Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/5907 E. , 2026/1246 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/671 E., 2018/467 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret İzmir 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inc
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/5907 E. , 2026/1246 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/671 E., 2018/467 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret İzmir 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 20.11.2020 tarihli ve 2019/2 Esas, 2020/3 Karar sayılı kararında vurgulandığı üzere; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereği gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsendiği, muhatabın bilinen en son adresine çıkarılan tebligatın iade edilmesi veya Merkezî Nüfus İdaresi Sisteminde (MERNİS) kayıtlı adresinin bilinen adresten farklı olması hâlinde MERNİS adresine “MERNİS” şerhi düşülerek 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebligat çıkartılması gerekmektedir. Bu açıklamalar ışığında, dosya kapsamından sanığın yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünün 7201 sayılı Kanun'un ilgili maddelerine aykırı olarak usulsüz tebliğ edilmiş olduğu anlaşılmakla, sanığın 17.01.2019 tarihli dilekçesinin süresinde verilmiş temyiz dilekçesi olduğu kabul edilerek ve talebinin reddine ilişkin verdiği ek kararların hukuki değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 05.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İzmir 15. Asliye Ceza Mahkemesi sanığı yokluğunda dolandırıcılıktan mahkum etti; gerekçeli karar Tebligat Kanunu hükümlerine aykırı şekilde usulsüz tebliğ edildi ve mahkeme sanığın sonradan verdiği dilekçeyi süre yönünden reddeden ek kararlar kurdu. Sanığın temyizi üzerine 11. Ceza Dairesi önce tebligatın geçerliliğini inceledi.
Hukuki İlke: Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 20.11.2020 tarihli ve 2019/2 E., 2020/3 K. sayılı kararı uyarınca 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesi gereği gerçek kişilere tebligatta iki aşamalı yöntem izlenir: bilinen son adrese çıkarılan tebligat iade edilir veya MERNİS adresi farklıysa, MERNİS şerhi düşülerek 21/2. madde uyarınca yeniden tebligat çıkarılmalıdır; buna uyulmadan yapılan tebliğ usulsüzdür ve temyiz süresini başlatmaz.
Uygulama Sonucu: Usulsüz tebligat nedeniyle sanığın 17.01.2019 tarihli dilekçesi süresinde temyiz kabul edilip ret ek kararları hukuki değerden yoksun sayıldı; ancak esas incelemesinde hukuka aykırılık görülmediğinden hüküm Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle onandı.
Dava Strateji Notu: Yoklukta verilen hükümlerde tebligat zinciri ilk kontrol noktasıdır: bilinen adres-MERNİS adresi ayrımı ve MERNİS şerhi eksikse tebliğ usulsüzdür, süre işlemez ve mahkemenin 'süre aşımı' ret kararları geçersiz kalır; ne var ki bu yalnızca temyiz kapısını açar, esasta somut hukuka aykırılık gösterilemiyorsa sonuç yine onama olabilir.