Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2022/6781 E. , 2024/6032 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1685 E., 2021/3448 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hü
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2022/6781 E. , 2024/6032 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1685 E., 2021/3448 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk tedbiri nedeniyle 67.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; tazminata esas ceza yargılamasında ilk derece mahkemesi tarafından verilen beraat hükmüne ilişkin gerekçeli kararın yine istinaf incelemesi yapan bölge adliye mahkemesince kesin olarak verilen düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın ne davacı sanığa ne de vekiline tebliğ edilmediğini, davanın süresinde açıldığına ve davalı lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, davacının basit cinsel saldırı suçundan İstanbul Anadolu 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 05/10/2017 tarih ve 2017/545 sorgu sayılı kararı ile tutuklandığı ve İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/06/2018 tarih ve 2018/264 esas sayılı kararı ile tahliye edildiği ve hakkında İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/10/2018 tarih, 2018/264 esas ve 2018/523 Karar sayılı kararı ile beraat kararı verildiği, beraat kararının 06/02/2019 tarihinde kesinleştiği, davanın 06/01/2021 tarihinde açıldığı, bu haliyle davanın; CMK 142/1 maddesinin "Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir." hükmü gereğince kesinleşmenin üzerinden 1 yıldan fazla zaman geçtiği anlaşılmakla, süresi dışında açıldığı anlaşıldığı gerekçesiyle davacının davasının süre yönünden reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Tazminata esas İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/264 Esas ve 2018/523 Karar sayılı ilamı ile davacı sanık hakkında basit cinsel saldırı suçundan beraat hükmü verildiği, hükmün istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 06/02/2019 tarihli kararı ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine davacı sanık yönünden kesin olarak karar verildiği, mahkemece 08/10/2020 tarihinde kesinleşme şerhi düzenlenerek hükmün kesinleşme tarihi 06/02/2019 tarihi olarak belirtildiği anlaşılmaktadır. UYAP sistemi üzerinden yapılan araştırma da; Bölge Adliye Mahkemesi kararının katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından davacı sanık yönünden de temyiz edildiği, temyiz incelemesi yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 26.10.2021 tarih 2021/19948 Esas 2021/8648 Karar sayılı ilamı ile "Katılan Bakanlık vekilinin sanıklar Uğur ile Feramiz haklarında cinsel saldırı suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; 5237 sayılı TCK'nın 102/1. maddesinde düzenlenen cinsel saldırı suçunun ağırlaştırıcı haller nazara alınmaksızın üst sınırının on yıldan az olması ve 5271 sayılı CMK'nın 286/2-g. maddesi gereğince üst sınırı on yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarla ilgili ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının kesin olması karşısında, katılan Bakanlık vekilinin söz konusu hükme yönelik temyiz isteminin aynı Kanunun 298. maddesi uyarınca reddine" karar verildiği anlaşılmıştır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 142/1. maddesine göre, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat taleplerinin kararın kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde dava konusu edilebileceği,bu kapsamda dava dosyasının değerlendirilmesinde; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 06/02/2019 tarihli davacı sanık hakkında verilen beraat hükmüne yönelik düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından aleyhe temyiz edildiğinden Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 26.10.2021 tarih 2021/19948 Esas 2021/8648 Karar sayılı ilamıyla kesinleştiğinin kabulü gerektiği, davacı tarafından temyize konu tazminat davasının 06/01/2021 tarihinde açıldığı göz önüne alındığında 1 yıllık hak düşürücü sürenin dava tarihi itibariyle henüz dolmadığı anlaşılmakla; İlk derece mahkemesince hak düşürücü süre içerisinde davanın açılmadığından bahisle verilen davanın reddine ilişkin kararın Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş olup, açıklanan gerekçeyle tebliğnamede hükmün onanması yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir. Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2024 tarihinde karar verildi.