KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2025/545 E., 2025/10804 K.
- Karar tarihi
- 8 Eylül 2025
- Konu
- Bilisim Suclari
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/287 E., 2021/275 K
- Suç
- Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
- Karar
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Detayı
598 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Eskişehir
3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.06.2021 tarihli ve 2020/287 Esas, 2021/275 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 168/2, 52... . maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 8 ay hapis ve 13.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 13.07.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 17.01.2025 tarihli ve 2024/21003 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.02.2025 tarihli ve KYB-2025/10078 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.02.2025 tarihli ve KYB-2025/10078 sayılı kanun yararına bozma isteminin. “Dosya kapsamına göre, Mahkemesince sanık ...'ın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep etmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, bahse konu dosyadan gönderilen talimata istinaden Mersin
10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/167 talimat sayılı dosyasının 11/12/2020 tarihli birinci celsesinde (inceleme konusu edilmeyen) dosyanın diğer sanığı ...'ın savunmasının alındığı, anılan sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesini kabul etmediği, ancak hakkında zorla getirme kararı verilerek yine aynı talimat dosyasında savunması alınan (inceleme konusu) sanık ...'ın ise 15/01/2021 tarihinde talimat ile alınan savunmasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasını kabul ettiği nazara alındığında, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesindeki diğer objektif ve subjektif şartların değerlendirilerek,
sonucuna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılamayacağı hususunun tartışılarak bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 5728 sayılı Kanun ile değişik 231 inci maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları uyarınca, mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak,
yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesinin gerekeceği, bununla birlikte.
5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin 6 ncı fıkrasına 25.7.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ile eklenen ek cümlenin, "Sanığın kabul etmemesi hâlinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez." hükmünü haiz olduğu, ancak sanık ...'ın talimatla alınan 15.01.2021 tarihli sorgusunda; "...sanıktan mahkümiyeti halinde hakkında mahkemece verilecek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini kabul edip etmediği hususu sorulduğunda, kabul ediyorum dediğinin..." belirtildiği,
Mahkemece sanık ...'ın kovuşturma aşamasında katılanın zararını gidererek etkin pişmanlıkta bulunduğunun kabul edildiği ve ileride tekrar suç işlemeyeceği hususunda kanaat oluşması nedeniyle sanık hakkında verilen hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelendiği de gözetildiğinde; "...hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep etmediğinden hakkında CMK 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına..." şeklindeki hatalı gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Eskişehir
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesi, bilişim sistemleri ile banka araç kılınarak dolandırıcılık suçundan sanığı mahkûm etmiş, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep etmediği gerekçesiyle HAGB uygulanmasına yer olmadığına karar vermiştir. Oysa sanık, talimatla alınan 15.01.2021 tarihli sorgusunda mahkûmiyet halinde HAGB verilmesini açıkça kabul ettiğini beyan etmiş, ayrıca katılanın zararını gidererek etkin pişmanlıkta bulunmuştur. Daire, Başsavcılığın kanun yararına bozma istemini incelemiştir.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: Sanığın sorgusunda HAGB uygulanmasını kabul ettiğini beyan etmiş olması karşısında, mahkemenin sanığın bunu talep etmediği yönündeki tespiti dosya içeriğiyle çelişir; kabul beyanı bulunduğunda, HAGB'nin diğer objektif ve subjektif koşulları değerlendirilerek karar verilmesi zorunludur.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma istemi KABUL edilmiş, hüküm kanun yararına BOZULMUŞTUR; çünkü sanığın kabul beyanı bulunmasına rağmen 'talep etmediği' şeklindeki hatalı gerekçeyle HAGB tartışılmamıştır.
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Müvekkilinizin talimatla veya duruşmada verdiği HAGB kabul beyanı zapta geçmişse, mahkemenin bunu görmezden gelip uygulamaması bozma sebebidir; sorgu tutanağındaki kabul ifadesini kanun yolu dilekçesinde birebir alıntılayın.