İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/5289 Karar: 2026/2928 Tarih: 2026

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/5289 K.2026/2928

11. Ceza Dairesi 2025/5289 E. , 2026/2928 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2255 E., 2025/2062 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün gerekçe bölümünde açıklanan nedenle temyiz edi

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/5289 E. , 2026/2928 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2255 E., 2025/2062 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün gerekçe bölümünde açıklanan nedenle temyiz edi

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/5289 E. , 2026/2928 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2255 E., 2025/2062 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün gerekçe bölümünde açıklanan nedenle temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul Anadolu 60. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.11.2023 tarihli ve 2019/131 Esas, 2023/749 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca beraatine,karar verilmiştir. 2. Anılan kararın Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin 05.12.2024 tarihli ve 2024/311 Esas, 2024/2033 Karar sayılı kararı ile;".. suça konu iş makinesinin sanık tarafından daha önce ...'e satıldığını, ...'un aracın çalışma süresini gösteren sayacın bozuk olması nedeniyle aracı sanığa iade ettiğini ifade etmiş olması, sanığın kolluktaki savunmasında bu iddiayı doğrular şekilde ifade vermiş olması, dosyada sureti mevcut olan belgelerden de anlaşılacağı üzere ...'in suç tarihinden yaklaşık bir ay önce noter aracılığıyla sanığa göndermiş olduğu ihtarnamede aracın çalışma saatinin bozuk olduğu, gerçeği yansıtmadığı belirtilerek aracın geri alınmasının istendiği, ihtarnameye ekli olan servis formunda da suça konu iş makinesinin çalışma süresini gösteren saatin geri çalıştığının ve yapılan bakım sırasında saatin 3400 gösterdiğinin tespit edildiği hususları dikkate alındığında ...'in tanık olarak dinlenmesi gerektiği, Ayrıca dosyada mevcut belgeler ve taraf beyanlarına nazaran; suça konu iş makinesinin sanık tarafından suç tarihinden birkaç ay önce 6200 çalışma saatiyle ...'e satıldığı, ...'un 08/09/2017 tarihinde yaptırdığı bakım sırasında iş makinesinin çalışma süresini gösteren saatin bozuk olup, geri çalıştığının ve 08/09/2017 itibarıyla 3400 saat gösterdiğinin tespit edildiği, bu durumun sanığa ihtar edilip iş makinesinin sanığa iade edildiği, sanığın iş makinesinin saatinin bozuk olup, geri çalıştığını bilmesine rağmen yaklaşık bir buçuk ay sonra aynı iş makinesini yine 6700 çalışma saatiyle bu kez katılana sattığı anlaşılan olayda, müsnet suça ilişkin delillerin ne şekilde sübut bulmadığının denetime elverişli şekilde tartışılmaması," gerekçesiyle hükmün 5271 sayılı CMK'nın 280. ve 289. maddeleri uyarınca bozulmasına karar verilmiştir. 3.İstanbul Anadolu 60. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.05.2025 tarihli ve 2024/968 Esas, 2025/391 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında katılana yönelik dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'unun (5237 sayılı Kanun) 157/1, 62,52/2 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/5 inci maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. 4. Bahsedilen kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine,İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin 04.09.2025 tarihli ve 2025/2255 Esas, 2025/2062 Kararı ile ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın atılı suçu işlemediğine, suç kastı bulunmadığına, mahkumiyete yeterli kesin ve yeterli delil bulunmadığına vs mahkumiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna bozulmasına ilişkindir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e ve f bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, sanık hakkında İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.11.2023 tarihli ve 2019/131 Esas, 2023/749 Karar sayılı beraat kararının Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine inceleme yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesince 5271 sayılı Kanun'un 280. ve 289. maddelerine yollamada bulunularak duruşma açılmaksızın beraat hükmünün eksik inceleme nedeniyle bozulmasına karar verildiği, oysa ki anılan fıkranın (e) ve (f) bentlerinde İlk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceğinin açık ve tahdidi şekilde belirtildiği, verilen bu bozma kararının aynı Kanun’un 280/1-e ve f bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından duruşma açarak karar vermek yerine sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırı şekilde 05.12.2024 tarihli bozma kararının verildiği ve anılan karara karşı direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden 08.05.2025 tarihli hükmün kurulduğu, bu kararın yeniden sanık müdafi tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesince 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan ret kararı verildiği, ancak açıklandığı üzere Bölge Adliye Mahkemesince usulüne uygun olarak duruşma açılıp, ilk hükmün niteliği değiştirilerek karar verildiğinde temyiz kanun yoluna tabi olan bir hükme yönelik, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda izah edilen uygulaması ile temyiz kanun yoluna başvurma hakkı olan tarafların temyiz haklarını kullanmalarının önüne geçilmesi, ayrıca uluslararası sözleşmeler ve Anayasa ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir uzantısı olarak hüküm ve kararlara karşı başvurulacak bir kanun yolunun açık olmasının kural, kapalı olmasının istisna olması karşısında, Somut olayda; ilk derece mahkemesinin 14.11.2023 tarihli kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda bozma kararı verilmesi, bu hukuka aykırılığın kanun yollarına başvurma yönünden davanın esasına etki etmesi karşısında, yargılamaya devam edilerek 04.09.2025 tarihli esastan ret kararının verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: İş makinesinin çalışma saatini gösteren sayacın geri çalıştığını bilen sanığın makineyi 6700 saat göstergesiyle katılana satmasına ilişkin dolandırıcılık davasında ilk derece mahkemesi beraat kararı vermiş; Cumhuriyet savcısının istinafı üzerine İstanbul BAM 27. Ceza Dairesi duruşma açmadan, dosya üzerinden eksik inceleme gerekçesiyle beraati bozmuştu. Bozmaya uymak zorunda kalan mahkeme bu kez HAGB kararı verdi, sanık müdafiinin istinafı esastan reddedilince dosya temyizen 11. Ceza Dairesine geldi.

Hukuki İlke: CMK 280/1-e ve f bentleri bölge adliye mahkemesinin duruşma açmaksızın bozma kararı verebileceği hâlleri sınırlı biçimde sayar; beraat hükmünün delil değerlendirmesi yoluyla kaldırılması isteniyorsa BAM'ın 280/1-g uyarınca duruşma açıp tarafları çağırarak delilleri bizzat değerlendirmesi ve 280/2'ye göre hüküm kurması gerekir. Aksi uygulama, hak arama özgürlüğü bağlamında tarafların temyiz hakkını kullanmalarını engeller.

Uygulama Sonucu: Daire, BAM'ın duruşma açmadan dosya üzerinden verdiği bozma kararını ve bunun devamındaki esastan ret kararını hukuka aykırı bularak sanık müdafiinin temyiz istemini kabul etti ve kararı Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle bozdu.

Dava Strateji Notu: Beraat kararı istinafta dosya üzerinden bozulmuşsa müdafi, BAM'ın CMK 280/1-e ve f'deki sınırlı bozma nedenleri dışına çıktığını ve duruşma açma zorunluluğunu ihlal ettiğini temyizde usul aykırılığı olarak ileri sürmelidir. Bu usul hatası, bozma sonrası kurulan aleyhe hükmün tamamını geçersiz kılarak yargılamayı beraat aşamasına geri döndürebilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla