İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2022/3625 Karar: 2026/3990 Tarih: 2026

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/3625 K.2026/3990

12. Ceza Dairesi 2022/3625 E. , 2026/3990 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2690 E., 2021/325 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2022/3625 E. , 2026/3990 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2690 E., 2021/325 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2022/3625 E. , 2026/3990 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2690 E., 2021/325 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; sanıklar müdafileri ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62, 51/1-3, 51/7. maddeleri uyarınca 1 yıl 11... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, sanık ... ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62, 53/6. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar müdafilerinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba, sanık ... ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş , Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanıklar müdafilerinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanıklar hakkında üst sınırdan ceza tertip edilmesi gerekirken eksik ceza tayin edildiğine, sanıkların her ikisi yönünden de bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın dönüş kurallarına riayet ettiğine, takdiren ve teşdiden mahkûmiyeti için sebep olmadığı halde neredeyse kusursuz olacağı dikkate alınmadan fazlaca cezaya hükmedilmesinin bozmayı gerektirdiğine ilişkindir. Sanık ... ... müdafiinin temyiz sebepleri; kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna, olay günü sanık ...'ın sola dönüş yapmak istediği esnada herhangi bir sinyal vermeksizin yolun ortasını çapraz olarak durur vaziyette kapatması ve müvekkili ... ...'ın ani fren tatbikine başvurmasına karşın söz konusu kazanın oluşumunu engelleyemediğine, alt sınırdan fahiş oranda uzaklaşılarak hüküm verildiğine, müvekkilinin yargılamanın en başından itibaren sollama iradesi içerisinde bulunmadığını, sanık ... sevk ve idaresindeki aracın yolu ortalayacak şekilde sinyal vermeksizin durması nedeniyle fren tatbikine başvursa da sanığın aracına çarparak sol şeride iradesi dışında geçtiğini samimi bir şekilde dile getirdiğine, mahkûmiyet kararında ceza yönünden alt sınırdan hakkaniyete aykırı bir şekilde uzaklaşılması, müvekkilin yaşı, sosyal yaşantısı ve öğrenim yaşamı göz önüne alındığında hükmedilecek hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesi, sürücü belgesine takdiren uzun bir süre el konulması ve hakkında tatbik imkan bulunan sair lehe yasa hükümlerinin uygulanmamasının mağduriyete sebebiyet verdiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 06.02.2018 tarihinde, gündüz vakti saat 15.00 sıralarında, azami hız limitinin 90 km/sa olduğu meskun mahal dışında, iki yönlü, tehlikeli eğimli il yolunda, sanık ...'ın, sevk ve idaresindeki kamyoneti ile seyir halindeyken köy yolu ayrımının olduğu üç yönlü ... mahalline geldiğinde seyrine göre solundaki köy yoluna sola manevra ile dönüşe geçtiği esnada, gerisinden takip mesafesine uymadan yakın seyirle gelen sanık ... ...'ın sevk ve idaresindeki otomobil ile önünde dönüş manevrası yapan kamyonete önlem almak için frene basmak yerine şerit ihlali yaparak sollamaya geçtiği ve bu esnada kamyonetin sol yan tarafına çarptığı, daha sonra aracının sol ön kısmıyla karşı istikametten kendi şeridinden gelmekte olan ...'ın idaresindeki motosiklete çarpması neticesinde motosiklet sürücüsü ... ile motosiklette yolcu olan ...'ın öldüğü olayda, sanık ... ...'ın asli kusurlu olduğu ve hızı dikkate alındığında aniden frene basmak suretiyle daha küçük maddi hasarlı bir kazanın oluşmasını göze almak yerine, sollama yasağı olan bu yolda şerit ihlali yaparak sollamaya geçtiği, karşı şeride geçerek karşı şeritten gelme ihtimali olan araçların olabileceğini öngörmesine rağmen şerit ihlali yaparak bilinçli taksirle hareket ettiği değerlendirilerek taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3. maddeleri uyarınca mahkûmiyetine, sanık ...'