İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2026/826 Karar: 2026/3393 Tarih: 2026

Yargıtay 11. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2026/826 K.2026/3393)

11. Ceza Dairesi 2026/826 E. , 2026/3393 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/372 E., 2014/207 K. (Ek Karar) SUÇLAR : Sigorta bedelini almak maksadıyla dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi ü

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2026/826 E. , 2026/3393 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/372 E., 2014/207 K. (Ek Karar) SUÇLAR : Sigorta bedelini almak maksadıyla dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi ü

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2026/826 E. , 2026/3393 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/372 E., 2014/207 K. (Ek Karar) SUÇLAR : Sigorta bedelini almak maksadıyla dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2021 tarihli ve 2013/372 Esas, 2014/207 Karar sayılı ek kararı ile sanık hakkında sigorta bedelini almak maksadıyla dolandırıcılığa teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-k, 35, 62, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca neticeten 10 ay hapis ve 240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 207/1, 62... . maddeleri uyarınca neticeten 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 29.12.2025 tarihli ve 2025/4556 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.01.2026 tarihli ve KYB-2026/942 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.01.2026 tarihli ve KYB-2026/942 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi uyarınca, sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi hâlinde, duruşma açılmasını müteakip, sanıkça beyan edilen adrese, duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına ilişkin ihtarı içeren meşruhatlı davetiye ile duruşmadan haberdar edilerek savunması alındıktan sonra, hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiği, bu kapsamda Mahkemesince sanığın 20.02.2014 tarihli duruşmada bildirdiği son adrese duruşma gününü bildiren ihtarlı davetiye çıkarılması gerekirken mernis şerhi olmadan mernis adresine çıkarılan tebligatın iade gelmesi üzerine 7201 sayılı Kanunun 35. ve 21/2. maddeleri uyarınca çıkartılan meşruhatlı tebligatların usulüne uygun olmadığı gözetilmeden, sanığın savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 2. İncelenen dava dosyası içeriğine göre; kanun yararına bozma talebine konu Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2021 tarihli ve 2013/372 Esas, 2014/207 Karar sayılı ek kararının, katılan şirkete usûlüne uygun olarak tebliğ edilmediği ve bu haliyle henüz kesinleşmediği belirlenmiştir. 3. Kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu kararın, öncelikle katılana usûlüne uygun olarak tebliği amacıyla Mahkemesine gönderilmesinin gerektiği, bu haliyle olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma istemine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. II. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, gerekli işlemlerin yapılması amacıyla Mahkemesine gönderilmesi için Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.03.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesi, HAGB denetim süresindeki ihlal üzerine verdiği ek kararla sanığı sigorta bedelini almak maksadıyla dolandırıcılığa teşebbüsten TCK 158/1-k, 35 ve ilgili maddeler uyarınca 10 ay hapis ve 240,00 TL adli para cezasına, özel belgede sahtecilikten TCK 207/1 uyarınca 10 ay hapse mahkum etmiştir. Adalet Bakanlığı, hüküm açıklanırken sanığa meşruhatlı davetiyenin usulsüz tebliğ edildiği ve savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle kanun yararına bozma istemiştir.

Hukuki İlke: CMK 309 uyarınca kanun yararına bozma yoluna yalnızca istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir; incelenen ek karar katılan şirkete usulüne uygun tebliğ edilmediğinden henüz kesinleşmemiş olup bu olağanüstü kanun yoluna konu edilemez.

Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma istemi, CMK 309'daki koşulları taşımadığından oy birliğiyle reddedilmiş; dosya, ek kararın önce katılana usulüne uygun tebliği için mahkemesine gönderilmek üzere tevdi edilmiştir.

Dava Strateji Notu: Kanun yararına bozma başvurusundan önce kararın tüm taraflara tebliğ edilip gerçekten kesinleştiği dosya üzerinden teyit edilmelidir; kesinleşmemiş karar için yapılan başvuru usulden reddedilir. Sanık lehine düşünüldüğünde bu durum fırsattır: karar henüz kesinleşmediğinden savunma hakkı ihlali iddiaları olağan kanun yolunda ileri sürülebilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla