Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2022/5655 E. , 2026/3793 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/4392 E., 2021/1026 K. ŞİKÂYETÇİ: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı SUÇLAR : Taksirle öldürme, 6136 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî t
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2022/5655 E. , 2026/3793 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/4392 E., 2021/1026 K. ŞİKÂYETÇİ: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı SUÇLAR : Taksirle öldürme, 6136 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karara karşı şikâyetçi Kurum vekilinin temyiz hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan verilen mahkûmiyet kararı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; sanık hakkındaki hükmün 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1 ve 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba, 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan anılan Kanun'un 13/1, 5237 sayılı TCK'nın 62/1, 52/2 ve 53/1-2. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince şikayetçi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin, sanık müdafiinin ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca şikâyetçi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin reddine, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan hükmün kesinlik sınırı nedeni ile sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine, taksirle öldürme suçu yönünden sanık müdafiinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Şikayetçi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine ve hakkında 5237 sayılı TCK 62. maddesi uyarınca indirim uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; meydana gelen olayın kazadan ibaret olduğuna, sanık hakkında ailevi durumu nedeniyle şahsi cezasızlık sebebinin bulunduğuna, ceza miktarına ve bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, basit taksir hükümleri ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, 20.07.2018 tarihinde saat 22.00 sularında, Gaziantep ili ... Mahallesi ... numaralı sokak 41 sayılı yer önünde yapılan asker uğurlama eğlencesi sırasında sanığın ele geçemeyen bir tabanca ile olay yerine geldiği, tabanca ile havaya iki defa ateş ettiği, üçüncü defa ateş etmek istediğinde silahın tutukluk yaptığı, bu esnada çevrede bulunan insanların sanığa tepki göstermesi üzerine sanığın olay yerinden ninesinin evine doğru yürümeye başladığı, sanığın eğlencenin bulunduğu sokaktan diğer sokağa döndüğü ve tutukluk yapan silahını kurcaladığı sırada tabancanın ateş aldığı ve dayısının oğlu olup henüz 6 yaşını ikmal etmeyen ...'in kafa kısmından 9 mm çapında bir kurşunla isabet aldığı, olay yerinde de 9 mm çapında 3 adet boş kovan bulunduğu, adı geçen çocuğun kaldırıldığı hastanede vefat ettiği, ölenin üzerinde yapılan klasik otopsi işlemi neticesinde kafa kısmında oksital bölgede bir adet mermi giriş yarasının bulunduğu, bu yaralanmanın müstakilen öldürücü nitelikte olduğu ve atışın uzak atış mesafesinden yapıldığının anlaşıldığı, kişinin ölümünün ateşli silah yaralaması sonucu kemik kırıkları beyin kanaması ve beyin doku harabiyeti sonucu olduğunun rapor edildiği, bu nedenle sanığın eylemi neticesinde ölüm hadisesinin meydana geldiğinin sabit olduğu, sanığın evinin aranması sonucu kriminal rapor ile de sabit olan somut olayda kullanılmadığı anlaşılan bir adet 7.65 mm çapında ...... marka tabancanın ele geçirildiği, yapılan kriminal incelemede olay yerinden elde edilen kovanların 9 mm olduğu ve üç kovanında tek bir silahtan atıldığı; ancak evden ele geçen tabancanın 7.65 mm çapında olduğu, evden ele geçen tabancanın 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesinde belirtilen yasak niteliği haiz silahlardan olduğunun tespit edildiği, bu haliyle atılı eylemlerin işlendiğinin kabulü ile 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme ve 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçlarından mahkûmiyet kararı verilmiştir. İlk derece mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Şikâyetçi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 5271 sayılı CMK'nın 238. maddesinde öngörülen katılma usûlüne ilişkin genel kurala üst derece üst derece mahkemelerinde özel bir istisna oluşturan ve kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmesi koşulu ile ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddolunan veya karara bağlanmayan katılma istekleriyle sınırlı olarak uygulanabilecek olan 5271 sayılı CMK'nın “Kanun yolu muhakemesinde davaya katılma isteğinde bulunulamaz. Ancak, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddolunan veya karara bağlanmayan katılma istekleri, kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmişse incelenip karara bağlanır.” içeriğindeki 237/2. maddesi ile 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanuna İlişkin Uygulama Yönetmeliği'nin "... Şiddet veya şiddete uğrama tehlikesinden haberdar olan kamu kurumve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ise durumu derhal, şikâyet mercilerine bildirmek zorundadır." şeklindeki 4. maddesinin birinci fıkrası, "(2) Korunan kişinin hukuki rehberliğe ihtiyacı olması halinde 48 inci madde ile düzenlenen davalara müdahil olmayı da içeren gerekli destek ve danışmanlık hizmeti verilir." içeriğindeki 9. maddesinin ikinci fıkrası, "Bakanlık, gerekli görmesi hâlinde kadın,çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi dolayısıyla açılan ve herhangi birşekilde haberdar olduğu idarî,cezaî, hukukî her tür davaya ve çekişmesiz yargıya müdahil olarak katılabilir." içeriğindeki 46. maddesi, 29.02.2019 tarihli ve 31054 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 13.12.2019 tarihli ve 6-7 sayılı kovuşturma evresinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davadan haberdar edilmesinin zorunlu olmadığı yönündeki kararı birlikte değerlendirilerek, şikâyetçi kurum vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Hakkında 6136 sayılı Kanun'a Aykırılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı CMK'nın 286/2-b bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları,”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, C.Sanık Hakkında Taksirle Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2026 tarihinde karar verildi.