ın ise sevk ve idaresindeki kamyoneti ile gerisindeki araçların seyir durumunu dikkate alıp zamanında işaretlerini vererek tedbirli bir şekilde dönüşünü gerçekleştirmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği kontrolsüz ve tedbirsiz bir şekilde dönüş yaptığı kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile tali kusurlu olduğu kabul edilerek 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesi uyarınca mahkûmiyetine karar verilmiştir. B.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan yargılama neticesinde; İlk Derece Mahkemesince sanık ... ...'ın karşı şeritten gelme ihtimali olan araçların olabileceğini öngörmesine rağmen şerit ihlali yaparak bilinçli taksirle hareket ettiği kanaatine varılmış ise de sanık ... ...'ın seyri sırasında önünde ilerleyen diğer sanığın kamyoneti ile yolu ortalayıp aniden sola doğru manevra yaparak şeridi ortalaması nedeniyle etkin fren tedbirini başvurması gerekirken çarpmadan kurtarabileceği düşüncesiyle kendisinin de sola manevra yapıp karşı şeride tecavüz etme şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın karşıdan araç gelebileceğini olayın ani gelişmesi nedeniyle öngöremeyeceği kanaatine varılmış, sanık ... ...'ın bilinçli taksirle hareket etmediği ancak etkili fren tedbirine başvurmayıp şerit ihlali yapması ve güvenli takip mesafesine uymaması şeklinde gerçekleşen birden fazla kural ihlali göz önüne alındığında taksire dayanan kusurunun yoğunluğu, asli kusurlu olması ve olayda iki kişinin ölmesi nedeniyle sanığın sübut bulan suç nedeniyle alt sınırdan uzaklaşılarak takdiren ve teşdiden cezalandırılması yoluna gidilmiş, sanık ...'ın ise sevk ve idaresindeki kamyonetiyle köy yolu ayırımına gelmeden önce dönüş işaretini çok önceden verip yavaşlayarak önce arkasından gelen aracın kontrol edip dikkatli ve tedbirli bir şekilde dönüşünü gerçekleştirmesi gerekirken kontrolsüzce ve aniden sola dönüş yapmak istemesi ve kazanın oluşumuna tali kusurlu bir şekilde sebebiyet vermesi gözetildiğinde taksire dayanan kusurunun yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı, olayda iki kişinin ölmesi nedeniyle sanığın üzerine atılı suç nedeniyle alt sınırdan uzaklaşılarak takdiren ve teşdiden cezalandırılması yoluna gidilerek sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddeleri uyarınca yeniden mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE VE KARAR A.Sanık ... Hakkındaki Hükme Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Soruşturma evresinde bir örneği dosyaya eklenen sürücü belgesine göre sanığın, A, A1, A2, B, B1, C, C1, D, D1, F, M sınıfı ehliyetinin bulunması ve yargılamaya konu trafik kazasını yönetimindeki kamyonet ile yapması nedeniyle Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin "Sürücü Belgelerinin Sınıfları" başlıklı 75. maddesi uyarınca kamyonet kullanacaklara verilen (B) sınıfı ile sınırlı olarak sanığın sürücü belgesinin geri alınması yerine 5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinin amacına aykırı şekilde sanığa ait sürücü belgesinin sınıfı belirtilmeden geri alınmasına karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği hüküm fıkrasının sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin "C-5" harf ve rakamı ile gösterilen bölümünde yer alan "sürücü belgesinin" ibarelerinin "(B) sınıfı sürücü belgesinin" ibareleri ile değiştirilmesi suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B.Sanık ... ... Hakkındaki Hükme Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Soruşturma evresinde bir örneği dosyaya eklenen sürücü belgesine göre sanığın, A, A1, A2, B, B1, D1, F,M sınıfı ehliyetinin bulunması ve yargılamaya konu trafik kazasını yönetimindeki otomobil ile yapması nedeniyle Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin "Sürücü Belgelerinin Sınıfları" başlıklı 75. maddesi uyarınca otomobil kullanacaklara verilen (B) sınıfı ile sınırlı olarak sanığın sürücü belgesinin geri alınması yerine 5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinin amacına aykırı şekilde sanığa ait sürücü belgesinin sınıfı belirtilmeden geri alınmasına karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği hüküm fıkrasının sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin "B-5" harf ve rakamı ile gösterilen bölümünde yer alan "sürücü belgesinin" ibarelerinin "(B) sınıfı sürücü belgesinin" ibareleri ile değiştirilmesi suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Kilis Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.04.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla