mevcut delillere göre belgenin şüpheli ...un işyerinde taraflarca imzalandığı, buna göre anılan belgede "mahallinde tarafların huzurunda" şeklinde bir ibare olması gerekirken "noterlik dairesinde huzurda" ibaresinin yazıldığı, bu ibarenin belgeyi imzalayan müşteki ve şüpheli tarafından ilk bakışta fark edilebilecek nitelikte olduğu, müştekinin noterlik dairesinde, noterlik görevlisi ve şüphelinin huzurunda olmadığını anlayıp belgeyi imzalamaktan imtina etmesi gerekirken bu ibarenin varlığını görerek, kabul ederek belgeyi imzaladığının anlaşıldığı, belgenin sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olması ve sahteliğinin ispatlanamaması nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçunun unsurlarının gerçekleşmediği, Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinde senet, belge yağması suçundan dolayı açılmış bir kamu davası olmadığı, yağma iddiasının Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/42399 soruşturma sayılı dosyasında sonuçlandırıldığı, resmi belgede sahtecilik suçundan dolayı yapılan yargılamada, sübut bulan tek fiilin noter başkatipi ...'nun da savunmasında söylediği gibi noterlik dairesinde imzalanmayan, şüpheli ...un işyerinde imzalandığı anlaşılan belgede "mahallinde" tabiri yerine "noterlikte huzurda" imzalandığının yazılması hususu olduğu, bu hususun da mahkeme ilamlarında da sıkça rastlandığı gibi, suç tarihi, karar tarihi, suçun işlendiği yer, kimlik bilgilerine ilişkin hatalı bilgilerinin ilgili mahkeme yada üst mahkeme tarafından düzeltilmesi gibi noter tarafından düzenlenecek ek bir belge ile evrakın düzenlendiği yerin düzeltilebileceği ya da mahkemeden bu hususta talepte bulunulabileceği, noter görevlisinin ihmalinden kaynaklanan olayda belgeyi imzalayan diğer kişilere hukuki ve cezai sorumluluk yüklenemeyeceği, Önceki kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın incelenmesinde yeni delil olarak suç duyurusu eki olarak gönderilen hususların varlığının inkar edilmediği, telefonun İstanbul'da Karacaahmet mevkisinde sinyal verdiği kabul olsa dahi ihtimallerin değerlendirilmesi sureti ile gerekçe oluşturulduğu ve bu gerekçeler ile Sulh Ceza Hakimliğince daha önce kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine karar verildiği, bununla birlikte müşteki vekilinin anılan kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı vermiş olduğu 02.08.2024 tarihli itiraz dilekçesinde imza inkarının olmadığı, dilekçe içerisinde telefon konum bilgisinin bulunduğu, dosya içerisindeki evrakların ve kamera kaydının bulunduğu, dilekçenin 13. sayfasında BTK kayıtlarını içerdiğini izah ettiği, kovuşturma aşamasında bilirkişilerce verilen raporda da bu şekilde tespit olduğunun görüldüğü, tüm bunlara 23.07.2024 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda ayrı ayrı değinildiği, dosyaya bu haliyle yeni bir delilin girmediği gözetilmeden, merciince itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. (2) (Değişik: 2/1/2017-KHK-680/10 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7072/9 md.) Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz." Şeklinde düzenlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinde; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. (5) Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz. (6) (Değişik: 2/1/2017-KHK-680/11 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7072/10 md.) İtirazın reddedilmesi halinde aynı fiilden dolayı kamu davası açılabilmesi için 172 nci maddenin ikinci fıkrası uygulanır. “ Hükümleri yer almaktadır. 3. Bu düzenlemeler doğrultusunda; kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile neticelendirilen bir soruşturma kapsamında yeni delil elde edilmesi halinde yapılacak işlemler, 5271 sayılı Kanun'un 172/2. maddesi kapsamında düzenlenmiştir. Şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra yeni delil elde edildiğinden bahisle talepte bulunulması üzerine, öncelikle bu hususta Cumhuriyet Savcısınca bir değerlendirme yapılması gerekmektedir. Cumhuriyet Savcısı tarafından söz konusu iddiaların yeni delil mahiyetinde olduğunun kabulü halinde, soruşturmaya devam olunarak kamu davası açılması hususunda yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilmesi durumunda bu hususta Sulh Ceza Hakimliğinden karar talebinde bulunulması, iddiaların yeni delil mahiyetinde olmadığının veya yeni delilin kovuşturma açılmasına yeter mahiyette bulunmadığının kabulü halinde ise, yeniden kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi ve bu kararın da itiraza tabi olarak Sulh Ceza Hakimliğince denetlenmesi; yeni delilin varlığı nedeniyle doğrudan Sulh Ceza Hakimliğinden talepte bulunması halinde dahi, Sulh Ceza Hakimliğinin yeni delil olup olmadığının değerlendirilmesi için talebi soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Başsavcılığına iletmesi gerekecektir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin, ... Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş.'de bulunan hisselerinin şüphelilerden ...a devrine dair .... Noterliği tarafından düzenlenen 20.12.2018 tarihli ve ... yevmiye sayılı senede bağlı olmayan anonim şirket pay devri sözleşmesinin, Adana'da bulunmadığı esnada bilgi ve rızası dışında halen Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/260 Esas sayılı dosyası kapsamında yargılaması devam eden Noter Başkatibi ...ile iştirak halinde hareket eden şüpheliler tarafından önceden hazırlanıp, 21.12.2018 tarihinde İstanbul'da kendisine zorla imzalatıldığının iddia olunması üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, şüpheliler hakkında atılı suçtan verilen Adana Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.07.2024 tarihli ve 2024/45282 Soruşturma, 2024/28717 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına yönelik şikâyetçi vekilinin itirazının, merci Adana 6. Sulh Ceza Hakimliğinin, 09.08.2024 tarihli ve 2024/5288 Değişik İş sayılı kararıyla reddine karar verildiği; bu karar sonrası, Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 24.06.2025 tarihli yazıyla soruşturma kapsamında "yeni delil" elde edildiğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılması hususunda talepte bulunulması üzerine, bu kez merci Adana 5. Sulh Ceza Hakimliğinin, 10.07.2025 tarihli ve 2025/6100 Değişik İş sayılı kararıyla talebin kabul edildiği; Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.06.2025 tarihli yazısı ekinde bulunan 02.04.2025 tarihli bilirkişi raporunun, yeni delil mahiyetinde olup olmadığı hususundaki değerlendirmenin öncelikle Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılması gerektiği, Mahkemenin ihbar yazısı üzerine, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından herhangi bir soruşturma ve değerlendirme yapılmaksızın doğrudan 26.06.2025 tarihli üst yazı ile yeni delil hususunda karar verilmek üzere dosyanın Sulh Ceza Hakimliğine gönderilmesi sonrası, Sulh Ceza Hakimliği tarafından herhangi bir karar verilmeksizin, yeni delil olup olmadığının değerlendirilmesi için talebin soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Başsavcılığına iade edilmesi gerektiği gözetilmeden doğrudan talebin kabulüne karar verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi belirtilen gerekçeyle yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Adana 5. Sulh Ceza Hakimliğinin, 10.07.2025 tarihli ve 2025/6100 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.11.2025 tarihinde karar verildi.